(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/8689 E. , 2010/14092 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı gerçek kişi 19.10.2009 günlü dilekçesiyle, 827 m2 yüzölçümündeki Yeşilbayır Köyü 2410 …
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/8689 E. , 2010/14092 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı gerçek kişi 19.10.2009 günlü dilekçesiyle, 827 m2 yüzölçümündeki Yeşilbayır Köyü 2410 sayılı parselin kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, 2924 Sayılı Yasa hükümlerin göre yapılan çalışmalarda, Hak Sahipleri tesbit komisyonu tarafından bu taşınmazda hak sahibi olarak belirlendiği, belirlenen rayiç bedeli ödediği halde, taşınmazın tapuda devir işleminin yapılmadığı, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece 4706 Sayılı Yasanın 3. Maddesinin Anayasa mahkemesinin 04.10.2002 gün ve 2001/382-21 sayılı kararı ile iptal edildiği, iptal edilen yasa ile yürürlükten kaldırılan 2924 Sayılı Yasanın satışa ilişkin hükümlerinin kendiliğinden uygulanır hale gelmeyeceği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gerekçesi ve hukuki boşluk nedeniyle, 2924 Sayılı Yasanın satışa ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre hak sahipleri belirlenerek rayiç bedeli tahsil edilen ancak, tapuda tescil işlemi yapılmayan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 28.11.1975 tarihinde yapılan ancak ilen edilmediği için kesinleşmeyen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılına yapılıp 08.07.1988 tarihinde ilan edilen ve dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış yada herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayıl Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1970 yılında yapılmış ve sonuçları 20.08.1970 ila 21.09.1970 tarihinde arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli parselin ilk tesisinden itibaren miktar, nitelik ve malik değişikliklerini gösteren tapu kaydı getirtilmemişse de, 4706 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesine ilişkin yasanın 3. maddesi ile getirilen "6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. ve 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerde 2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasa hükümlerinin uygulanamayacağı, bu yerler rayiç bedeli üzerinden öncelikle kullanıcısı orman köylüsüne, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde ise kullanıcılarına doğrudan satılabileceği gibi, belediyelere ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne devredilir" hükümleri Anayasa Mahkemesinin 04.10.2002 gün ve 2001/382-21 sayılı kararı ile iptal edilip, 4706 Sayılı Yasanın 3. maddesinde 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. ve 2/B maddesi hükümleri uyarınca orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2924 Sayılı Yasanın satışla ilgili hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilerek 2924 Sayılı Yasanın ilgili hükümlerinin zimmen yürürlükten kaldırıldığı, ilgili hükümleri yürürlükten kaldıran 4706 Sayılı Yasanın 3. maddesi Anayasa Mahkemesince iptal edildiğine göre Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 tarih 1997/19-665/1018 sayılı kararında da belirtildiği gibi "Bir yasa veya yasa hükmünde kararnamenin Anayasa Mahkemesince iptali karşısında, önceki yasa veya yasa hükmündeki kararnamenin yürürlükten kaldırdığı veya değiştirdiği yasanın hükümlerinin uygulanabilir hale gelmeyeceği ve kendiliğinden yürürlüğe girmeyeceği, bu konuda hukuki boşluk meydana geleceği", Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri ve hukuki boşluk nedeniyle 2924 Sayılı Yasanın satışa ilişkin hükümlerinin uygulanma olanağının kalmadığı, bu nedenle, çekişmeli taşınmazın hak sahiplerine satışının durdurulmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 11.11.2010 günü oybirliği ile karar verildi.