Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/654 E. , 2024/4106 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/654 Karar No : 2024/4106 DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLLERİ : Av.... 5- E... DAVALILAR : 1- ... / ... 2-... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından, 04/12/2020 tarih ve 31324 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, İstanbul ili, Silivri ilçesinde bulunan bazı alanların ... İlaç Sanayi Anonim Şirketine münferit yatırım yeri olarak
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/654 E. , 2024/4106 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/654 Karar No : 2024/4106 DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLLERİ : Av.... 5- E... DAVALILAR : 1- ... / ... 2-... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından, 04/12/2020 tarih ve 31324 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, İstanbul ili, Silivri ilçesinde bulunan bazı alanların ... İlaç Sanayi Anonim Şirketine münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine ilişkin kararın yürürlüğe konulmasına yönelik 03/12/2020 tarih ve 3275 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmektedir. DAVACILARIN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, tahsis edilen alanların kapatılan Kavaklı Belediye Başkanlığı zamanında ot bedeli ödenerek mera vasfından çıkartıldığı ve spor ve eğitim alanı yapıldığı, bu bölgenin Silivri’nin ihtiyacı olan ve ülkemizde tarım ile ilgili örnek uygulamalar başlatma amacını taşıyan bir tarım üniversitesinin kurulacağı alan olarak planlandığı, söz konusu parsellerin mer’i Kavaklı 1/1000 Uygulama İmar Planında kısmen idari tesis alanı, kısmen eğitim alanı, kısmen spor tesis alanı, kısmen sağlık tesis alanı, kısmen kreş alanı, kısmen park alanı ve kısmen yol alanında kaldığı, tahsisi yapılan alanın lehine tahsis yapılan ilgili firma tarafından fabrika yapılabilmesi için imar planının da değiştirilmesi gerektiği, yapılacak plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri ve planlama kararlarına aykırı olamayacağı, plan değişikliği yapılmadan tahsis yapılmasının usûl ve yasaya aykırı olduğu, 17/12/2012 onay tarihli, 1/5000 ölçekli Selimpaşa, Ortaköy ve Kavaklı TEM Otoyolu Güneyi Nazım İmar Planında söz konusu parsellerin doğusunda sanayi bölgesi planlandığı, söz konusu parsellerin endüstri bölgesi olarak belirlenmesinin hem mevcut kullanımlar hem planlanan çevre fonksiyonları ile uyumsuz olduğu, ayrıca mer’i plandaki bölgeye hizmet edecek donatı alanları dikkate alınmadan, eş değer donatı alanı belirlenmeden karar alındığı, bu parsellere yönelik ÇED raporu alınıp alınmadığının belirsiz olduğu, ilgili rapor alınmadan yapılan tahsisin hukuka aykırı olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bu karara yönelik olarak ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş istediği, Silivri Belediye Başkanlığının ise uygun görüş vermediği ileri sürülmektedir. DAVALILARIN_SAVUNMASI : Davalılar tarafından, usule ilişkin olarak davacıların bakılan davayı açmakta subjektif ehliyetinin olmadığı, davanın süresinde açılıp açılmadığının resen incelenerek açılmadığının tespiti halinde davanın süre aşımı edeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise, ilgili şirket tarafından hazırlanan fizibilite raporunun Endüstri Bölgeleri Kanunu’nun 4/C maddesindeki şartları sağladığı, alanın yaklaşık 17,2 hektar olduğu, beş yıl içerisinde en az 338 milyon TL yatırım yapılacağına dair noter onaylı şirket yönetim kurulu kararı alındığı, bu alanda, yerli plazmadan kan ürünlerinin üretiminin gerçekleştirileceği, NACE kodlarına göre bu işin temel eczacılık ürünleri üretimi arasında kaldığı ve yatırımın yüksek teknoloji kapsamına girdiği, bu nedenle öncelikli sektörler arasında yer aldığı, Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği’nin 33. maddesinin 1. fıkrası gereğince yer seçim etüdü yapıldığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 08/09/2020 tarihli yazısı ile Yönetmelik’in 6. maddesi gereği kurum ve kuruluşların görüşünün talep edildiği, şirketten ÇED sürecinin tamamlanmasının istenildiği ve bu sürecin tamamlandığı, şirket tarafından sabit yatırım tutarının binde birine karşılık gelen tutarın Bakanlığın Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına yatırıldığı, bedelin ödenmesinin ardından 05/01/2021 tarihli yazı ile Millî Emlak Genel Müdürlüğünden söz konusu alan içerisinde kalan Hazine arazileri üzerinde yatırımcı şirket lehine irtifak hakkı tesis edilmesinin talep edildiği, bu sürecin devam ettiği, Kanun’un 4/A maddesi gereğince imar planında, bölgenin özelliği ve ihtiyaçları göz önüne alınarak sanayi parselleri, ortak kullanım alanları gibi münferit yatırım yerine hizmet amacı taşıyan arazi kullanım kararlarına yer verilebileceği, ayrıca münferit yatırım yeri kararı kesinleşmiş olduğundan 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planında “endüstri bölgesi” olarak plan değişikliği yapılması için 12/01/2021 tarihli Bakanlık yazısı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvurulduğu, davacılar tarafından iddia edilenin aksine ÇED sürecinin tamamlandığı, davacılar tarafından, plazma tesisinin oluşturacağı kimyasal ve biyolojik risklerin yerleşim alanlarını etkileyeceği ileri sürülse de ÇED Gerekli Değildir belgesi alınan bir yer bakımından bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı, ayrıca beş yılda tamamlanması planlanan yatırım yerinde 400 kişinin istihdam edileceği, tesiste üretilecek ürünlerin Türkiye pazarına ithalat ile girdiği, bu yatırımın cari açığın azaltılmasına katkı sağlayacağı, ülke ve bölge ekonomisine katma değer katacağı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ..., ... ve ... parsel sayılı tescil harici alandan oluşan 172.378 m2 yüzölçümlü alanın, plazma ürünleri elde edilmesi projesi kapsamında yatırım yapmak amacıyla 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu’nun 4/C maddesi uyarınca ... İlaç Sanayi A.Ş.ne münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine ilişkin 04/12/2020 tarihli, 31324 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının 03/12/2020 tarihli, 3275 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin davacıların, dava açma ehliyetinin bulunmadığı ve davanın süresinde açılmadığı yolundaki usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesi yapılmıştır. Dosyasının incelenmesinden, ... İlaç Sanayi A.Ş. nin 27/08/2020 tarihli yazısı ile İstanbul İli Silivri ilçesinde yer alan yaklaşık 17,2 hektarlık alanın, yerli plazmadan kan ürünleri üretimi için "Münferit Yatırım Yeri" olarak ilan edilmesinin talep edildiği, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunun 4/C maddesinin 3. fıkrası ve Endüstri Bölgeleri Yönetmeliğinin 27. maddesinin 1. fıkrasında yer alan hükümler çerçevesinde, 14-16/10/2020 tarihlerinde mahallinde çalışmalar yapılarak talep edilen alana yönelik yer seçimi etüdü yapıldığı, mevzuat uyarınca ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş talep edildiği, davalı idarenin ... tarihli ... sayılı yazısı ile ... İlaç Sanayi A.Ş. ye ÇED sürecinin tamamlanması talimatı verildiği, bunun üzerine şirketin 11/11/2020 tarihli yazısı ile alanda gerçekleştirilecek faaliyetler ile ilgili alınan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" raporunun sunulduğu, gelen kurum görüşleri, mahallinde yapılan çalışmalar ve yer seçim etüdü sonucunda hazırlanan Özet Değerlendirme Raporu, Bakanlığın 12/11/2020 tarihli yazısı ile Cumhurbaşkanlığı'na sunulduğu ve nihayetinde dava konusu edilen tahsisin yapıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu taşınmazlardan 3022 sayılı 27.016,53 m2 yüzölçümlü parselin mera vasfında tescil harici olduğu, diğer iki parselin ise tarla vasfında hazine adına kayıtlı olduğu, 23/12/2019 onay tarihli Çevre Düzeni Planı kapsamında kaldığı, (Kan Plazması Ürünleri Üretimi Fizibilite Raporu s.5-6), yatırım için İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen ... tarihli, ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirme Belgesi’nde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin Ek-II listesinde yer alan “Kan Franksinasyonları ve Bağışıklık Sağlayan Ürünler-İlaç Üretimi” projesi ile ilgili değerlendirme yapıldığı, Proje Tanıtım Dosyasında çevresel etkilere karşı alınması öngörülen önlemlerin yeterli görüldüğü, ayrıca ÇED Raporu hazırlanmasına gerek bulunmadığı tespit edildiğinden, söz konusu projeye ÇED Yönetmeliği’nin 17. maddesi gereğince “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verildiği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğünce düzenlenen ... İlaç Sanayi A.Ş. İstanbul Silivri Münferit Yatırım Yeri Özet Değerlendirme Raporunda; EUROSTAT Teknoloji Sınıflandırmaları Listesi veya benzeri diğer listeler dikkate alındığında alanda gerçekleştirilecek yatırımların yüksek teknoloji kapsamına girdiği, 2019-2023 yıllarını kapsayan 11. Kalkınma Planında “İlaç, tıbbi cihaz” da öncelikli sektörler arasında sayıldığı, alan üzerinde tarım yapılmadığı çalılık olduğu, ... sayılı parsel üzerinde çim futbol sahası, soyunma odaları ile Silivri Belediye Başkanlığınca kullanılan malzeme depoları, TEİAŞ’a ait Mobil GİS Merkezi ile ... parsel sayılı (mera vasıflı) taşınmaz üzerinde ise Kavaklı Dağıtım Merkezi Binasının olduğu, 22/06/2020 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli İstanbul Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı Çevre Düzeni Plan Değişikliği ... Paftasında Kentsel Meskun (Yerleşik Alan) olarak işaretli olduğu, 17/12/2012 onay tarihli, 1/5000 ölçekli Selimpaşa Ortaköy Kavaklı TEM Otoyolu Güneyi Nazım İmar Planında “Eğitim tesis alanı, kapalı ve açık spor alanları, idari tesis alanları, tespit edildiği, sosyal tesis alanı, dini tesis alanı, kentsel hizmet alanları, sosyal ve kültürel tesis alanları” olarak ayrıldığı, 12/10/2000 onaylı 1/1000 ölçekli Kavaklı Uygulama İmar Planında “idari tesis alanı, spor alanı, eğitim tesis alanı, sağlık tesis alanı, kreş, çocuk bahçesi, park ve yol” olarak ayrıldığı bilgilerin yer aldığı ve tespitlerin yapıldığı görülmüştür. Dava dilekçesinde, plan değişikliği yapılmadan taşınmazın tahsis amacının değiştirilemeyeceği, ÇED Raporu alınmadığı, yerleşim yeri içerisinde kaldığı, üzerinde futbol sahası, park ve Silivri Belediyesine ait depo ve taşınmazlar üzerinde Enerji Nakil Hattı bulunduğu, belediyenin uygun görüşünün olmadığı, bölgede yaşayan halkın sağlığının dikkate alınmadığı, bu nedenle tahsis yapılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununa 5195 sayılı Kanunun 5. maddesiyle eklenen Münferit yatırımlar başlıklı 4/C maddesinde; münferit bir sanayi yatırımı gerçekleştirmek amacıyla, yatırımı gerçekleştirecek yerli ve/veya yabancı gerçek ya da tüzel kişilerin başvurusu üzerine Bakanlığın uygun gördüğü alanların, Kurulun değerlendirmesinin ardından Cumhurbaşkanınca bu Kanun kapsamında münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilebileceği kuralına yer verilmiştir. 06/08/2019 tarihli, 30854 sayılı Resmî Gazete yayımlanan Endüstri Bölgeleri Yönetmeliğinin 4. maddesinde “Münferit yatırım yeri: yerli ve/veya yabancı yatırımcılar tarafından talep edilmesi durumunda, kalkınma planlarında belirtilen öncelikli sektörler içerisinde yer alan ya da yüksek veya orta yüksek teknoloji kapsamına giren ve belli kriterleri karşılayan yatırımlar için tahsis edilebilecek alanı şeklinde tanımlanırken, Yer seçimi etüd raporu; endüstri bölgesi kurulabilecek nitelikleri taşıyan alanların tespiti için yapılan yer seçimi etüdü sonucu Bakanlıkça hazırlanan raporu ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 26. maddesinde; “(1) Münferit bir sanayi yatırımını gerçekleştirmek amacıyla yatırımı gerçekleştirecek yerli ve/veya yabancı gerçek ya da tüzel kişilerin başvurusu üzerine önerilen alanların, Cumhurbaşkanınca münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilebilir. (2) Münferit yatırım yeri talebinde bulunan başvuru sahibi, fizibilite raporunu hazırlayarak Bakanlığa başvurur. (3) Fizibilite raporunun Bakanlıkça incelenmesinin ardından uygun görülmesi durumunda yer seçimi etüdü yapılır. Söz konusu fizibilite raporunun uygun bulunmaması halinde gerekçeleri ile birlikte başvuru sahibine bildirilir. (4) Münferit yatırım yeri başvurularında; a) Gerçekleştirme süresi beş yılı geçmemek üzere her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen yeniden değerleme oranına göre güncellenmek kaydıyla en az 280.000.000 TL (ikiyüzseksenmilyon Türk Lirası) tutarında sabit yatırım taahhüdünün bulunması, b) Söz konusu faaliyet için ileri teknoloji kullanılması, c) Talep edilen alanın en az yüzellibin metre kare büyüklüğünde olması, ç) Başvuru sahibinin talep edilen alanın tamamına yönelik yatırım taahhüdünün bulunması, şartları aranır. (5) Yatırım taahhüdü için gerekli beş yıllık süre, irtifak hakkı tesis edilmesi ve/veya kullanım izni verilmesinin ardından başlar.” şeklinde başvuru ve başvuruya ilişkin şartlar sayılmıştır. Yönetmeliğin 27. maddesinde ise; “(1) Bakanlıkça uygun bulunan başvurular için, bu Yönetmeliğin 5, 6 ve 7 nci maddelerinde açıklandığı şekilde yer seçimi etüdü yapılır ve özet değerlendirme raporu hazırlanır. (2) ÇED mevzuatı uyarınca “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararının alınmasının ardından; alanın, Cumhurbaşkanı kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27 nci maddesi uyarınca acele kamulaştırma yapılabileceği kaydıyla münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilir. (3) Başvuru sahibinin, Cumhurbaşkanı kararından önce münferit yatırım yeri olarak ilan edilecek alanların yönetim ve işletilmesinden sorumlu olmak üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre bir anonim şirket kurması zorunludur. (4) Münferit yatırım yeri olarak tahsis edilen alanlar yatırım için gerekli olan sosyal, idari, lojistik, ticari ve benzeri faaliyetler haricinde hiçbir şekilde başka amaçlarla kullanılamaz.” yolunda yer seçimi ve ilana ilişkin kurallar getirilmiş, madde içinde atıf yapılan 5. madde “Yer seçimi etüdü”, 6. madde “Görüşü talep edilen kurum ve kuruluşlar” ve 7. maddede de “Eşik analizi haritası ve yer seçimi etüt raporunun hazırlanması” başlıkları altında düzenleme yapılmıştır. 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununa 5195 sayılı Kanunun 5. maddesiyle eklenen İmar Planları başlıklı 4/A maddesinde yer alan endüstri bölgeleri sınırları içerisinde yapılacak ve hazırlama usul ve esasları Bakanlık tarafından belirlenecek 1/5000 ölçekli nazım imar plânı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar plânı ve parselasyon plânları ve değişiklikleri ile altyapı ile ilgili etüt, harita, plân ve projeler Bakanlık tarafından onaylanır kuralı uyarınca davalı idare tarafından 16/04/2021 tarihinde ... İlaç Sanayi Anonim Şirketi İstanbul Silivri Münferit Yatırım Yerine ait 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planları onaylanmış ve davalı idarenin resmi internet sitesinde de 20/04/2021 tarihinden itibaren 1 hafta süreyle ilan edilmiş, daha sonra aynı yerin kısmı parselasyon planı 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca 04/05/2021 tarihinde onaylanıp aynı sitede 05/05/2021 tarihinden itibaren 1 hafta süreyle ilana çıkarılmıştır (https://www.sanayi.gov.tr). Davalı Bakanlığın resmi internet sitesi üzerinde yapılan incelemede; Planlama alanının 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda “Meskun Alan” lejantında kaldığı, Silivri Belediyesi mücavir alanı sınırları dahilinde bulunduğu ve “tarla ve mera” vasfında olduğu, Endüstri Bölgesi ilan edilen alanın üst ölçekli planlara işlenmesinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yetkisinde olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli, ... sayılı yazısı ile Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen ... İlaç Sanayi Anonim Şirketi Münferit Yatırım Yeri sınırının ve “Endüstri Bölgesi” lejantının kurumunuz yetki ve sorumluluk alanındaki üst ölçekli planlara işlenmesinin istenildiği (Plan Açıklama Raporu s.18-19), işlendiği yolunda dosyaya sunulmuş bir belge olmadığı; İmar planlarının yapım sürecinde görüşüne başvurulan 1) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı, Şehir Planlama Müdürlüğü’nün 30/10/2020 tarihli kurum görüşünde özetle; şehircilik ilkeleri açısından konunun bölge planı kapsamında bütüncül olarak değerlendirilmesinin doğru bir yaklaşım olacağı, önerilen fonksiyonun hem mevcut kullanımlar hem planlanan çevre fonksiyonlarla uyumsuz olması, ayrıca meri plandaki bölgeye hizmet edecek donatı alanlarının dikkate alınmadığı gerekçeleriyle uygun görülmediği (s.28-31); 2) Silivri Belediye Başkanlığı, Plan ve Proje Müdürlüğü’nün ... sayılı yazısında özetle yapılmak istenen plazma tesisinin, çevresinde meskun konut alanlarının bulunması, o bölgede yaşayan ve ileride yaşayacak nüfusa hitap edecek sağlık, eğitim gibi donatı alanlarının bahsi geçen parseller üzerinde planlanması ve oluşacağı risklerin ve olumsuz etkilerin neler olacağı öngörülemediğinden uygun bulunmadığı (s.34-35), 3) İstanbul Valiliği, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün ... tarih ve ... sayılı yazısında; 4342 sayılı Mera Kanununun 4. maddesinin 3. fıkrası ile 14. maddesinin 1. fıkrasına göre ... parsel numaralı mera vasıflı taşınmazın usulüne uygun vasıf değişikliği yapılmadan meraların amacı dışında kullanılmasının mümkün olmadığı, 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun 7, 20 ve 22. maddeleri ile Su Ürünleri Yönetmeliği'nin 11. ve 12. maddelerinde belirtilen Ek-5 ve Ek-6'daki kabul edilebilir limitlere uyulması kaydıyla, söz konusu alanın yatırım yeri olarak kullanılmasında herhangi bir sakınca bulunmadığı, ..., ... sayılı parseller yerleşim alanında yer aldığından, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında Müdürlüğümüzce yapılacak bir işlem bulunmadığının (s.35-36) bildirildiği; Raporda yer alan İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’nün 30/09/2020 tarihli raporunda, meri mevzuat hükümlerine uyulması, fert ve toplum sağlığının korunmasına yönelik her türlü tedbirin alınması kaydıyla uygun mütalaa edildiğinin belirtildiği, başkaca alana yönelik verilmiş olumsuz görüş olmadığı görülmektedir. Uyuşmazlığa konu taşınmazların, Avrupa (TEM) Otoyolunun güney kesiminde buna cepheli konumda bulunduğu ve münferit yatırım yeri için gereken büyüklüğü sağladığı, alanda Kalkınma Planında öncelikli sektör olan “ilaç, tıbbi cihaz” kapsamında yüksek teknoloji gerektiren yatırım sınıflandırması içerisinde yer aldığı ve kan plazması ürünleri üretimi amacıyla yatırıma konu olacağı, yatırım için ÇED Yönetmeliği kapsamında ÇED Raporu hazırlanması gerekmediğinden ÇED Yönetmeliği’nin 17. maddesi gereğince “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının verildiği, alanın fert ve toplum sağlığının korunmasına yönelik her türlü tedbirin alınması kaydıyla uygun olduğu yolunda İl Sağlık Müdürlüğü’nce düzenlenmiş raporun bulunduğu yer seçimi açısından temel bir olumsuzluğun dosyaya yansımadığı görülmektedir. Bu durumda, yüksek teknoloji gerektiren öncelikli sektör yatırım için çevresel ve birey ve toplum hayatı açısından olumsuzlanabilecek nitelik taşımayan erişim açısından çevre yoluna komşuluğu nedeniyle yüksek kapasiteye sahip yerleşim açısından bu derecede elverişli olmayan taşınmazların “Münferit Yatırım Yeri” belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Diğer taraftan, şematik nitelik taşıyan üst ölçekli olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında gösterilmesine ilişkin sürecin devam etmesi ve bu planda değişiklik yapılmasının gerekmesi, ayrıca mera vasıflı taşınmazın usulüne uygun vasıf değişikliğinin dava konusu işlemden sonra tesisi mümkün olması ve yatırım alanından kaldırılacak kamusal kullanımların, şehircilik ilkeleri açısından konunun bölge planı kapsamında yüksek teknolojiye konu öncelikli sektördeki yatırımın önemi, taşınmazların çevre yoluna göre konumu gibi hususlar dikkate alınarak, imar planlarının yapımından sorumlu ilgili idarelerce yapılacak planlama sırasında başka alanlarda değerlendirilebileceğinin dikkate alınması gerekliliklerinin dava konusu işlemin tesisine hukuken engel oluşturmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : ... İlaç Sanayi Anonim Şirketi, 27/08/2020 tarihli dilekçesi ile fizibilite raporu ve bir takım belgeleri de sunmak suretiyle İstanbul ili, Silivri ilçesinde bulunan bazı alanların Plazma Ürünleri Elde Edilmesi Projesi kapsamında yatırım yapmak amacıyla münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesi için gerekli işlemlerin başlatılmasını davalı idarelerden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan talep etmiştir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından başvuru evrakının incelenmesi akabinde... tarih ve ... sayılı yazı ile yaklaşık 172.378 metrekare büyüklüğündeki alanın münferit yatırım yeri olarak yer seçimi etüt çalışmalarına ilişkin olarak Endüstri Bölgeleri Yönetmeliğinin 6. maddesinde sayılanlar da dahil olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri talep edilmiştir. Ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile de davacı şirketten münferit yatırım yeri ilan edilmesi talep edilen alanla ilgili gerçekleştirilmesi planlanan yatırıma ilişkin "ÇED Olumlu" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının sunulması istenmiştir. Ardından başvuru sahibi (münferit yatırımcı) tarafından yapılan başvuru üzerine, münferit yatırım yeri olarak ilan edilmesi istenilen alanda, gerçekleştirilmesi planlanan "Kan Fraksinasyonları ve Bağışıklık Sağlayan Ürünler-İlaç Üretimi" projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ...tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verilmiştir. Anılan sürecin tamamlanmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, yer seçimi etüdü neticesinde hazırlanan özet değerlendirme raporu ile talebe konu alanın sınırlarını gösterir haritanın Cumhurbaşkanlığı'na sunulması üzerine tesis edilen ve 04/12/2020 tarih ve 31324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/12/2020 tarih ve 3275 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki karar ile İstanbul ili, Silivri ilçesinde bulunan bazı alanların ... İlaç Sanayi Anonim Şirketine münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 1-.Davalı İdarelerin Ehliyet İtirazının İncelenmesi Davalı idareler tarafından, davacıların dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle dava açma ehliyetinin bulunmadığı, bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. İdarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için "menfaat ihlali"ni, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir. İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir. Nitekim; çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda subjektif ehliyet koşulunun, bu durum dikkate alınarak yorumlanması gerektiğine ilişkin Danıştay kararları yerleşik içtihat niteliği kazanmıştır. İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan, meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur. Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul ili, Silivri ilçesinde bulunan bazı alanların ... İlaç Sanayi Anonim Şirketine münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, tamamı İstanbul ili, Silivri ilçesinde ikamet eden, 3'ü Silivri Belediyesi meclis üyesi, 2'si ise bir siyasi partinin Silivri ilçe teşkilatı yetkilisi olan davacılar ile tüm belde sakinlerini ilgilendiren dava konusu işlem arasında hemşeri hukuku kapsamında yeterli güncel, kişisel ve meşru menfaatin bulunduğu, ayrıca üç davacının meclis üyesi olduğu Silivri Belediyesinin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda belirtilen görev ve yetkileri çerçevesinde gerek belediye sınırları içerisindeki bölgenin gerekse bu bölgede oturan, bulunan ve ilişiği olan herkesin mahalli ve müşterek nitelikteki ihtiyaç ve hukukunu gözetme sorumluluğu bulunduğu anlaşıldığından, aynı kapsamda davacıların da meclis üyesi sıfatıyla dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptalini istemekte subjektif dava ehliyetlerinin bulunduğu ve davalı idarelerin davanın ehliyet yönünden reddi gerektiğine ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. 2-.Davalı İdarelerin Süre İtirazının İncelenmesi Davalı idareler tarafından, davanın yasal süresi içinde açılıp açılmadığının resen incelenmesi talep edilerek, açılmamış ise süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 2. fıkrasında ise, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı hüküm altına alınmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın 04/12/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığı, davacılar tarafından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın yayımından itibaren altmış günlük yasal dava açma süresi içerisinde olacak şekilde 12/01/2021 tarihinde bakılan davanın açıldığı görüldüğünden, davalı idarelerin davanın süresinde açılmadığına ilişkin itirazlarının da yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 19/01/2002 tarih ve 24645 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle; "Tanımlar" başlıklı 1/A. maddesinin (a) bendinde, "Bakanlık: Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını,"; (d) bendinde, "Kurul: Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunu ifade eder."; "Münferit yatırımlar" başlıklı 4/C maddesinde, "Münferit bir sanayi yatırımı gerçekleştirmek amacıyla, yatırımı gerçekleştirecek yerli ve/veya yabancı gerçek ya da tüzel kişilerin başvurusu üzerine Bakanlığın uygun gördüğü alanların, Kurulun değerlendirmesinin ardından Cumhurbaşkanınca bu Kanun kapsamında münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilebilir. Birinci fıkra uyarınca tahsis edilebilecek yerlerde, en az yetmişbeştrilyon Türk Lirası yatırım yapılacak olması, söz konusu faaliyet için ileri teknoloji kullanılması, kurulacağı alanın en az yüzellibin metre kare büyüklüğünde olması koşulları aranır. Yatırım tutarı her yıl, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenecek yeniden değerleme oranında artırılır. Yerli ya da yabancı gerçek ya da tüzel kişilerin Bakanlığa başvurusunun ardından, Bakanlık yer incelemesi yapar ve incelenen alana ilişkin değerlendirme raporunu Kurula sunar. Sunulan değerlendirme raporu üzerine söz konusu alanın Kurul tarafından yatırıma uygun bulunması durumunda, ÇED mevzuatı uyarınca ÇED olumlu kararı veya ÇED gerekli değildir kararının alınmasının ardından alanın, Cumhurbaşkanı kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27 nci maddesi uyarınca acele kamulaştırma yapılabileceği kaydıyla yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilir. Ayrıca, Bakanlıkça da uygun görülmesi halinde, münferit yatırım yeri olarak ilân edilen arazi, bedeli ilgili yatırımcı tarafından karşılanmak suretiyle de kamulaştırılabilir. Bu şekilde yapılan kamulaştırmalarda 4 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre işlem yapılır. Belirlenen alanın kamulaştırılmasının ardından alan, Hazine adına tescil edilir ve sabit yatırım tutarının binde beşini geçmemek üzere Cumhurbaşkanınca belirlenecek tutarın, Bakanlık Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına yatırılmasını takiben yatırımcı lehine, 3 üncü ve 4 üncü madde hükümleri de dikkate alınarak bedelli veya bedelsiz olarak Maliye Bakanlığınca irtifak hakkı tesis edilir. Bakanlık Merkez Saymanlığınca tahsil edilen bu tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. Hazine arazilerinin tescili ve bu araziler üzerinde irtifak hakkı tesis işlemlerine ilişkin belgelere ait liste ve listeyle ilgili açıklamalar Bakanlıkça Sayıştaya altı aylık dönemler hâlinde gönderilir. Başvuru sahibi tarafından hazırlattırılacak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar plânları, alt yapı ve üst yapı projeleri ve bunlarla ilgili ruhsat ve izinler Bakanlık onayı ve denetimine tâbidir. Yukarıda sayılan işlemlerin tamamlanmasının ardından, yatırımın gerçekleşmesi için alınması gereken izin, onay ve ruhsatlar, ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın, onbeş gün içinde verilir. Münferit yatırım yerinin belirlenmesi amacıyla toplanacak Kurulda, Enerji ve Tabiî Kaynaklar, Kültür ve Turizm, Sağlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıkları ile Dış Ticaret Müsteşarlığının görüşünün alınması zorunludur. Münferit yatırım tesislerinin yönetim ve işletmesinden yatırımı gerçekleştiren gerçek ya da tüzel kişiler sorumlu olur. Yatırımın tamamlanıp tesisin üretime geçebilmesi için alınması gereken izin ve ruhsatlar da ilgili kurumlarca onbeş gün içinde verilir."; "Yönetmelik" başlıklı 5. maddesinde, "Endüstri bölgelerinin seçimi, yatırım izninin verilmesi, bölgenin yönetimi ve işletilmesi, münferit yatırımlar için izlenecek yol, Bakanlıkça yapılan denetim ve irtifak hakkı tesis bedelinin tespitine ilişkin usul ve esaslar ile Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."; Ek 1. maddesinde, "Mevzuatta Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kuruluna yapılmış olan atıflar, Cumhurbaşkanınca belirlenen kural veya mercie yapılmış sayılır." hükümlerine yer verilmiştir. 4737 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin verdiği yetkiye istinaden Cumhurbaşkanlığınca hazırlanıp 02/08/2018 tarihli ve 30497 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2018/3 sayılı Genelgeye ekli 1 sayılı listenin 18. sırasında, anılan Kanun'da geçen Kurulun görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanlığı Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından kullanılması uygun görülmüştür. 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin, 59 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile değişik; "Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu" başlıklı 23. maddesinde, "(1) Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulunun görev ve yetkileri şunlardır: ... ğ) Sanayimizin ithalat bağımlılığını azaltacak, rekabet gücünü artıracak programların hayata geçirilmesi ile sanayi ürünleri güvenliği ve denetimi politikasının ve endüstri bölgeleri kurulacak alanların belirlenmesi amacıyla çalışmalar yürütmek, ..."; "Kurulların çalışma usul ve esasları" başlıklı 33. maddesinde, "(1) Kurullar, alanlarında doğrudan Cumhurbaşkanı ile çalışır ve Cumhurbaşkanının talimatlarını yerine getirir. (2) Kurullar, görev alanına giren konularda bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlar ile yakın işbirliği içinde bulunur. (3) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 26/10/2023 tarihli ve E.:2018/118; K.:2023/180 sayılı Kararı ile) (4) Kurulların görev alanlarıyla ilgili toplantı ve çalışmalara; bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum ile özel sektör temsilcileri, akademisyenler ve yerli veya yabancı uzmanlar davet edilebilir. (5) Kurullar, görev alanlarına giren konularla ilgili olarak çalışma grupları oluşturabilir. (6) Birden fazla kurulun görev alanına giren hususlar genişletilmiş kurul toplantılarında ilgili kurullar tarafından müştereken çalışılır ve görüşler müştereken oluşturulur."; "Personel ve sekretarya" başlıklı 34. maddesinde, "(1) Kurullarda yeteri kadar personel bulunur. Kurulda görevlendirilen her türlü personele yapılacak ödemeler Cumhurbaşkanlığı bütçesinden karşılanır. Personel görevlendirme yazıları bilgi ve gereği için Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine gönderilir. (2) Her Kurulun sekretarya hizmetleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirilir. (3) Kurul personelinin özlük işlemleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğince yürütülür."; "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı" alt başlıklı Ondördüncü Bölümünün "Görev" başlıklı 385. maddesinde, "(1) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır: a) Kalkınma planları ile uyumlu olarak, sanayiye yönelik politika önerileri ve stratejiler oluşturmak, sanayi stratejilerine ilişkin uygulamaları izlemek, sanayileşme politikaları çerçevesinde yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesi amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyetleri arasında eşgüdümü tesis etmek, ... j) Organize sanayi bölgesi, endüstri bölgesi, teknoloji geliştirme bölgesi, serbest bölge ve sanayi siteleri için kullanılabilir yatırım alanlarını belirlemek, mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarında sanayi alanlarına ilişkin görüş vermek, k) Organize sanayi bölgeleri ve endüstri bölgelerinin planlanmasına, kuruluşuna, yapılaşmasına ve işleyişine ilişkin mevzuatla verilen görevleri yapmak; organize sanayi bölgelerini ve sanayi sitelerini mevzuatta belirlenen kapsamda kredi ile desteklemek, organize sanayi bölgelerine iç ve dış kaynaklardan kullanacakları krediler için mevzuatta belirlenen miktar ve oranlarda kredi finansman desteği vermek, destekleme şart ve niteliklerini belirlemek ve denetlemek, ... p) Yatırım teşviklerinin ülke ekonomisi yararına etkin bir şekilde düzenlenmesini temin amacıyla ihtiyaç duyulan mevzuatın hazırlanmasına yönelik çalışmalar yapmak; yatırım teşvik uygulamalarını yürütmek, takip etmek ve değerlendirmek; yatırım teşvik uygulamalarına ilişkin gerekli tedbirleri almak ve denetlemeleri yapmak, ... z) Kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen diğer görevleri yapmak."; "Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 390. maddesinde, "(1) Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: a) Organize sanayi bölgesi, endüstri bölgesi, teknoloji geliştirme bölgesi, serbest bölge ve sanayi siteleri için kullanılabilir yatırım alanlarını belirlemek ve mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarında sanayi alanlarına ilişkin görüş vermek, b) Organize sanayi bölgeleri ve endüstri bölgelerinin planlanması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak, c) Organize sanayi bölgeleri ve endüstri bölgelerinin planlanmasına, yer seçimine, imar planlarının yapılmasına, yapılaşmasına, kuruluş ve işleyişine ilişkin mevzuatla verilen iş ve işlemleri yürütmek, organize sanayi bölgelerinde kamu yararı kararı vermek ve endüstri bölgelerinde kamulaştırmaya ilişkin işlemleri yapmak ve faaliyetlerini denetlemek, ç) Organize sanayi bölgelerinin faaliyetleri için gerekli olan ve Bakanlıkça uygun görülecek projelerin tamamına kadar olan kısmını kredi ile desteklemek, organize sanayi bölgelerine iç ve dış kaynaklardan kullanacakları krediler için mevzuatta belirlenen miktar ve oranlarda kredi finansman desteği vermek, d) Sanayi sitelerinin altyapılarının tamamını ve üstyapı tesislerinin yüzde yetmişe kadar olan kısmını, yerleşim alanları içerisinde kalmış sanayi sitelerinin taşınması için sanayi sitesi yapı kooperatiflerince, il özel idarelerince, büyükşehir belediyelerince veya belediyelerce yapılacak sanayi sitelerinin idari ve sosyal tesis binaları, arsa bedelleri, mülkiyetin edinilmesi masrafları ile altyapı ve üstyapı yatırımlarının tamamına kadar olan kısmını mimarlık ve mühendislik hizmetleri dâhil kredi ile desteklemek, e) Yerleşim alanları içerisinde bulunan sanayi sitelerinin ve sanayi işletmelerinin yerleşim alanı dışına taşınmasına ve planlı sanayi alanları dışında faaliyet gösteren sanayi işletmelerinin planlı sanayi alanlarına taşınmasına yönelik faaliyetleri yürütmek ve taşınma masraflarını kredi ile desteklemek, f) Organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri ve sanayi sitelerine verilecek desteklere ilişkin şart ve nitelikleri belirlemek ve denetlemek, g) Organize sanayi bölgeleri ve endüstri bölgeleri ile ilgili uygulama sonuçlarını izlemek ve bilgi sistemi oluşturmak, ğ) Organize sanayi bölgeleri ve endüstri bölgelerinin yönetimleri ile personeline yönelik eğitim organizasyonları düzenlemek, h) Organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri ve sanayi sitelerinin yurtiçi ve yurtdışında tanıtımına ve yatırımcı teminine yönelik çalışmalar yapmak, uygulamalarla ilgili olarak diğer ülkelere rehberlik yapmak, ı) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak." hükümleri yer almaktadır. 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun 5. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 385. ve 390. maddelerine dayanılarak hazırlanan ve 06/08/2019 tarih ve 30854 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği'nin; "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin amacı, endüstri bölgelerinin kurulması, yönetimi ve işletilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Yönetmelik, karma/ihtisas endüstri bölgesi, münferit yatırım yeri ve özel endüstri bölgelerinin kurulması, yönetilmesi ve faaliyete geçmesine ilişkin usul ve esaslar ile 9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununun uygulanmasına ilişkin diğer hususları kapsar."; "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelikte yer alan; b) Bakanlık: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını, ç) ÇED: Çevresel etki değerlendirmesini, e) Fizibilite raporu: Şekli, Bakanlık tarafından belirlenen ve talep edilen alanın konumu, kadastral durumu ve diğer fiziki özellikleri ile bölgede yer alacak sektör ve faaliyetlere ilişkin bilgileri içeren raporu, g) Kanun: 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununu, h) Kurul: 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununun Ek 1 inci maddesi kapsamında Cumhurbaşkanınca belirlenen kurul veya mercii, ı) Münferit yatırım yeri: Yerli ve/veya yabancı yatırımcılar tarafından talep edilmesi durumunda, kalkınma planlarında belirtilen öncelikli sektörler içerisinde yer alan ya da yüksek veya orta yüksek teknoloji kapsamına giren ve belli kriterleri karşılayan yatırımlar için tahsis edilebilecek alanı, k) Özet değerlendirme raporu: Fizibilite raporu ile yer seçimi etüt raporu bilgilerinin özetlendiği ve Bakanlıkça hazırlanan raporu, l) Sabit yatırım tutarı: Yatırım için gerekli; arsa bedeli, etüt, proje giderleri, arazi düzenlenmesi ve hazırlık yapıları, bina inşaat giderleri, ana fabrika makine ve teçhizat giderleri, yardımcı işletmeler makine ve teçhizat giderleri, ithalat ve gümrükleme giderleri, taşıma ve sigorta giderleri, montaj giderleri, taşıt araçları, işletmeye alma giderleri, genel giderler ve diğer giderlerin toplam tutarını, ö) Yer seçimi etüt raporu: Endüstri bölgesi kurulabilecek nitelikleri taşıyan alanların tespiti için yapılan yer seçimi etüdü sonucu Bakanlıkça hazırlanan raporu, ... ifade eder."; "Yer seçimi etüdü" başlıklı 5 maddesinde, "(1) Başvurunun uygun bulunması durumunda yer seçimi etüt çalışmalarına başlanır. (2) Etüdü yapılacak alanlar hakkında görüş, bilgi, belge ve haritalar; ilgili kurum ve kuruluşlardan Bakanlıkça talep edilebilir. Etüdün hazırlanması sırasında ihtiyaç duyulacak haritaların temini, harita çoğaltılması, fotoğraf ve/veya video çekimi ve bunların çoğaltılması, araç gereç temini gibi masraflar, başvuru sahibi gerçek ve tüzel kişiler tarafından karşılanır. (3) En geç otuz gün içinde nihai kurum görüşlerinin Bakanlığa bildirilmesi zorunludur. Bu süre içerisinde görüşünü bildirmeyen kurumların görüşü Bakanlık tarafından olumlu kabul edilir. (4) İhtiyaç duyulan görüş, bilgi, belge ve haritaların temin edilmesinin ardından Bakanlık tarafından mahallinde yer seçimi etüdü yapılarak talebin ihtiyaçlarını karşılayabilecek büyüklükte alanlar tespit edilir. (5) Tespit edilen alanlara ilişkin olarak uygun ölçekte eşik analizi haritası ile yer seçimi etüt raporu hazırlanır. (6) Etüdü yapılacak alanlarda yürürlükteki imar planlarında uygun büyüklükte ve nitelikte sanayi alanı var ise bu alanlar için imar planını onaylayan kurumun ve üst ölçekli planlara uygunluğu yönüyle ilgisine göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya ilgili büyükşehir belediye başkanlığının görüşünün alınması kaydıyla bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları uygulanmaz. (7) Etüdü yapılacak alanın 1/12/2018 tarihli ve 30612 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yatırım Alanlarının Belirlenmesine Dair Yönetmelik kapsamında sınırların kesinleştirilmesi halinde bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları uygulanmaz." "Görüşü talep edilen kurum ve kuruluşlar" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında Bakanlık tarafından Çevre ve Şehircilik, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman, Kültür ve Turizm, Milli Savunma, Sağlık, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlıkları, ilgili kalkınma ajansı genel sekreterliği ile il özel idaresi veya yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığının; tespit edilen alanların belediye sınırları içerisinde olması halinde ise ilgili belediyenin/büyükşehir belediyesinin görüşleri alınır. (2) Gerekli görülmesi halinde Bakanlık tarafından diğer kurum ve kuruluşların da görüşleri alınabilir."; "Eşik analizi haritası ve yer seçimi etüt raporunun hazırlanması" 7. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesine dayanılarak ihtiyacı karşılayabilecek büyüklükte tespit edilen alanlar için bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesi çerçevesinde temin edilen bilgiler işlenerek uygun ölçekte eşik analizi haritası ve bahse konu alanlara ilişkin aşağıdaki başlıkları içerecek şekilde yer seçimi etüt raporu hazırlanır: a) Mevkii, b) Şehir merkezine göre konumu, c) Çevresinde bulunan diğer yerleşim merkezlerine (köy, kasaba) göre konumu, ç) Büyüklüğü, d) Mülkiyet ve kadastro durumu ve tahmini arazi maliyeti, e) Karayolu, demiryolu, havayolu, denizyolu ulaşım altyapısına göre durumu, f) İhtiyaç duyulabilecek tahmini içme ve kullanma suyu ile elektrik gücü, doğal gaz temin kaynakları, g) Tahmini atıksu ve katı atık miktarının bertarafına ilişkin alıcı ortam varlığı, ğ) Tarım arazilerinin sınıfları, mevcut arazi kullanım durumu, çevresindeki alanların mevcut ve planlama durumu, h) İdari, imar ve mücavir alan sınırlarına göre konumu, ı) Varsa çevre düzeni planına göre kullanım fonksiyonu, i) Eğimi ve yönü ve varsa heyelan envanter haritasındaki konumu ve diğer kütle hareketleri ve sıvılaşma açısından durumu, j) Diri fay haritası açısından aktif faylarla ilişkisi, meydana gelen tarihsel depremler ve diğer depremsellik verileri, k) Hakim rüzgar yönü itibarıyla yakınındaki yerleşim merkezlerine etkisi, l) Genişleme olanağının bulunup bulunmadığı, çevresinde konut ve yan sanayi, diğer ihtiyaç duyulabilecek destek ve hizmet birimlerinin yerleşimine uygun alan bulunup bulunmadığı, m) Özel çevre koruma bölgeleri, sit alanları, milli parklar, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları ve tabiat anıtları, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, sulak alanlar, doğal anıtlar gibi koruma alanları ile uluslararası sözleşmeler gereği korunması gereken alanlara göre konumu, n) Drenaj durumu, o) Taşkın yönetim planları ve yaşanmış seller açısından taşkına maruz kalma durumu, ö) Yeraltı ve yüzeysel içme ve kullanma suyu kaynaklarına ve havzaları ile sulak alanlara göre konumu, p) Maden ve jeotermal ruhsat sahaları ile mevcut veya planlanan işletme durumu."; "Münferit Yatırım Yeri" başlıklı Üçüncü Bölümünün "Başvuru ve başvuru şartları" başlıklı 26. maddesinde, "(1) Münferit bir sanayi yatırımını gerçekleştirmek amacıyla yatırımı gerçekleştirecek yerli ve/veya yabancı gerçek ya da tüzel kişilerin başvurusu üzerine önerilen alanların, Cumhurbaşkanınca münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilebilir. (2) Münferit yatırım yeri talebinde bulunan başvuru sahibi, fizibilite raporunu hazırlayarak Bakanlığa başvurur. (3) Fizibilite raporunun Bakanlıkça incelenmesinin ardından uygun görülmesi durumunda yer seçimi etüdü yapılır. Söz konusu fizibilite raporunun uygun bulunmaması halinde gerekçeleri ile birlikte başvuru sahibine bildirilir. (4) Münferit yatırım yeri başvurularında; a) Gerçekleştirme süresi beş yılı geçmemek üzere her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen yeniden değerleme oranına göre güncellenmek kaydıyla en az 280.000.000 TL (ikiyüzseksenmilyon Türk Lirası) tutarında sabit yatırım taahhüdünün bulunması, b) Söz konusu faaliyet için ileri teknoloji kullanılması, c) Talep edilen alanın en az yüzellibin metre kare büyüklüğünde olması, ç) Başvuru sahibinin talep edilen alanın tamamına yönelik yatırım taahhüdünün bulunması, şartları aranır. (5) Yatırım taahhüdü için gerekli beş yıllık süre, irtifak hakkı tesis edilmesi ve/veya kullanım izni verilmesinin ardından başlar. "Yer seçimi ve ilan" başlıklı 27. maddesinde, "(1) Bakanlıkça uygun bulunan başvurular için, bu Yönetmeliğin 5, 6 ve 7 nci maddelerinde açıklandığı şekilde yer seçimi etüdü yapılır ve özet değerlendirme raporu hazırlanır. (2) ÇED mevzuatı uyarınca “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararının alınmasının ardından; alanın, Cumhurbaşkanı kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27 nci maddesi uyarınca acele kamulaştırma yapılabileceği kaydıyla münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilir. (3) Başvuru sahibinin, Cumhurbaşkanı kararından önce münferit yatırım yeri olarak ilan edilecek alanların yönetim ve işletilmesinden sorumlu olmak üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre bir anonim şirket kurması zorunludur. (4) Münferit yatırım yeri olarak tahsis edilen alanlar yatırım için gerekli olan sosyal, idari, lojistik, ticari ve benzeri faaliyetler haricinde hiçbir şekilde başka amaçlarla kullanılamaz. "Kamulaştırma, irtifak hakkı tesis edilmesi ve/veya kullanma izni verilmesi" başlıklı 28. maddesinde, "(1) Münferit yatırım yeri olarak tahsis edilen alan içerisinde özel mülkiyete konu araziler bulunması durumunda bu arazilerin Bakanlıkça kamulaştırılmasının ardından Hazine adına tescili yapılır. (2) Başvuru sahibi lehine, Kanunun 3 ve 4 üncü madde hükümleri de dikkate alınarak bedelli ve/veya bedelsiz olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca kırk dokuz yıl süreyle irtifak hakkı tesis edilir. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde ise kırk dokuz yıl süreyle kullanma izni verilir. (3) Tesis edilen irtifak hakkı ve/veya verilen kullanma izni, başvuru sahibinin talebi ve Bakanlığın uygun görüşü doğrultusunda yatırımın devam etmesi şartı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen koşullarla yenilenebilir. (4) İrtifak hakkı tesis edilmesi veya kullanma izni verilmesi süreci; başvuru sahibi tarafından sabit yatırım tutarının binde beşini geçmemek üzere Cumhurbaşkanınca belirlenen oran dâhilinde hesaplanan tutarın, Bakanlık Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına yatırılmasını takiben başlatılır. "Yönetim, işletme ve denetim" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Münferit yatırım yeri olarak tahsis edilen alanların yönetim ve işletilmesi ile bu alanların yatırıma hazır hale getirilmesi için gerekli her türlü altyapı ve üstyapı ile ilgili etüt, harita, plan, proje ve yapım işlerine ilişkin tüm giderlerden bu Yönetmeliğin 27 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği kurulan anonim şirket sorumlu olur. (2) Başvuru sahibinin faaliyet ve uygulamaları gerekli görülen durumlarda Bakanlık tarafından denetlenir. (3) Mücbir sebepler dışında verilen beş yıllık taahhüt süresi içerisinde yatırımın gerçekleşmemesi durumunda gecikmenin gerekçeleri Bakanlığın teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca değerlendirilir ve gerekirse bu süre bir defaya mahsus olmak üzere bir yıl uzatılabilir. Verilen ek süre içerisinde taahhüdün gerçekleşmemesi halinde Bakanlığın teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca münferit yatırım yeri tahsisinin kaldırılmasına karar verilebilir. (4) Başvuru sahibi, münferit yatırım yerinde atık su, katı atık, toprak kirliliği, gürültü ve hava kirliliği, tehlikeli atık, tıbbi atık, radyoaktif madde ve kimyasalların yönetimi, atıkların toplanması, geçici depolanması ve taşınmasına yönelik iş ve işlemler, atık yönetimine ilişkin altyapı hizmetlerinin sağlanması, yangından korunma ve yangınla mücadele, acil durum planlarının hazırlanması ve koordinasyonu, tahliye, ilk yardım ve acil tıbbi müdahale ile doğal afetler ve benzeri konularda ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içinde çalışıp gerekli harcamaları yapar ve ilgili mevzuat çerçevesinde önlemleri alır. (5) Başvuru sahibi, münferit yatırım yeri için gerekli olan temizlik, elektrik, içme ve kullanma suyu, arıtma, doğal gaz, akaryakıt, ısıtma ve havalandırma, dağıtım şebekeleri, kanalizasyon, bölge içi yollar, ses ve veri iletişimi, bilişim hizmetleri ve benzeri hizmetlerin sağlanması ve kesintisiz olarak sürmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içinde çalışıp gerekli harcamaları yapar ve ilgili mevzuat çerçevesinde önlemleri alır. (6) Başvuru sahibi, her yılın sonunda bölge içerisinde gerçekleştirilen faaliyetlerin etki değerlendirmesini yaparak bu konuda düzenlenen raporun bir örneğini Bakanlığa göndermek, Bakanlığın bölgede yapacağı her türlü kontrol ve denetim faaliyetleri için gerekli çalışma ortamını hazırlamak ve Bakanlığın bölge için vereceği diğer görevleri yapmakla yükümlüdür."; "Halihazır harita, imar ve parselasyon planları, altyapı ve üstyapı projeleri ve uygulama" başlıklı 30. maddesinde, "(1) Münferit yatırım yerine ait halihazır harita, jeolojik-jeoteknik etüt raporu, imar ve parselasyon planları bu Yönetmeliğin 12, 13, 14 ve 15 inci maddelerindeki hükümler uyarınca başvuru sahibi tarafından hazırlattırılarak Bakanlık tarafından onaylanır. (2) Münferit yatırım yerine ait altyapı ve üstyapı projeleri Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde başvuru sahibi yatırımcı tarafından hazırlattırılır ve Bakanlık tarafından onaylanır. Elektrik şebekesi, enerji nakil hattı, haberleşme ve doğal gaz projeleri, ilgili mevzuat kapsamında yetkili kurum/kuruluşlarca onaylanmasını müteakip Bakanlık tarafından vize edilir. (3) Münferit yatırım yeri ile ilgili altyapı ve üstyapı yapım işleri başvuru sahibi tarafından projelerine uygun olarak gerçekleştirilir. Gerçekleştirilemeyen münferit yatırım yeri için zorunlu olan ulaşım, su, kanalizasyon, doğalgaz, elektrik iletim hattı gibi altyapı yapım işleri, Bakanlık koordinasyonunda başvuru sahibi ile ilgili kurum ve kuruluşlarla yürütülür. (4) Münferit yatırım yerlerindeki altyapı ve üstyapı projelerinin kontrolü, arazi kontrolü ve bunlara ilişkin altyapı ve üstyapı yapım işlerinin kontrolü Bakanlık veya özellik arz eden işler için Bakanlıkça veya başvuru sahibince belirlenen müşavir firma tarafından yapılır. Müşavir firmanın başvuru sahibi tarafından belirlenmesi durumunda Bakanlık ile müşavir firma arasında yapılacak protokol ile müşavir firmanın yetki ve sorumlulukları belirlenir. "Ruhsat ve izinler" başlıklı 31. maddesinde, "(1) Başvuru sahibi tarafından hazırlattırılacak altyapı ve üstyapı projeleri ve bunlarla ilgili ruhsat ve izinler ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları Bakanlık onayı ve denetimine tâbidir. Münferit yatırım yerlerindeki yatırımlar Bakanlık tarafından onaylanan ruhsat ve izinlere ilişkin harçlardan muaftır. (2) Yapı ruhsatı, yapı kullanma izni 3194 sayılı Kanun ile ilgili yönetmeliklerde belirtilen hususlar çerçevesinde; işyeri açma ve çalışma ruhsatı ise 3572 sayılı Kanun ve bu Kanun kapsamında çıkarılan ilgili mevzuatta belirtilen hususlar çerçevesinde Bakanlık tarafından verilir. (3) ÇED mevzuatına tabi faaliyetlerden “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilen ve Bakanlıkça yatırımı kabul edilen faaliyetler hakkında yatırımın tamamlanıp tesisin üretime geçebilmesi için alınması gereken diğer izin, onay ve ruhsatlar ilgili kurumlarca on beş gün içinde verilir." düzenlemeleri yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; bir alanın Cumhurbaşkanı tarafından münferit yatırım yeri olarak ilan edilebilmesi için; - münferit bir sanayi yatırımını gerçekleştirmek üzere yerli ve/veya yabancı yatırımcı tarafından fizibilite raporu hazırlanarak başvurulması, - talebe konu yatırımın kalkınma planlarında belirtilen öncelikli sektörler içerisinde yer alan ya da yüksek veya orta yüksek teknoloji kapsamına giren bir yatırımın olması, - gerçekleştirme süresi 5 yılı geçmemek üzere (her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenmek kaydıyla) en az 338.000.000,00 TL (2020 yılı için) sabit yatırım taahhüdünün olması, yatırım taahhüdünün alanın tamamına yönelik olması, - faaliyet için ileri teknolojinin kullanılması, - alanın en az 150.000 m² büyüklüğünde olması, - Bakanlıkça yer seçimi etüdünün ve eşik analizi haritasının hazırlanıp Yönetmelikte sayılanlar ile gerekli görülmesi halinde diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alınması, - Bakanlıkça hazırlanan yer seçimi etüt raporu ve eklerinin sunulduğu (işlem tarihi itibarıyla) Cumhurbaşkanlığı Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından alanın yatırıma uygun bulunması, - "ÇED Olumlu" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının alınması, - başvuru sahibi yatırımcının alanın yönetim ve işletilmesinden sorumlu olmak üzere bir anonim şirket kurması, koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, ... İlaç Sanayi Anonim Şirketi'nin 27/08/2020 tarihli dilekçesi ile fizibilite raporu ve bir takım belgeleri de sunmak suretiyle İstanbul ili, Silivri ilçesinde bulunan bazı alanların Plazma Ürünleri Elde Edilmesi Projesi kapsamında yatırım yapmak amacıyla münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesi için gerekli işlemlerin başlatılmasını davalı idarelerden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan talep etmesi üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı yazısı ile dava konusu alanın münferit yatırım yeri olarak kullanılıp kullanılmayacağı hususundaki görüşlerinin bildirilmesi Endüstri Bölgeleri Yönetmeliğinin 27. maddesinin atfıyla 6. maddesinde sayılanlar da dahil olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlardan istenilmiş, ayrıca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile gerçekleştirilmesi planlanan yatırımla ilgili "ÇED Olumlu" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının sunulması ... İlaç Sanayi A.Ş.'den istenilmiş, bunun üzerine İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen ... tarihli ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirme Belgesi’nde, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin Ek-II listesinde yer alan “Kan Franksinasyonları ve Bağışıklık Sağlayan Ürünler-İlaç Üretimi” projesi ile ilgili değerlendirme yapıldığı, proje tanıtım dosyasında çevresel etkilere karşı alınması öngörülen önlemlerin yeterli görüldüğü ve ÇED Raporu hazırlanmasına gerek bulunmadığı belirtilerek söz konusu proje için ÇED Yönetmeliği’nin 17. maddesi gereğince “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verilmiş, ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı yazısı ile ekindeki kurum ve kuruluşların görüşleri ve mahallinde yapılan etüt çalışmaları neticesinde düzenlenen yer seçimi etüt raporu ve fizibilite raporu çerçevesinde hazırlanan özet değerlendirme raporu, münferit yatırım yeri tahsisi için aranan yasal koşulların gerçekleştiği görüşüyle Cumhurbaşkanlığına sunulmuştur. Bilahare, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile uyuşmazlığa konu alan münferit yatırım yeri olarak başvuru sahibi şirket adına tahsis edilmiştir. Bu itibarla, yukarıda özetlenen mevzuatta öngörülen yetkili merci tarafından, usuli gerekliliklerin tamamlanmasını müteakip tesis edilen dava konusu işlemde yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğünce düzenlenen ... İlaç Sanayi A.Ş. İstanbul Silivri Münferit Yatırım Yeri Özet Değerlendirme Raporunda; münferit yatırım yeri olarak öngörülen alanın İstanbul ili, Silivri ilçesi, Kavaklı Mahallesi sınırları dahilinde bulunan ... ve ... numaralı Hazineye ait parseller ile tescil harici alandan (başlangıçta mera iken ot bedelinin ödenmesi suretiyle vasıf değişikliği sonucu ... sayılı parsel olarak Hazine adına tescil edilen taşınmazdan) oluştuğu ve yaklaşık 17,2 hektar büyüklüğünde olduğu, 5 yıl içerisinde en az 338 milyon TL yatırım yapılacağına dair noter onaylı Yönetim Kurulu kararı sunulduğu, alanın tamamına yönelik yatırım taahhüdü bulunduğu, EUROSTAT Teknoloji Sınıflandırmaları Listesi veya benzeri diğer listeler dikkate alındığında alanda gerçekleştirilecek yatırımların yüksek teknoloji kapsamına girdiği, 2019-2023 yıllarını kapsayan 11. Kalkınma Planında imalat sanayinde “İlaç, tıbbi cihaz” sektörünün öncelikli sektörler arasında sayıldığı, NACE Rev. 2 - Altılı Ekonomik Faaliyet Sınıflamasının 21.10.01 maddesinde kan ürünlerinin temel eczacılık imalat sektörü altında yer aldığı, planlanan yatırımla ilgili "ÇED Gerekli Değildir" kararının bulunduğu, dava konusu alan üzerinde tarım yapılmadığı ve çalılık olduğu, ulusal ya da uluslararası mevzuat kapsamında korunması gereken alanlardan olmadığı, ulaşım, içme ve kullanma suyu probleminin olmadığı, 3310 sayılı parsel üzerinde çim futbol sahası, soyunma odaları ile Silivri Belediye Başkanlığınca kullanılan malzeme depoları, TEİAŞ’a ait Mobil GİS Merkezi ile mera vasıflı taşınmaz üzerinde ise Kavaklı Dağıtım Merkezi binasının olduğu, 22/06/2020 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli İstanbul ili, Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı Çevre Düzeni Plan Değişikliği F20 Paftasında "Kentsel Meskun (Yerleşik Alan)" olarak yer aldığı, 17/12/2012 onay tarihli, 1/5000 ölçekli Selimpaşa Ortaköy Kavaklı TEM Otoyolu Güneyi Nazım İmar Planında “Eğitim tesis alanı, kapalı ve açık spor tesis alanları, idari tesis alanları, sağlık tesis alanı, dini tesis alanı, kentsel hizmet alanları, sosyal ve kültürel tesis alanları” olarak ayrıldığı, 12/10/2000 onay tarihli, 1/1000 ölçekli Kavaklı Uygulama İmar Planında “idari tesis alanı, spor alanı, eğitim tesis alanı, sağlık tesis alanı, kreş, çocuk bahçesi, park ve yol” olarak ayrıldığı bilgileri yer almıştır. Öte yandan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli ve ...sayılı yazısı ile de Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen ... İlaç Sanayi Anonim Şirketi Münferit Yatırım Yeri sınırının ve “Endüstri Bölgesi” lejantının yetki ve sorumluluk alanındaki üst ölçekli planlara işlenmesi ve plan notunun düzenlenmesi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından istenilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere, uyuşmazlığa konu taşınmazların yaklaşık 17,2 hektar büyüklüğünde olduğu ve münferit yatırım yeri için mevzuatta aranan büyüklük şartını sağladığı, gerçekleştirilmesi planlanan yatırımın Kalkınma Planında öncelikli sektör olan “ilaç, tıbbi cihaz” kapsamında ve yüksek teknoloji gerektiren yatırım sınıflandırması içerisinde yer aldığı, 5 yıl içerisinde alanın tamamına yönelik en az 338 milyon TL yatırım yapılacağına dair taahhüt verildiği ve yatırım için ÇED Raporu hazırlanması gerekmediğinden ÇED Yönetmeliği’nin 17. maddesi gereğince “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının verildiği görülmektedir. İdari işlem ile ulaşılmak istenen nihai sonuç olan idari işlemin amaç unsurunun her zaman "kamu yararı" olması gerekmektedir. Dava konusu işlemin, Plazma Ürünleri Elde Edilmesi Projesi kapsamında yatırım yapılması amacıyla münferit yatırım yeri tahsis edilmesi ve bu sayede ülkemizin bu alandaki ithalat bağımlılığının azaltılmasına yönelik kamu yararı amacıyla hazırlandığı açık olup, amaç unsuru yönüyle hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Gerek yargısal kararlarda gerekse öğretide idari işlemin sebep unsuru, işlemin yapılmasını gerektiren hukuki işlem veya olay olarak tanımlanmaktadır. Sebep, idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler olup, işlemin bir tür gerekçesidir. Dava konusu işlemin, ... İlaç Sanayi Anonim Şirketi'nin Plazma Ürünleri Elde Edilmesi Projesi kapsamında yatırım yapılması amacıyla münferit yatırım yeri tahsis edilmesine yönelik 27/08/2020 tarihli başvurusu üzerine başlayan süreçte Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın yer seçimi etüt raporu ve fizibilite raporu çerçevesinde hazırlanan özet değerlendirme raporunu, yasal koşulların oluştuğu görüşüyle Cumhurbaşkanlığına sunması sonucu tesis edilmesi karşısında, meşru, makul ve yeterli hukuki gerekçesinin olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde sebep unsuru yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bir idari işlemin konu unsuru ise, o işlemin hukuk aleminde yaptığı etki ve doğurduğu hukuki sonuç veya hüküm olarak ifade edilmektedir. İşlemin konusu, onun içeriğidir. İşlemin konusunun hukuka ve genel ahlaka aykırı olmaması, ayrıca imkansız bulunmaması gerekir. İptali istenilen işlemin konusunu, İstanbul ili, Silivri ilçesinde bulunan bazı alanların Plazma Ürünleri Elde Edilmesi Projesi kapsamında yatırım yapmak amacıyla münferit yatırım yeri olarak tescil edilmesi oluşturduğundan, bu hâliyle dava konusu düzenlemenin konu unsuru yönünden de hukuka uygun bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacılar tarafından, uyuşmazlık konusu alana ilişkin imar planında değişiklik yapılmadan münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; kanun koyucunun, koşulların oluşması kaydıyla, alanın münferit yatırım yeri olarak tahsisini öncelikli kamu yararı olarak kabul ettiği, tahsis kararının ardından kamulaştırma işlemlerinin tamamlanarak yatırımcı lehine irtifak hakkı tesis edilmesini / kullanım izni verilmesini, ancak bu aşamadan sonra yatırımcının (başvuru sahibinin) imar planlarını hazırlatarak Bakanlığın onayına sunacağını öngördüğü anlaşıldığından, bu iddiaya itibar edilmemiştir. Nitekim uyuşmazlıkta da imar planlarında tahsise uygun değişikliklerin yapılması bilahare ilgili büyükşehir belediyesinden istenilmiştir. Bu durumda, ulaşım imkanları yönünden önemli ve avantajlı bir konumda bulunan, ülkemiz mevzuatı uyarınca korunması gerekli alanlar (Orman, Milli Park, Tabiat Parkı, Tabiat Anıtı ve Tabiat Koruma Alanı, Sulak Alan vb.) veya ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca korunması gerekli alanlar (BERN Sözleşmesi, RAMSAR Sözleşmesi vb.) kapsamında yer almadığı anlaşılan taşınmazlarda kurulacak tesiste, yüksek teknoloji gerektiren öncelikli sektör olan bir alanda faaliyet gösterilerek bu alandaki ithalat bağımlılığının azaltılmasının hedeflendiği, yatırım ile bölgede istihdam sağlanacağı, tesisin etkileşimde olduğu sektörlerde de ekonomik artılar sağlayacağı, proje hakkında çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucunda ilgili mer’i mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğu ve projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediği anlamına gelen "çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir" kararı verildiği anlaşıldığından, anılan proje için “Münferit Yatırım Yeri” belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.