4. Hukuk Dairesi 2021/14668 E. , 2023/11242 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2482 E., 2020/1604 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kelkit Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2014/2 E., 2018/114 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili t
**4. Hukuk Dairesi 2021/14668 E. , 2023/11242 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2482 E., 2020/1604 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kelkit Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2014/2 E., 2018/114 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait aracın ... idaresinde iken 02.10.2012 tarihinde kaza yaptığını, aracın davalı ... şirketi nezdinde kasko sigortalı olduğunu, hasar için davalıya başvurduğunu ancak davalının poliçe genel şartlarının A.5.5. maddesi gereğince başvuruyu reddettiğini, araç sürücüsünün kazadan sonra tedavi altına alındığını, tedaviye yönelik alınan kan numunesinde 0.21 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, kanın usulüne uygun alınmadığını, Kara Taşıt Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde belirtilen durum söz konusu olması halinde meydana gelen hasarın teminat dışı olduğunun belirtildiğini, kaza yapan araç sürücüsünün 0.21 promil alkollü olduğunu, araç şoförünün alkollü olduğunu kabul etmemekle beraber araç şoförünün yasal düzenlemeler ve Yargıtay' ın yerleşik kabul edilen güvenli sürüş yeteneğini kaybettirecek miktarda alkollü olmadığını, Yargıtay içtihatlarına göre sürücünün alkollü olmasının yalnız başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmeyeceğini, kazanın salt alkolün etkisi ile oluşması gerektiğini, ispat külfetinin davalı tarafta olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 70.000,00 TL maddi tazminatın 26.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacıya ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunu, kazaya sebep olan sürücünün kaza sırasında alkollü olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin teminat dışı kalan hasarı davacıya ödememesinde hukuka aykırılık olmadığını, kazanın davacıya ait aracın sürücüsünün münhasıran alkolün etkisinde olmasından kaynaklandığını, kazaya sebebiyet verecek başka bir etkenin bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde alkollü araç kullanımı sorumluluğundan kurtulmak adına aracın dengesiz yüklendiğini ve sürücünün viraja girdiğinde yükün kaymış olabileceğini ve kamyonun dengesinin bozulması nedeniyle karşı şeride tecavüz etmiş olabileceğini belirtmiş ise de bu durumun da sigorta teminatı dışında olduğunu, kesinleşmeyen hasar dosyasında avans talebinin hukuka aykırı olduğu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aracın şoförünün alkollü olması nedeniyle, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğu , bu sebeple hasarın teminat dışı kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yol, hava şartları, kamyonun taş yüklü olması ve trafik güvenliği hususları değerlendirilmeden kusurun belirlendiğini, 0,66 promilin neye göre belirlendiğinin belli olmadığını, bilirkişi raporunda farazi yorum yapıldığını, raporda araç sürücüsünün kaza öncesinde üzüm yemiş olmasının ve kan örneği alınırken batikon kullanılmasının ve bunların alkol oranı üzerindeki etkisinin dikkate alınmadığını, 0,21 promil alkolün düşük bir oran olup kazaya sebebiyet veremeyeceğini, kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, kazanın meydana geldiği yol tek şeritli, asfalt olup, yol üzerinde sollama yasağını belirten devamlı çizgilerin olduğunun anlaşılmasına, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamındaki diğer belgelere göre kazanın olduğu yolda yol çalışması olduğuna dair bir bilginin bulunmamasına; kaza tespit tutanağı ile dosya kapsamında alınan 23.08.2016 tarihli, İTÜ 3 kişilik bilirkişi kurulu heyeti raporunun uyumlu olmasına; somut olaya konu kazanın alkollü sürücü ...'un şerit ihlali yapıp karşı şerite geçerek diğer şeritte seyreden minibüse çarpması ve çarpmanın etkisiyle önce minibüsün nehre düşmesi, akabinde de kamyonun nehirdeki minibüsün üzerine düşmesi şeklinde meydana geldiğinin, başka bir deyişle kamyon sürücüsü ...'un kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun anlaşılmasına; ATK 5. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 05.08.2013 tarihli rapora göre, kazanın meydana geldiği saat olan 13:45 ile kan numunesinin alındığı 16:45 arasında 180 dakika geçmiş olup, alkol ölçümünde çıkan 0,21 promil alkolün, kaza anında sürücü ...'un 0,66 promil alkollü olduğunu göstermesine; iş bu rapora göre kan alınması sırasında batikon adlı antiseptik kullanılmasının kanda alkol çıkmasına neden olamayacak olduğunun ve kaza öncesinde sürücünün üzüm yemesinin ya da üzüm suyu içmesinin sürücünün kanında kaza anında 0,66 promil alkol oluşmasına neden olamayacak olduğunun belirtilmesine; yine aralarında nöroloji uzmanı doktor bilirkişinin de bulunduğu 23.08.2016 tarihli heyet raporunda kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğinin belirtilmiş olmasına; her iki bilirkişi raporunun da taraf ve yargı denetimine açık, anlaşılır, yeterli ve hükme esas alınmaya elverişli olmasına göre; davacı vekilinin kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; olay tarihinde kazanın meydana geldiği yolda yol çalışmasının olduğunu, kamyonun taş yüklü olması hasebiyle denge problem yaşadığını, kamyon sürücüsünün bir anda kendisinden beklenen manevrayı yapmasının neredeyse imkansız olduğunu, her iki araç sürücüsünün de sahip olduğu görüş açısı, kaza esnasında dere yatağına yuvarlanan kamyonun minübüsün üzerine düşmesinde sürücüye kusur atfedilemeyeceğini, dere yatağının yumuşak ve kaygan bir zeminde olması sebebiyle hasarın fazlalaştığını, olumsuz yol ve hava koşulları nedeniyle kazanın meydana geldiği hususları değerlendirme konusu yapılmaksızın lafzi yorumla oluşturulan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, 0,66 promilin neye göre belirlendiğinin belli olmadığını, bilirkişi raporunda farazi yorum yapıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında zarar görmesi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri, Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.5. maddesi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre; karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.