15. Ceza Dairesi 2014/2495 E. , 2014/3326 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık (Değişen suç vasfı nedeniyle resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan) HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Ayrıntıları Yargıtay CGK'nın 04.10.1993 tarih ve 187/227 sayılı kararında da açıklandığı üzere, tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay'ca inceleme yapılmasının olanaklı bulunması ve şikayetçi kurumu…
**15. Ceza Dairesi 2014/2495 E. , 2014/3326 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık (Değişen suç vasfı nedeniyle resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan) HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Ayrıntıları Yargıtay CGK'nın 04.10.1993 tarih ve 187/227 sayılı kararında da açıklandığı üzere, tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay'ca inceleme yapılmasının olanaklı bulunması ve şikayetçi kurumun temyizinin de suç vasfına yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; usul ve yasaya aykırı bulunan temyizin reddine dair 26.06.2008 tarihli ek kararın kaldırılması suretiyle yapılan temyiz incelemesinde, Hekimhan İlçe Tarım Müdürlüğü'nce 2006 tarihinde meydana gelen ziraî don felaketi nedeniyle zarar görenlere, 2090 sayılı "Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun gereğince yardım parası ödemesi yapıldığı, sanığın da kayısı bahçesinin don olayından zarar görmesi nedeniyle yaptığı başvuru sırasında doldurduğu 21.11.2006 tarihli taahhütnamesinde Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan maaş aldığını gizleyerek herhangi bir kurumdan maaş almadığını beyan etmek suretiyle haksız olarak devletten yardım parası aldığının anlaşılması karşısında; suçtan zarar gördüğü anlaşılan T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın davaya katılmakta yararı bulunduğu gözetilmeden, adı geçen idare adına ... vekilinin katılma talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla, katılma talebinin reddi kararının kaldırılarak ve hazinenin, katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunduğu dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesinin 1. fıkrası uyarınca hükmü de temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.