11. Hukuk Dairesi 2012/18079 E. , 2013/15429 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Hendek Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/04/2012 tarih ve 1999/243-2012/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2012/18079 E. , 2013/15429 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Hendek Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/04/2012 tarih ve 1999/243-2012/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirket ortakları olduğunu, davalı şirketin 7.05.1999 tarihli olağan genel kurul toplatısında bilanço ve kar zarar hesaplarının görüşülerek onaylandığını, müvekkillerinin bu toplantıda alınan kararların hakim ortakların usulsüz işlemleri bulunduğu bilançonun gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle iptali için açtıkları davanın derdest olduğunu, buna rağmen 30.07.1999 tarihinde sermaye arttırımı için olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığı ve sermaye arttırım kararı alındığı, bilanço kesinleşmeden sermaye arttırım kararı alınamayacağını, anılan toplantıda müvekkillerinin bilançonon incelenme için toplantının ertelenmesi talebinin reddedildiğini, toplantı tutanağının toplantı sırasında el yazısı ile yazılmasına rağmen daha sonra daktilo ile yeniden yazıldığını ve değiştirildiğini, zira müvekkillerinin itirazlarının hepsinin yer almadığı gibi bu itirazlarının divan teşekkül ettikten sonra ileri sürdüğünün tutanağa geçirildiğini, oysaki müvekkillerinin itirazlarını divan teşekkül etmeden bildirmiş olduklarını, bu nedenlerle olağanüstü genel kurulda alınan kararların TTK hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek 30.07.1999 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iptali istenen 30.7.1999 tarihli şirket olağanüstü genel kurul toplantısının yasalara ve TTK 381/1 maddesinde belirtilen afaki iyi niyet kuralına uygun olarak yapıldığını, genel kuruldan önce şirketin 5.000.00 TL öz sermayesine karşılık 60.000.00 TL civarında borcu bulunduğunu, bu haliyle şirketin iflas sınırları içerisinde olduğunun anlaşıldığını, olağanüstü genel kurulun sermaye artırımı suretiyle şirketi iflastan kurtarmak amacıyla yapıldığını, arttırılan sermayenin borçların tasfiyesinde kullanıldığını, bu somut durum karşısında sermaye arttırımının küçük ortaklarının paylarını tasfiye amacı gütmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 394 maddesi gereği,genel kurulun esas sermayenin artırılmasına yönelik kararında aksine şart olmadıkça pay sahiplerinden her birinin yeni senetlerden şirket sermayesindeki payına uygun miktarı alabileceği,bu hususun da ilan edileceğinin düzenlenmesine rağmen buna aykırı hareket edilmesinin ve bilançoda bulunan hususlarla ilgili hiçbir görüşme yapılamamasının afaki iyi niyet kurallarına aykırı olup, sermaya arttırm kararının çoğunluğun yetkisini kötüye kullanarak azınlığın ve münferit pay sahiplerinin haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle 30.07.1999 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, sermaye arttırımına ilişkin olağanüstü genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davalı taraf, şirketin borcu olduğunu bu nedenle sermaye arttırımı kararı alındığını savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, davalı savunması yönünde hiçbir inceleme yapılmadan, sermaye arttırım kararının, 6762 sayılı TTK'nın 394. maddesine uymadığı, davalı şirketin 31.12.1998 tarihli bilançosunda bulunan değer artış fonu, yasal yedek akçe, diğer yedekler ve özel fonlarla ilgili hiçbir görüşme yapılmadığı, gündemde yer almayan hususların olanağanüstü genel kurul toplantısında görüşüldüğü gerekçesiyle iptalinin gerektiği mütalaa edilmiştir. Bu durumda, mahkemece davalı şirketin mali durumunun sermaye arttırımını gerektirip gerektirmediği konusunda, içinde işletme konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.