9. Ceza Dairesi 2021/4549 E. , 2024/4392 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/292 E., 2015/34 K. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 …
**9. Ceza Dairesi 2021/4549 E. , 2024/4392 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/292 E., 2015/34 K. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli ve 2014/292 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, okuluna doğru yürümekte olan mağdure Melisa'ya arkadan yaklaşıp kalçasından ittirerek yere düşürdüğü ve akabinde eliyle kalça bölgesini sıkıp mağdurenin yanından ayrılıp bir süre sonra tekrar karşısına çıkıp bıçak göstererek tehdit ettiği, ilerleyen saatlerde bu kez yine okuluna doğru yürümekte olan mağdure Nesrin'e yaklaşılarak kalçasını eliyle okşadığının kabulü ile mağdure Melisa'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, lehe olduğu kabul edilen 6545 sayılı Kanun ile değişik öncesinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 62 ve 53. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 62 ve 53. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdure Nesrin'e yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, lehe olduğu kabul edilen 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103/1-2.cümle, 62 ve 53. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurelerin aşamalardaki çelişkili beyanlarda bulunmaları, dinlenen tanıkların görgüye dayalı anlatımlarının bulunmaması karşısında mahkumiyete yeterli delil olmamasına karşın kurulan hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Çocuğun Cinsel İstismarı ve Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde 1.İlk Derece Mahkemesince gerekçeli karar başlığında mağdure Melisa'nın kanuni temsilcisi olan Fatma Taşar yerine soruşturma aşamasında beyanı alınan ağabeyi ...'ın şikayetçi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde 1. Sanığın yargılama konusu eylemine uyan tehdit suçunun düzenlediği 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Sanık yönünden 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.02.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, anılan tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Bozma gerekçesine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. IV. KARAR A. Çocuğun Cinsel İstismarı ve Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle; Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli ve 2014/292 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli ve 2014/292 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2024 tarihinde karar verildi.