T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1286 KARAR NO : 2026/384 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11.07.2025 NUMARASI : 2025/196 Esas 2025/708 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 04.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04.03.2026 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.07.2025 tarih 2025/196 Esas 2025/708 Karar sayılı kararın…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1286 KARAR NO : 2026/384 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11.07.2025 NUMARASI : 2025/196 Esas 2025/708 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 04.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04.03.2026 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.07.2025 tarih 2025/196 Esas 2025/708 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davalı banka nezdinde açılan ... nolu hesabı bulunduğunu, 21/05/2019 tarihinde müvekkili firmanın ve firma yetkilisi ...’ın bilgisi ve rızası dışında bu hesaptan, davalı ... isimli kişiye 207.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, banka şubesinde çalışan görevli ....’ın verdiği bilgiye göre, müvekkili firma tarafından verilen yazılı ödeme talimatına istinaden ödeme yapıldığının belirtildiği, müvekkili firmanın olay tarihi itibariyle davalı ...'a 207.000,00 TL ödeme yapılması konusunda verdikleri yazılı bir talimat olmadığını, davalı bankaya sunulan ve müvekkili firma yetkilileri tarafından imzalandığı iddia edilen belgenin sahteliğinin, imzaların müvekkili firma yetkilisi ...'a ait olmadığının İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 05/09/2019 tarihli uzmanlık raporuyla ortaya çıktığını, olayla ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/82404 soruşturma sayılı dosyasının derdest olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 207.000,00 TL tutarındaki alacağın, müvekkili firmanın bilgisi ve rızası dışında, davalı banka tarafından diğer davalı ...'a ödendiği 21/05/2019'dan itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. CEVAP :Davalı ... vekili, müvekkili banka ile davacı arasında imzalanmış ticari bankacılık hizmet sözleşmesi uyarınca dava konusuna benzer talimatlarla davacının hesabından milyonlarca liranın diğer davalı ...'a ödendiğini, benzer şekilde yazılmış ve imzalanmış talimatlara dayalı olarak gerçekleştirilen toplam 19 para hareketinden 18'inde sorun olmadığını, talimatlar üzerindeki imzaların çıplak gözle bakıldığında şirket yetkilisi olan kişinin elinden çıkışının görüldüğünü, banka personelinin imza kontrolünü çıplak gözle yapılacak kontrolle sınırlı olduğunu, davaya dayanak talimattaki imzanın çıplak gözle bakıldığında şirket yetkilisinin imzası ile çok benzer olduğu gibi talimat işleme alınmadan önce davacı şirket yetkilisi ...'tan vekili ve yakın akrabası ... üzerinden ve ...nolu telefon aranarak teyit alındığını, yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğu belirterek davanın reddini istemiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalılardan ... dava konusu 207.000,00 TL tutarındaki ödemeyi davacı şirket yetkilisinin imzası ve rızası ile davalı bankadan çektiğini iddia etmiş ise de, dosyada mevcut İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 02/09/2019 tarihli kriminal incelemesi sonucunda tanzim edilen ve yukarıda belirtilen soruşturma dosyası içerisinde aldırılan uzmanlık raporundan "inceleme konusu ... yetkilisi tarafından 21/05/2019 tarihli düzenlemiş gözüken belge üzerinde ".... Şti..." içerikli kaşe basım izi üzerinde atılı imza ile ...'ın mevcut mukayese imzalarının, belge inceleme laboratuvarında doküman inceleme cihazı ve diğer optik aletler yardımıyla yapılan karşılaştırmada, imzaların genel görünümü, imzaların başlama ve bitim noktaları, imzalar içerisindeki el hareketlerinin yapılışları, işleklik derecesine ve meyil durumları, kaligrafik ve karakteristik diğer özellikler itibariyle aralarında genel şekil yönünden her ne kadar benzerlik bulunduğu gözlenmiş ise de, imzaların başlangıç ve bitiriliş bölümlerini oluşturan hatların tersim ve teşekkül tarzı, kalem yürütme itiyadı ile diğer kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden farklılıklar bulunduğu, inceleme konusu imzanın ... elinden çıkmayıp adı geçen şahsın hakiki imzaları model alınmak suretiyle takliden sahte olarak atılmış imza olduğu" rapor edildiğinden işbu rapor Mahkemece yeterli görülmekle soruşturma dosyalarının işbu tazminat davası yönünden dosya kapsamına nazaran bekletici mesele yapılmaması cihetine gidilmiş, davalı ...'un davacı şirket yetkilisi tarafından verilen geçerli bir talimatı bulunmaksızın davalı bankadaki davacı şirket hesabından dava konusu 207.000,00 TL tutarındaki nakdi parayı uhdesine aldığı, davalı banka şube yetkilisine ibraz edilen 21/05/2019 tarihli belgede davacı şirket adına kaşe ve imzanın yer aldığı, birçok kez davacının hesabından davalı ...'a ödemelerin yapıldığı, işbu ödemelerin bir kısmının benzer şekilde yazılmış ve imzalanmış talimatlara dayalı olarak gerçekleştirildiği, toplam 19 ödemeden sadece işbu davaya konu olan ödeme nedeni ile taraflar arasında husumet oluştuğu, talimatlar üzerindeki imzaların çıplak gözle bakıldığında şirket yetkilisi olan kişinin elinden çıkmadığı hususunun anlaşılamadığı, yapılan teyit işleminin taraflar arasında imzalanmış olan Ticari Hizmet Sözleşmesi'nde düzenlemelerine uygun olduğundan davalı bankanın kusurlu olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın davalı banka yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI:Davacı vekilince, olay tarihinde müvekkili şirketçe davalı ...'a ödeme yapılması konusunda verilen yazılı bir talimat olmadığı halde, davalı bankaya sunulan ve müvekkili firma yetkilileri tarafından imzalandığı iddia edilen sahte belgeye istinaden kusurlu olarak ödeme yapılması nedeniyle davalı bankanın zarardan davalı ... ile birlikte sorumlu olduğunun iddia edildiği, davalı banka vekili ise müvekkilince davacının kayıtlı telefon bilgileri vasıtasıyla teyit alınarak ödeme yapıldığının ileri sürüldüğü, ancak davalı banka tarafından davacı şirket yetkililerinden teyit alındığı hususunun kabul edilmediği, davacı şirket yetkililerinden teyit alınarak söz konusu ödemenin gerçekleştirildiği hususunda ispat yükünün davalı banka üzerinde olduğu, mahkemece iş bu yükümlüğün davalı bankaca yerine getirilip getirilmediği hususunda herhangi bir inceleme yapılmadığı, taraflar arasında imzalanan Ticari Hizmet Sözleşmesi ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak belirtilen yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediği konusunda bankacı bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, bu şekilde davalı ...'e ödeme yapılması hususunda davalı banka tarafından davacı şirket yetkililerinden teyit alınıp alınmadığının açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle İDM kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, istinaf ilamında belirtildiği şekilde davalı bankadan davacı şirket ile akdedilen ticari hizmet sözleşmesi celbedilerek bankacı bilirkişiden alınan raporda ticari hizmetler sözleşmesinin 15.10.5 numaralı maddesinde "Banka, Müşteri'nin faks/elektronik posta talimatını aldığında, üzerindeki imzaları makul bir dikkat çerçevesinde karşılaştıracak ve uygunluğunun belirlenmesi halinde de yazılı teyidi beklemeksizin yerine getirecektir." ve 15.10.6 numaralı maddesinde "Banka ilk başta ayırt edilemeyecek imza benzerliklerinin sonuçlarından, hile ve sahtecilik eylemlerinin sonuçlarından, Banka'nın ve Müşteri'nin bağlı olduğu genel veya özel iletişim vasıtalarının işlememesinden veya arızalanmasından, faks/elektronik posta sistemiyle gelen bilgi veya talimatın yetersiz olmasından, yanlış, okunaksız veya eksik iletilmiş olmasından ve Banka Muhabirlerinin ve üçüncü kişilerin herhangi bir kusurundan sorumlu olmayacağı hususunun kabul ve taahhüt edildiği" düzenlemesinin yer aldığı, dava konusu işlemin davacı şirketin talimatı ile yapıldığı, davacı şirketin vekaletname ile yetkili kıldığı ...'nın işlem tarihinden bir gün önce işleme konu paranın hazırlanması için davalı bankayı bilgilendirdiği, davacı şirket ile davalı ... arasında ticari ilişki bulunduğu ve dava konusu işlemden öncede davacı şirketin talimatı ile hesabından davalı ...'a ödemeler yapıldığı, dava konusu işleme ilişkin 21.05.2019 tarihli belgede davacı şirket adına kaşe ve imzanın yer aldığı, talimatların birbiri ile aynı yazım şekli ve imzayı içerdiği, savcılık soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda imzalar arasında benzerlik olduğunun tespit edildiği, dava konusu ödeme işleminin sözleşme hükümlerine ve bankacılık mevzuatına uygun şekilde yapıldığı, dava konusu işlemden önce davacı şirketin talimatı ile hesabından davalı ...'a 19 adet ödeme yapıldığı, dava konusu işlem öncesi diğer 18 işleme ilişkin taraflar arasında herhangi bir husumet oluşmadığı da dikkate alınarak davanın davalı .... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, yerel mahkemece, istinaf bozma ilamına uyulduğu belirtilmesine karşın, aslında karara direnildiğini, ilk kararında yer verdiği aynı gerekçelere yer verdiği, yeni bir gerekçenin karara eklenmediğini, sadece tek bilirkişi raporuyla yetinildiğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişinin emekli banka yönetmeni olması nedeniyle davanın taraflarından biri olan bankayı koruma refleksiyle hareket ettiğini, sözleşme hükümleri ve bankacılık teamüllerinin değerlendirilmediğini, sadece "banka" lehine değerlendirme yapıldığını, bankanın kusuru veya ihmaline ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca alınan 05.09.2019 tarihli Uzmanlık Raporunda; “İncelemeye konu imzanın ... elinden çıkmayıp, adı geçen şahsın hakiki imzaları model alınmak suretiyle takliden sahte olarak atılmış imza olduğu”nun belirtildiğini, taraflar arasında akdedilen Ticari Hizmetler Sözleşmesi’nin 15.10.5 ve 15.10.6 maddelerinde, bankanın makul özen çerçevesinde gerekli kontrolleri yapması gerektiğinin düzenlendiğini, bilirkişi raporunda "davalı banka tarafından kayıtlı telefon bilgileri vasıtasıyla teyit alınarak ödemenin yapıldığının bildirildiği" yönündeki tespitlerin gerçek dışı olduğunu, müvekkili firmanın yetkilisinden, banka yetkilileri tarafından telefonla veya yazılı bir teyit alınmadığını, banka yetkililerinin sadece bir yazılı belgeye dayalı olarak, müvekkili firmayı arayıp veya yazılı teyit almaksızın ödeme yaptığını, bankanın telefonla teyit almaksızın ödeme yaptığını, dava konusu ödemeden bir gün önce, saat 16:10 sularında, ... tarafından banka şubesi aranarak ertesi gün için 210.000 TL nakit paranın hazır edilmesi yönünde bilgi verildiğini, bu görüşmede, ... tarafından banka görevlisine söz konusu paranın kendisi tarafından çekileceğini belirttiğini, bu telefon görüşmesinin, yalnızca bankanın teknik ve fiziki hazırlık yapmasını temin etmek maksatlı bir ön bilgilendirme niteliğinde olup, ödeme onayı ya da işlem teyidi anlamı taşımadığını, müvekkil şirket yetkilisi ... veya ...'nın davalı banka tarafından aranmadıklarını, kendilerinden herhangi bir teyit alınmadığını, söz konusu telefon görüşmesinin yalnızca bir gün önceden nakit para talebi ve banka tarafından fiziki hazırlığın yapılması amacıyla gerçekleştirildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, davacı şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabından bilgisi ve rızası dışında diğer davalıya yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı banka yönünden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, davacı tarafça olay tarihinde müvekkili şirket tarafından davalı ...'a ödeme yapılması konusunda verilen herhangi bir yazılı talimat olmadığı halde, davalı bankaya sunulan ve müvekkili firma yetkilileri tarafından imzalandığı iddia edilen sahte belgeye istinaden kusurlu olarak ödeme yapılması nedeniyle davalı bankanın zarardan davalı ... ile birlikte sorumlu olduğunun iddia edildiği, davalı banka vekili ise müvekkilince davacının kayıtlı telefon bilgileri vasıtasıyla teyit alınarak ödeme yapıldığının ileri sürüldüğü, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda bankacı bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda davaya konu 21.05.2019 tarihli ve 207.000 TL tutarındaki ödemenin talimatla ödendiği, ödeme öncesinde davacı firmayı vekaletle temsil yetkisine haiz ... tarafından bir gün önce paranın hazırlanması yönünde bankanın bilgilendirildiği, önceki talimatların tamamının da birbiriyle aynı yazım şekli ve imzayı içerdiğinin belirtildiği, banka kayıtlarına göre talimattaki kaşe ve imzanın bankaca teyit edildiği, işlemden bir gün önce paranın hazırlanması yönünde bankanın bilgilendirildiği ve yetkili ...'ın da telefonundan bankaca teyit alındığının belirtildiği, mahkemece söz konusu rapor hükme esas alınarak davalı banka yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, ilk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda bankacı bilirkişiden taraflar arasında imzalanan Ticari Hizmet Sözleşmesi ve banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.