Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9081 E. , 2024/1009 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9081 Karar No : 2024/1009 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9081 E. , 2024/1009 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9081 Karar No : 2024/1009 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Antalya ili, Manavgat ilçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2. maddesi uyarınca "Korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu, sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak'' fiilini işlediğinden bahisle "24 ay uzun süreli durdurma cezası'' ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle "10 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla (sehven 10 ay uzun süreli durdurma cezası olarak yazılmıştır.) cezalandırılmasına, ancak öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan, 657 sayılı Kanun'un 125/5. maddesi gereğince brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine ilişkin Antalya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; hakkında arama kaydı bulunan şüpheli şahsın yakalanarak Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ifadesinin alınması için intikal ettirildiği, işlemleri devam ederken Cumhuriyet Savcısının davacıyı ile diğer ekip arkadaşını odasına çağırdığı ve adliyede bulunan zabıt katibine ‘şahsa sahip çık’ diyerek odadan çıktıkları sırada boşluktan yararlanan şüphelinin kaçtığı, davacı ve diğer polis memurunun şahsı beklemesi gerekirken yeterli tedbiri almayarak ihmal göstermeleri sonucunda şüpheli şahsın kaçmasına neden oldukları anlaşıldığından, sübuta eren eylemi nedeniyle verilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Tüzüğün dayanağı olan Kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle dava konusu işlemin de yasal dayanağının kalmadığı, olayla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, savcının kendisini odasına çağırdığı sırada şahsın kaçtığı, kasti veya ihmali herhangi bir davranışı bulunmadığı, verilen cezanın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz istemin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davacı hakkında isnad olunan fiil sübuta ermediğinden temyiz istemi kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Antalya ili, Manavgat ilçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2. ve 15. maddeleri uyarınca "10 ay kısa süreli durdurma cezası" (sehven 10 ay uzun süreli durdurma cezası olarak yazılmıştır.) ile cezalandırılmasına, ancak öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan, 657 sayılı Kanun'un 125/5. maddesi gereğince brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine ilişkin Antalya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2. maddesinde, "Korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiilinin 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği hükme bağlanmış; 15. maddesinde ise, kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısının uygulanabileceği öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak, bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir. Dava konusu disiplin cezasının dayanağı olan soruşturma raporu ile ekinde yer alan ifadeler incelendiğinde; hakkında arama kaydı bulunan ve 08/08/2014 günü yakalanan şahsın Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığında işlemlerinin devam ettiği sırada grup değişimi yapılarak davacı ile ekip arkadaşının, önceki ekipten görevi devraldığı, şüpheli şahsın ifadesini alan Cumhuriyet Savcısının; davacı ile ekip arkadaşını odasına çağırdığı ve bu esnada şüpheliyi Adliyede görevli zabıt katibi İ.Ö.'ye emanet ederek "Şahsa göz kulak ol" dediği, davacı ile diğer polis memurunun savcılık soruşturma kalemi odasından çıktıktan sonra Cumhuriyet Savcısının odasındayken şahsın boşluktan yararlanarak kaçtığı anlaşılmıştır. Bu durumda, bizzat Cumhuriyet Savcısının talimatıyla şüpheli şahsın zabıt katibi uyarılarak gözetimine bırakılması, davacı ile ekip arkadaşının odaya çağrılması ve bu sırada şahsın kaçması karşısında, olayda davacıya yüklenebilecek bir kusurun bulunmayıp, isnat olunan fiilin sübuta ermediği sonucuna varıldığından, dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık aksi yöndeki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/02/2024 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2. maddesinde, "Korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiilinin 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği hüküm altına alınmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendinde "Muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiili, "20 ay uzun süreli durdurma" cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Olayda, Cumhuriyet Savcısının; davacı ile birlikte görevli olduğu ekip arkadaşını odasına çağırdığı ve şüpheli şahsı zabıt katibi İ.Ö.'yü uyararak gözetimine bıraktığı görülmekle birlikte, davacının Cumhuriyet Savcısı tarafından odasına çağrılmış olsa da, bir polis memuru olarak yetki ve sorumluluk açısından değerlendirildiğinde Adliyede şüpheli sıfatıyla işlemleri süren şahsın kaçmasına engel olacak gerekli tedbir ve önlemleri almadan zabıt katibinin yanında bırakmaması gerektiği, muhafaza altındaki şüpheli şahsın kaçmasında kusurlu davrandığı ve ihmalinin bulunduğu, dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2 maddesinde düzenlenen fiili işlediğinin sabit olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin belirlenmesi gerekmektedir. Ceza hukuku kökenli bir ilke olan ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezasıyla cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Uyuşmazlıkta, davacının sabit olan fiili karşılığında Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2. maddesinde düzenlenen disiplin cezası, 08/03/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-c-2 maddesinde belirtilen disiplin cezası ile karşılaştırıldığında, 7068 sayılı Kanunla davacı lehine bir düzenleme getirildiği görüldüğünden, İdare Mahkemesince, davacı lehinde olan düzenleme dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle, bozma kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.