11. Hukuk Dairesi 2024/4946 E. , 2025/3303 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/744 Esas, 2024/1062 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/178 E., 2021/3 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetk…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4946 E. , 2025/3303 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/744 Esas, 2024/1062 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/178 E., 2021/3 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ticaret unvanı ve tanınmış markası olan “Eczacıbaşı” ibareli muhtelif markalarının bulunduğunu, davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusuna itirazlarının TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, ancak dava konusu markanın müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ileri sürerek 2018-M-1079 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde 2014/76288 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevep dilekçesinde; eczacı ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, ayırt ediciliği düşük unsurlardaki ortaklık karşısında diğer bileşenlere yönelmek gerektiğini, taraf markalarının tertip tarzının, yazım stillerinin, ihtiva ettikleri farklı şekillerin ve renk unsurlarının markalar arasında karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket temsilcisi cevap dilekçesinde; markalar arasında herhangi bir benzerliğin, karıştırmanın söz konusu olmadığını, YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığını, eczacı ibaresinin bir meslek adı olduğunu, toplumda sağlık faaliyeti yürüten bir meslek grubunun isminin kullanılmasından yoksun bırakılmanın hukuka ve hakkaniyete aykırılık taşıyacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 03. ve 35. sınıflardaki tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, bu emtia grubunun ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği, "ECZACIBAŞI" esas unsurlu davacı markaları ile "..." ibareli davalı şirket marka başvurusunun mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) nın 8/1-(b) hükmü anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olduğu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının "ECZACIBAŞI" markasının "ilaç ve kimyasal ürünler" sektöründe tanınmış marka olduğu, somut olayda markaların emtia listeleri çekişmeli mal ve hizmetlerin tamamı bakımından aynı/aynı tür ve benzer mal ve hizmetlerden oluştuğundan bu durumun iltibas tehlikesini artıracağı, ancak 556 sayılı KHK'nın 8/4 hükmünün somut olaya tatbikine gerek olmadığı, davalı ... başvurusunun kötü niyetle yapıldığına dair delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "ECZACIBAŞI" asıl unsurlu markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi bulunduğu, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "ECZACIBAŞI" ibaresi ile benzer nitelikteki "ECZACIOĞLU" ibaresinin, dava konusu başvuruda asli unsur olarak kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen "Rosmarin" ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, davacı markalarının tanınmışlığının da iltibas ihtimalini artıran bir unsur olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK Kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.