8. Ceza Dairesi 2024/1585 E. , 2024/4578 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2439 E., 2023/3083 K. SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı …
**8. Ceza Dairesi 2024/1585 E. , 2024/4578 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2439 E., 2023/3083 K. SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2020 tarihli iddianamesi ile; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanıklar Aydın ve Emircan'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları; sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2023 tarihli ve 2022/380 Esas, 2023/339 Karar sayılı kararı ile; 1.Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (e) bendi uyarınca beraatine, 2. Sanıklar Emircan ve Gürkan'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. C. 1. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.11.2023 tarihli, 2023/2439 Esas ve 2023/3083 Karar sayılı kararı ile, sanıklar Emircan ve Gürkan hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik istinaf başvurularının reddine, 2. Sanık ... hakkındaki beraat kararına yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; soruşturmanın ...'ın uyuşturucu madde ticareti yaptığı ihbarı ile başladığı, ... ve ...'ın tüm aşamalarda uyuşturucu maddeyi ...'dan aldıklarını beyan ettikleri, ... ve ...'ın bu beyanları ile fiziki takip tutanağı ve yakalama tutanağının uyumlu olduğu, ...'ın telefonununda uyuşturucu madde ticaretine ilişkin yazışmaların tespit edildiği anlaşılmakla, ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; kişinin üzerinden hassas terazi çıkmış olmasının bu kişinin uyuşturucu ticareti yaptığına tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğine, bunun yanında Yargıtay içtihatlarıyla ortaya konmuş olan diğer kriterlerin de mevcut olması gerektiğine, ayrıca uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla bulundurma suçunu işleyen kişilerin de yanlarında hassas terazi bulundurduklarına, dosyada; müvekkili... için, diğer sanık ...'ın yanında olması dışında dosyada bir delil bulunmadığına, müvekkilinin uyuşturucu kullandığının Adli Tıp raporunda tespit edildiğine, müvekkilinin yapılan üst aramasında üzerinde 150,00 TL para çıktığına, çıkan paranın günümüz şartlarında çok küçük bir meblağ olup, uyuşturucu satan bir kişinin üzerinden çıkacak bir miktar olmadığına, evinde ve üzerinde yapılan aramada uyuşturucuya rastlanılmadığına, üzerinde çıkan hassas terazideki uyuşturucunun cins olarak birlikte hareket ettikleri şüphesi doğuran Gürkan’da ele geçirilen uyuşturucu cinsinden olmadığına, içmiş olduğu ve kanında çıkan uyuşturucu ile uyumlu olduğuna, mahkemece müvekkiline verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldığına, müvekkilinde hiçbir şekilde uyuşturucu madde ele geçmemesine rağmen bu artırımın yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkin, 3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin kanuni ve Yargıtay kriterlerinden neredeyse tamamı bulunan sanık ...'a verilen beraat kararına rağmen üzerinde kendisine yeter miktarda ve satışa hazır halde olmayan madde bulunan müvekkili hakkında ceza verilmiş olmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğine, müvekkilden ele geçen maddenin diğer sanık ...'a ait terazi üzerinde tespit edilen maddelerden farklı maddeler olduğuna, müvekkili ile diğer sanık ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde olduklarına ilişkin mahkeme kararının hatalı ve hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin hayatın olağan akışına uygun olacak şekilde kullanıcı olduğu için satan kişinin evine giderek uyuşturucu madde temin ettiğine, müvekkilinde ele geçen maddenin satışa hazır halde olmayıp bir bütün halde olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin atılı suçu işlediği kabul olunsa dahi müvekkili hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, müvekkili açısından dosyada müvekkilinin uyuşturucu madde ticareti yaptığını gösteren hiçbir delil bulunmadığın, müvekkilinin, kullanım sınırları içerisinde bulunan ve testlerinde de rastlanan maddeye bağımlı olup sadece kullanıcı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptıkları iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede; Sanık ...'ın ikametinde yapılan aramada kişisel kullanım sınırında ve çeşitlilik içermeyen uyuşturucu madde ile hassas terazi ele geçirilmesi, sanığın aşamalardaki istikrarlı beyanlarında kendisinin uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu beyan ettiği, vücudundan alınan örnekler üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda da, sanığın uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiğinin belirtildiği dikkate alındığında, sanık hakkında ikametinde ele geçen hassas tartıyı ticari amaçla bulundurduğuna dair, diğer sanıkların atfı cürüm niteliğindeki soyut ve çelişkili beyanları dışında somut bir delil bulunmadığı, sanığın telefonunda uyuşturucu maddeye ilişkin olduğu değerlendirilen fotoğrafların ele geçirilmiş olması hususunun da, ilgili maddenin niteliğinin ve ne amaçla fotoğraflandığının tespiti mümkün olmadığından, sanık aleyhine somut suç delili olarak kabulünün mümkün olmadığı, eylemin uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturabileceği, ancak bu suça ilişkin olarak da soruşturma aşamasında tefrik kararı verilerek ayrı bir soruşturma yürütüldüğü anlaşılmış, tüm bu sebeplerle sanık hakkında üzerlerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılması için yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. Sanıklar ... ve ... yönünden yapılan değerlendirmede; Sanık ...'dan 19,27 sentetik kannabinoid ele geçirilmesi, sanık ...'da hassas terazi ele geçirilmesi, hassas terazide uyuşturucu madde kalıntısı olduğunun tespit edilmesi, uyuşturucu ticareti yapıldığı kabul edilen mesajlaşmaların sanık ...'ın telefonundan yapılmış olması, sanık ...'ın kendi telefonundan yapılan mesajlaşmalardan haberinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun kabul edildiği, sanıkların olay yerine birlikte gitmeleri, söz konusu uyuşturucudan sanıklardan birinin haberi olup, diğerinin haberinin olmamasının mümkün olmayacağı bu sebeplerle tüm sanıkların birbirlerini suçlayıcı ve kendileri açısından suçtan kurtulmaya ve inkara yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek, özellikle ele geçen uyuşturucu madde çeşitlerinin aynı olması dikkate alınarak, olay günü sanık ... ile sanık ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde sanık ...'ın ikametine giderek sanık ...'a uyuşturucu madde verdiklerinin kabul edildiği, bu sebeplerle sanıklar ... ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü a) Sanık ... hakkında verilen beraat kararı yönünden yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine, b) Sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet kararı yönünden yapılan istinaf başvurularının incelenmesinde; -Adli emanetinin 2022/908 ve 2022/909 sırasına kayıtlı paraların, uyuşturucu madde ticaretinden ele geçirildiğine dair herhangi bir delil veya somut olgu bulunmaması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen koşullar oluşmadığından, müsaderesi isteminin reddi ile emanete kayıtlı paranın sahiplerine iadesine karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi, -5271 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi gereğince biyolojik örneklerde uyuşturucu ve uyarıcı madde bulunup bulunmadığına dair analiz nedeni ile yapılan 1.300,00 TL Adli Tıp Kurumu giderinin uyuşturucu kullanma suçuna ilişkin dosyada hükme bağlanması gerekirken, Adli Tıp Kurumu giderinin bu dosya yönünden yargılama gideri olarak değerlendirilip sanıklardan eşit oranda tahsili ile hazineye irad kaydına şeklinde karar verilmesi, Hukuka aykırı olup; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılıklar, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğundan, Hükmün (E) bendinin 5. ve 6. paragrafının hükümden çıkartılarak yerine gelecek şekilde, "-Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2022/909 sırasında kayıtlı; bulgu poşeti içerisinde yer alan bankada saklanmak üzere gönderilen sanık ... isimli şahsın üst aramasında ele geçirilen paraların karar kesinleştiğinde sahibine iadesine, -Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı Adli emanetinin 2022/908 sırasında kayıtlı; bulgu poşeti içerisinde yer alan sanık ... isimli şahsın üst aramasında ele geçirilen paraların karar kesinleştiğinde sahibine iadesine, " ibarelerinin eklenmesine, Hükmün (F) bendinin hükümden çıkartılarak yerine gelecek şekilde; "Beraatine karar verilen sanık ... hakkında yapılan 2 adet tebligat gideri 20,00 TL yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına, mahkumiyetine karar verilen sanıklar ... ve ... hakkında mahkumiyete konu suç yönünden yapılan 8 adet tebligat gideri 112,00 TL yargılama giderinin 5271 sayılı Kanun'un 325 inci maddesinin birinci fıkrasına göre sanıklardan eşit oranda tahsili ile "HAZİNEYE İRAD KAYDINA," ibarelerinin eklenmesine, Hükmün diğer kısımları aynen bırakılmak suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hüküm nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A) Sanıklar ... ve ... yönünden yapılan değerlendirmede; Sanık savunmaları, 23.08.2022 tarihli para tespit tutanakları, ikamet arama, el koyma ve yakalama tutanakları, aynı tarihli ön inceleme ve tartım tutanağı, aynı tarihli ön inceleme tartı vezin tutanağı, aynı tarihli araç, üst arama ve yakalama tutanağı, 22.08.2022 tarihli araştırma, olay ve Cumhuriyet savcısı ile görüşme tutanağı, 06.09.2022 tarihli uzmanlık raporu, 22.09.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler usul ve kanuna uygun bulunarak hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B) Sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede; Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde istihbari bilgi edinilmesi üzerine soruşturmanın başladığı, ikametinde yapılan aramada 0.11 gr sentetik kannabinoid, hassas terazi ve rulo halinde alüminyum folyo ele geçirildiği, ele geçen hassas terazide uyuşturucu madde kalıntısına rastlandığı, sanığın telefonunda "Japon" olarak kayıtlı şahıs ile uyuşturucu satışına dair yazışmalar yaptığının tespit edildiği, telefonunda uyuşturucu madde fotoğraflarının bulunduğu, diğer sanıkların da uyuşturucu maddeyi sanık ...'dan aldıklarını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında; sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan mahkumiyeti yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1) Sanıklar ... ve ... yönünden yapılan değerlendirmede; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.11.2023 tarihli ve 2023/2439 Esas, 2023/3083 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2) Sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.11.2023 tarihli ve 2023/2439 Esas, 2023/3083 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendi uyarınca Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi. ...