10. Hukuk Dairesi 2024/13469 E. , 2025/2359 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1031 E., 2023/1282 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/34 E., 2018/256 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazı…
**10. Hukuk Dairesi 2024/13469 E. , 2025/2359 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1031 E., 2023/1282 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/34 E., 2018/256 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'un eşi ...'un 10.12.2005 tarihinde vefat ettiğini, ...'un eşinin meslek hastalığı dolayısıyla ölümü nedeniyle meslek hastalığı ölüm sigortasından gelir bağlanma talebinin reddedildiğini, Zonguldak 2. İş Mahkemesinin 2006/77 Esas sayılı dosyası ile eşin meslek hastalığı nedeni ile öldüğünün tespit edildiğini belirterek; davacılar murisi ...’a ölümün meslek hastalığından kaynaklandığının tespit edildiği 01.06.2016 tarihinden murisi ...'un ölüm tarihi olan 17.12.2016 tarihleri arasında maaş bağlanmasına ve maaşın miras payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2018 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacılar murisi ...'un eşi ...'un yakalanmış olduğu meslek hastalığı sonucu 10.12.2005 tarihinde ölmesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 20/1 maddesi gereğince 5510 sayılı Kanun'un 34. maddesi ve 54. maddesi dikkate alınarak 5510 sayılı Kanun'un 55/2 fıkrasındaki güncelleme işlemi yapılarak davacılar murisi ...'a 01.10.2008 tarihinden itibaren 17.12.2016 tarihine gelir bağlanması gerektiğinin tespitine, 01.10.2008 - 17.12.2016 tarihinde ödenmesi gereken ancak ödenmeyen gelirin davalıdan alınarak yasal miras payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.3 maddesi gereğince kabulüne, Zonguldak 1. İş Mahkemesinin 2018/34 E., 2018/256 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile Davacılar murisi ...'a, eşi ...'un yakalanmış olduğu meslek hastalığı sonucu 10.12.2005 tarihinde vefatı nedeniyle, 506 sayılı Kanun'un 23. maddesi uyarınca 01.01.2011 tarihinden itibaren ölüm geliri bağlanmasına, 01.01.2011 - 17.12.2016 tarihleri arasında ödenmesi gereken ancak ödenmeyen gelirin davalıdan alınarak yasal miras payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRA YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli kararının süresi içerisinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince, .. davacılar annesi olan muris Fehmiye, meslek hastalığı neticesinde 10.12.2005 tarihinden hayatını kaybeden eşi üzerinden Kuruma başvuruda bulunmuş, davalı ... tarafından 04.01.2006 tarihinde talebin reddine karar verilmiş olup 506 sayılı Kanun'un 99. maddesi uyarınca ölüm gelirinin 5 yıl içinde istenebileceği ve zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla ve yine 506 sayılı Kanun'un 92/2 maddesi gözetilerek, meslek hastalığı nedeniyle ölümün gerçekleştiği 10.12.2005 tarihini izleyen ay başından itibaren ölüm gelirine hak kazanıldığı anlaşılmakla, bu kapsamda karar verilmesi gerekirken, yazılı şeklide hüküm tesisi hatalı olmuştur, gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 01.07.2020 tarihli kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizin 09.02.2021 tarihli kararı ile dosyanın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekirken esastan ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyulmayarak direnme kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli direnme kararının taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.02.2023 tarihli kararı ile taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile davanın kabulü ile davacılar murisi ...'a, eşi ...'un yakalanmış olduğu meslek hastalığı sonucu 10.12.2005 tarihinde vefatı nedeniyle, 506 sayılı Kanun'un 23. maddesi uyarınca 01.10.2008 tarihinden itibaren ölüm geliri bağlanmasına, 01.10.2008 - 17.12.2016 tarihleri arasında ödenmesi gereken ancak ödenmeyen gelirin davalıdan alınarak yasal miras payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili: a.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b.Önceki bozma ilamı içeriğine göre karar verilmesi gerektiğini beyan emektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.