Başvuru, tam yargı davasında hakkaniyete aykırı karar verilmesi ve yargılama sonucunda idare lehine yüksek vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tam yargı davasında hakkaniyete aykırı karar verilmesi ve yargılama sonucunda idare lehine yüksek vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/4/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş verilmesine gerek görülmediğini bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, zorunlu askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 19/3/2012 tarihinde atış nişangâhlarının dikilmesi görevi sırasında daha önceden atılıp toprak altında kalan tüfek bombasının patlaması sonucunda yaralanmış ve tek gözünü kaybetmiştir. Tedavi altına alınan başvurucu, tam olarak iyileşememiş; Ankara Gülhane Askerî Tıp Akademisinin (GATA) 6/5/2013 tarihli ve 5643 sayılı raporu ile "H5 Orbitanınpenetran yaralanması sonrasında kalmış (eski) yabancı cisim (sol göz penetran yaralanma+ primer sütürasyon+ keratoprotezli pars plana vitrektomi+ lensektomi+ endolzer + 5000 cs silikon enjeksiyonu+ tektonik keratoplasti ameliyatlısı+ afak opere) (6/D/1, 6/D/4, 9/D/5) tanısıyla askerliğe elverişli değildir" kararı verilmesi üzerine 2/10/2013 tarihinde terhis edilmiştir. Başvurucuya Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) 1/6/2013 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığı bağlanmıştır. Ayrıca yine SGK tarafından 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun ek maddesi uyarınca ek ödeme de yapılmıştır. Başvurucu, olay nedeniyle uğradığı zararların tazmini talebiyle 14/4/2014 tarihinde Millî Savunma Bakanlığına başvurmuş; başvurunun zımnen reddi üzerine 17/6/2014 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) 000 TL maddi ve 000 TL manevi tazminat ödenmesi istemiyle tam yargı davası açmıştır. AYİM İkinci Dairesi (Daire), başvurucunun uğradığı zararların kusursuz sorumluluk ilkesine göre karşılanması gerektiği yönündeki sonuç ve kanaatine istinaden başvurucunun maddi zararının hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar vermiştir. 15/6/2015 tarihli bilirkişi raporunda, başvurucunun %33 çalışma gücü kaybı oranı karşılığı toplam maddi zararının sadece maddi yararlarla ve 222 TL fazlasıyla karşılandığı, kendisine ayrıca 150 TL nakdi tazminat yararı sağlandığı belirtilmiştir. Başvurucu, her ne kadar askerlik öncesi ailesine yardım ve okul harçlığını biriktirmek için asgari ücretli bir işte çalışmışsa da ömrü boyunca asgari ücretle çalışacağı farzedilerek rapor tanzim edilmesinin soyut bir kabulden ibaret olduğunu ve hayatın gerçekleriyle ilgisinin bulunmadığını belirterek bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Daire 16/9/2015 tarihinde oyçokluğuyla verdiği kararla başvurucunun bilirkişi raporuna yaptığı itirazı kabul etmemiş ve söz konusu rapor uyarınca başvurucunun maddi zararının fazlasıyla karşılandığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, takdiren ve sağlanan nakdi tazminat yararı dikkate alınarak 000 TL manevi tazminata hükmetmiş; fazlaya ilişkin talebi ise reddetmiştir. Kararın gerekçesinde; 5434 sayılı Kanun'un ek maddesi uyarınca yapılan ek ödemenin 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun maddesi uyarınca ifa amacı taşıyan bir ödeme olduğu, tazminat miktarı belirlenirken bu ödemenin toplam tazminat hesabından düşülmesi gerektiği belirtilmiş ve bu değerlendirmeden hareketle başvurucu yönünden bir yarar unsuru olarak kabul edilen söz konusu ödeme de zarar miktarından indirilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Daire ayrıca 2/11/2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (659 sayılı KHK) uyarınca reddedilen tazminat miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca 040 TL vekâlet ücretinin başvurucudan alınarak davalı idareye ödenmesine karar vermiştir. Karşıoy gerekçesinde ise davacıya 5434 sayılı Kanun'un ek maddesi kapsamında yapılan tütün ikramiyesi ödemesinin vazife malullüğü aylığı gibi hesaplanacak maddi tazminat miktarından mahsup edilmemesi ve bu husus gözetilerek maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi aynı Dairenin 16/3/2016 tarihli ilamı ile reddedilmiştir. Nihai karar 4/4/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 20/4/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 6098 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır." 5434 sayılı Kanun'un ek maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi, 2330 sayılı Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malullüğü aylığı üzerinden aylık bağlananlara, bu madde uyarınca ek ödeme verilir.Hak sahiplerine, yukarıda yazılı durumlar sebebiyle, sosyal güvenlik kurumlarınca aylık bağlanmasına esas olan tarihten geçerli olmak üzere müracaat tarihini izleyen yılın en geç ilk üç ayı içinde T. Emekli Sandığı tarafından ek ödeme yapılır. Ay farkları yıllık miktarın onikiye bölünmesi suretiyle hesaplanır..." 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen ve 30/4/2013 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren cümle şöyledir:"Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." 659 sayılı KHK'nın “Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “ Tahkim usulüne tabi olanlar dâhil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekâlet ücreti takdir edilir.”