11. Hukuk Dairesi 2022/4781 E. , 2023/3815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/110 Esas, 2022/375 Karar HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkeme tarafından Daire ilamına karşı direnilmiştir. Direnme kararının davacı vekili tarafından temyizi üz
**11. Hukuk Dairesi 2022/4781 E. , 2023/3815 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/110 Esas, 2022/375 Karar HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkeme tarafından Daire ilamına karşı direnilmiştir. Direnme kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.11.2021 tarihli ve 2017/(19) Esas 2021/1513 Karar sayılı ilâmı ile direnme kararı bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından keşide edilen 30.11.2011 keşide tarihli 10.000,00 TL ve 30.12.2011 keşide tarihli 10.000,00 TL bedelli çeklerin 24.12.2010 tarihinde müşterisi olan dava dışı Biltekin Halı Mefruşat Tic. Ltd. Şti.’nin işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu çalındığını, çalınan çekler hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapıldığını ve çeklerin ibrazı hâlinde el konulmasına karar verildiğini, Biltekin Halı Mefruşat Tic. Ltd. Şti. tarafından çek iptali davası açıldığını, Mahkemece ödeme yasağı kararı verildiğini, aynı Mahkemece 12.07.2011 tarihinde verilen kararla, içlerinde dava konusu çeklerin de bulunduğu 18 adet çeke ilişkin iptal kararı verildiğini, iptal kararı üzerine 13.07.2011 tarihinde çeklerin bedelinin Biltekin Halı Mefruşat Tic. Ltd. Şti’ye ödendiğini, sonrasında davalı banka tarafından bu çeklerle ilgili Biltekin Halı Mefruşat Tic. Ltd. Şti ve müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, çeklerin arka yüzünde bulunan Biltekin Halı Mefruşat Tic. Ltd. Şti.’ye ait olduğu iddia edilen kaşenin sahte olduğunu, imzanın da bu şirket yetkilisine ait olmadığını, ciro silsilesinin kopuk olduğunu, anılan şirket tarafından icra takibine itiraz edildiğini, imzaya itirazın Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 27.09.2012 tarih, 2012/527 E., ve 2012/873 K. sayılı kararı ile kabul edildiğini, davalı bankanın söz konusu çeklerle ilgili el koyma ve ödeme yasağı kararı bulunmasına rağmen çekleri kredi borçlusundan ciro yolu ile teslim alarak icra takibine geçtiğini ileri sürerek icra takibine konu çekler nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı kredi borçlusunun kredi borcuna mahsuben çekleri müvekkiline verdiğini, ciro ile devredilen çeklerin icra takibine konulduğunu, davacının çek iptali kararının tarafı olmadığını ayrıca söz konusu davanın hasımsız olarak açıldığını ve kararın tarafı olmayan müvekkili bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, çekle ilgili ödeme yasağı kararının bulunmasının icra takibine engel olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 19.03.2014 tarih, 2013/59 E., ve 2014/130 K. sayılı kararıyla; çeklerin bedelinin ödenmiş olması nedeniyle karşılıksız kaldığının çekleri elinde bulunduran iyi niyetli hamillere karşı ileri sürülemeyeceği, davalı bankanın çekleri iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin kanıtlanması gerektiği, çeklerin bedelinin ödendiği yolundaki beyanın, davalı bankanın bu hususu bilerek çekleri iktisap ettiğini kanıtlamaya yeterli olmadığı, çeklerdeki imzanın sahte olduğu hususunu Biltekin Halı Mefruşat Tic. Ltd. Şti.’nin bankaya karşı ileri sürebileceği, davalı bankanın çekleri iktisap ederken davacının zararına hareket ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 25.11.2015 tarih, 2015/3780 E., ve 2015/15622 K. sayılı ilamı ile“…Dava, borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkindir. Dava konusu çekte davacı keşideci, davalı ise son hamildir. Lehdar olan Biltekin Halı Mefruşat Tic. ve San. Ltd. Şti. elinde iken söz konusu çekler zayi olmuş, lehdar tarafından mahkemeye başvurularak zayi kararı alınmıştır. Zayi kararını alan lehdar, keşideciye başvurarak alacağını tahsil etmiştir. Keşideci zayi kararına istinaden yapmış olduğu iyi niyetli ödeme nedeni ile borçtan kurtulur. Bu nedenle mahkemece davanın kabulü gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir,…” gerekçesiyle bozulmuştur. Davalı vekilinin karar düzeltme istemi Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 15.11.2016 tarih, 2016/3561 E., ve 2016/14788 K. sayılı ilamı ile reddedilmiştir. C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 17.03.2017 tarih, 2017/39 E. ve 2017/191 K. sayılı kararıyla; önceki karar gerekçesi yanında, imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca imzasını inkâr etmeyen keşidecinin, lehtarın imzasının sahte olduğu iddiasına dayalı olarak sorumluluktan kurtulamayacağı, lehtara karşı ödeme yapılmış olmasının keşideci ile lehtar arasındaki kişisel ilişki niteliğinde olup, bu nitelikteki şahsi def’îlerin ciro yolu ile çeke hamil olan kişiye karşı ileri sürülebilmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 818 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi göndermesiyle 6102 sayılı Kanun’un 687 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olmasının kanıtlanması koşuluna bağlı olduğu, bankanın da çekleri iktisap ederken davacının zararına hareket ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir. D.Dairemizin İnceleme Kararı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. E.Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.11.2021 tarih, 2017/(19) E. ve 2021/1513 K. sayılı ilâmı Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 27.09.2012 tarihli kararı ile her iki çekteki lehtarın cirosunun sahte olduğu anlaşıldığına göre, 6102 sayılı Kanun'un 684 ve 788 inci maddeleri uyarınca geçerli bir ciro bulunmadığından çek üzerinde bulunan hakkın çekte ciranta olarak görünen ...’a devrinin gerçekleşmediği böylece çek üzerinde hakkı olmayan ...’un yaptığı ciro ile de çekteki hakkın çeki elinde bulunduran bankaya geçmediği, bu durumda davalı bankanın, 6102 sayılı Kanun'un 790 ıncı maddesine göre yetkili hamil olduğunu birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edemediği, bir başka anlatımla lehtar cirosunun sahteliği ile ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığından ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye başvurma hakkı bulunmadığı, davalı bankanın, çeklerdeki lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle çeklerdeki hakkın geçerli ve birbirine bağlı ciro zinciri ile hak sahibi olduğunu ispat edemediğinden ve keşideciye başvuru hakkı bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile direnme kararı bozulmuştur. F.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda çeki elinde bulunduran davalı banka, çeklerdeki lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle çeklerdeki hakkın geçerli ve birbirine bağlı ciro zinciri ile hak sahibi olduğunu ispat edemediğinden ve keşideciye başvuru hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu çekler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca imzasını inkâr etmeyen keşidecinin, lehtarın imzasının sahte olduğu iddiasına dayalı olarak sorumluluktan kurtulamayacağını, lehtara karşı ödeme yapılmış olmasının keşideci ile lehtar arasındaki kişisel ilişki niteliğinde olduğunu, bu nitelikteki şahsi def’îlerin ciro yolu ile çeke hamil olan kişiye karşı ileri sürülebilmesinin ancak hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olmasının kanıtlanması koşuluna bağlı olduğunu, temlik eden bankanın da çekleri iktisap ederken davacının zararına hareket ettiğinin kanıtlanamadığını, Mahkemenin bu hususları göz ardı ederek davanın kabulüne karar vermesi Kanuna, hakkaniyete ve yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. F. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.