TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/05/2025 NUMARASI : 2025/215 Esas 2025/354 Karar DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 13/03/2025 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025 Zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle talebin reddine yönelik ola…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1560 Esas 2025/1518 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1560 KARAR NO : 2025/1518 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/05/2025 NUMARASI : 2025/215 Esas 2025/354 Karar DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 13/03/2025 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025 Zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle talebin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı talep edenler vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP Talep edenler vekili dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin dava dışı ... ve ... tarafından müvekkilleri ... ve ...'nın kandırılarak kurulduğunu, durumun anlaşılması üzerine bu kişilere vekaletname ile verdikleri yetkilerden azlettiklerini, şirketin on üç yıldır ticari faaliyeti bulunmadığını, vergi terkin işlemi yapıldığını, Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/257 esas sayılı dosyasında sanık olan ... ve ...'nın davacı şirketi kurdurduklarının ve dolandırıcılıktan mahkumiyet kararı verildiğini iddia ederek dolandırılan müvekkillerinin iradesi dışında sebeplerle ellerinden çıkan şirket defter ve kayıtlarının zayi olduğuna karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı şirket yönünden, şirketin dava dışı kişilerin dolandırıcılık kastı ile kurdurulduğu iddiası ile tüm defter ve kayıtların zayi olduğunun tespiti amacıyla eldeki dava açılmış ise de, davacının tacir olup ticari defter ve kayıtlarının korunmasında özen yükümlülüğünün bulunduğu, zayi belgesi verilmesine ilişkin hallerin TTK'nun 82/7 maddesinde tahdidi olarak sayıldığı, bununla birlikte tacirin bu maddeden yararlanabilmesi için, somut olayın özelliği de gözetilerek hem defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve özenin gösterilmiş olması hem de ziyaa uğramanın onun iradesinin dışında meydana gelmiş olması gerektiği (Ankara BAM 21. HD 2021/1967 esas 2021/1673 karar sayılı ilamı), öncelikle davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının belirlenmesi gerektiği, dava dışı vekillerin dolandırıcılık kastının öğrenilerek 02/05/2012 tarihinde azledildikleri, ceza mahkumiyet kararının ise 16/12/2024 tarihli olduğu, eldeki davanın ise 13/03/2025 tarihinde açılmasına göre yasal otuz günlük süreden sonra açıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Talep edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin dava dışı ... ve ... tarafından müvekkilleri ... ve ...'nın kandırılarak kurulduğunu, durumun anlaşılması üzerine bu kişilere vekaletname ile verdikleri yetkilerden azlettiklerini, şirketin on üç yıldır ticari faaliyeti bulunmadığını, vergi terkin işlemi yapıldığını, Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/257 esas sayılı dosyasında sanık olan ... ve ...'nın davacı şirketi kurdurduklarının ve dolandırıcılıktan mahkumiyet kararı verildiğini, dava konusu defterlerin şirketin iradesi dışında elinden çıktığını, zayi koşullarının oluştuğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep, ticari şirket defter ve kayıtlarının zayi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir. Somut olaya gelince; talep eden tarafından şirketin defter ve kayıtlarının iradesi dışında elinden çıktığı iddiasıyla zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin işbu dava açılmıştır. Tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup, bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir. Somut olayda ise, talep eden şirketin davaya konu defterlerinin rızası dışında elinden çıkması hukuki sebebine dayanmış olup, bu hal zayi olarak nitelendirilemeyeceği gibi dava dışı vekillerin dolandırıcılık kastının öğrenilerek 02/05/2012 tarihinde azledildikleri, ceza mahkumiyet kararının ise 16/12/2024 tarihli olduğu, eldeki davanın ise 13/03/2025 tarihinde açıldığı da anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 15/10/2007 tarih 2006/9938 esas 2007/12819 karar, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 03/12/2014 tarih 2014/13593 esas 2014/18941 karar sayılı emsal içtihatları). Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin talebin reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Talep edenlerden alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Talep eden davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme HMK'nın 362/(1).ç maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 05/12/2025 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...