1. Hukuk Dairesi 2010/11364 E. , 2010/12696 K. "" MAHKEMESİ : AYDIN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/07/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, öğretmen evinden gece geç saatlere kadar devam eden yüksek sesli müzik gece yarıssnadan sonra gelen salon ve mutfak toplama gürültüleri ; mutfaktan gelen ızgara ve yemek kokuları, havai fişek sesleri ve patlayıcı kokusu, bağrışlalar vs. Suretiyle gürültü ve kokulardan apartman sakinlerinin yaşamlarının olumsuz etkiilendiği…
**1. Hukuk Dairesi 2010/11364 E. , 2010/12696 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AYDIN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/07/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, öğretmen evinden gece geç saatlere kadar devam eden yüksek sesli müzik gece yarıssnadan sonra gelen salon ve mutfak toplama gürültüleri ; mutfaktan gelen ızgara ve yemek kokuları, havai fişek sesleri ve patlayıcı kokusu, bağrışlalar vs. Suretiyle gürültü ve kokulardan apartman sakinlerinin yaşamlarının olumsuz etkiilendiğini, sinir sistemlerinin bozulup, strese bağlı hastalıkların ortaya çıkdığını ileri sürerek, davalının faaliyetleri içerisinde olan düğün ve müzikli benzeri tarzda gürültü kirliliğine neden olan müzikli eğlence faaliyetlerinin yasaklanması ile mutfak kısmından gelen yemek kokularının önlenmesi için gerekli teeknik önlelmlerin alınmasını istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Davacı kat malikleri yönetim kurulunun taraf ehliyetinin bulunmadığı nediniyle dava şartı yokluğundan usulden davanın reddine dair önceden verilen kararın dairece " dava açan kişinin aynı zamanda mülkiyet sahibi olduğu gözetilerek kendi adına da dava açtığı kabul edilmek suretiyle iddia ve savunma doğrultusunda tarafların delillerinin toplanarak işin esası hakında bir karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan sonucunda iddia sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. “Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Nevarki, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve soruşturmanın hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Bilindiği üzere; çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyet: geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevlerde yükleyen bir ayni haktır. Medeni Kanunun 683. maddesinde "Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir." hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlü kılan aynı kanunun 737. maddesi, komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklemiştir.