(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/16828 E. , 2008/1263 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 5.4.2001 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil veya tazminat istenmesi üzerine bozma ilamınada uyularak yapılan duruşma sonunda; tazminat isteminin kabulüne dair verilen 18.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalılardan ... vd. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğ…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/16828 E. , 2008/1263 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 5.4.2001 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil veya tazminat istenmesi üzerine bozma ilamınada uyularak yapılan duruşma sonunda; tazminat isteminin kabulüne dair verilen 18.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalılardan ... vd. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise satış vaadine konu taşınmaz bedeli olan 70,000,00 YTL.nin tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece davacıların mülkiyet aktarımı istemlerinin reddine, tazminat isteminin kısmen kabulü ile 3.638.80 YTL.nin faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Hükmü davacılar ile davalılardan ... Varlı mirasçıları temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında değinildiği biçimde araştırma ve inceleme yapılmış olmasına göre davalı ... Varlı mirasçılarının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 2- Borçlar Kanununda bir tanımı olmasa da ifa, borç ilişkisinde borçlunun yüklendiği edimini sözleşme ve yasanın belirlediği çerçevede yerine getirmesi demektir. İfanın konusu borçlunun edimidir. Kural olarak da, borçlunun borçlanılan edimi ifa etmesi asıldır. Borçlunun borçtan kurtulması ancak bu şekilde mümkün olur. Yine kural olarak, borcun ifa edilmemesi halinde borçlu kusurlu sayılır. Borçlar Kanununun 96.maddesi gereğince de kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat edemeyen borçlu ademi ifadan dolayı alacaklının zararını tazmine mecburdur. Satış vaadi borçlusunun alacaklıya ödemesi gereken tazminatın esasını da borçlunun taahhüdünü ihlal etmesi teşkil eder. Kısaca söylemek gerekirse, borçlu borcunu kısmen veya tamamen ifa etmemişse alacaklının zararlarını tazminle sorumludur. Borçlunun taahhüdü genellikle bir akte dayandığından ödemesi gereken tazminata akdi tazminat, borçlunun sorumluluğuna da akti sorumluluk denilir. Somut olayda; davacılar, biçimine uygun düzenlenen 5.12.1977 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanmış, ancak satış vaadine konu pay, vaad borçlusu tarafından tapuda mahkemece iyiniyetli oldukları kabul edilen kişilere temlik edildiğinden taahhüt işlemi sonuç doğurmamıştır. Burada borçlunun akdi sorumluluğu söz konusu olduğundan, Borçlar Kanununun 96.maddesi hükmünce tazminat ödemesi gerektiği açıktır.