(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/2869 E. , 2009/10092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı,davalı işveren nezdinde 1.7.1981-21.8.1981 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan son
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/2869 E. , 2009/10092 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı,davalı işveren nezdinde 1.7.1981-21.8.1981 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı, davalı işverene ait işyerinde 01.07.1981-21.08.1981 tarihleri arasında kesintisiz olarak 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı çalıştığının tesbitini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç yanlış değerlendirmeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır. [adres satırı maskelendi] Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Somut olaya gelince; davalı işverence tesbiti talep edilen döneme ilişkin bordroların davalı Kuruma verilmemiş olması, mahkemece yaptırılan komşu işyeri tanığı araştırmasının işyeri adresinde yapılması gerekirken, davalı işverenin ikamet adresinde araştırma yapılması ve komşu işyeri tanığı tesbit edilememesi karşısında, dinlenen davacı tanığı ...’ın işyerinin bulunduğu sokak ile aynı sokakta ikamet ediyor olması dolayısıyla komşu işyeri tanığı olması ve davacının tesbitini talep ettiği sürelerde davalı işveren yanında fiili çalışmasını doğrulaması,ayrıca dinlenen diğer davacı tanığının da fiili çalışmayı doğrulaması dikkate alındığında mahkemece davanın kabulü yerine varsayıma dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yapılacak iş; davacının davalı işverene ait işyerinde 01.07.1981-21.08.1981 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı çalıştığının tesbitine karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine , 29.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.