Başvuru, yakalama, gözaltına alma ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluluğa ilişkin kararların bağımsız ve tarafsız olmayan sulh ceza hâkimliklerince verilmesi, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; gözaltı ve tutukluluk süreçlerindeki bazı uygulamalar nedeniyle kötü muamele yasağının; avukatla görüşmenin sınırlandırılması ve bu görüşmenin mahremiyetine
Başvuru, yakalama, gözaltına alma ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluluğa ilişkin kararların bağımsız ve tarafsız olmayan sulh ceza hâkimliklerince verilmesi, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; gözaltı ve tutukluluk süreçlerindeki bazı uygulamalar nedeniyle kötü muamele yasağının; avukatla görüşmenin sınırlandırılması ve bu görüşmenin mahremiyetine riayet edilmemesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının; telefonla görüşme hakkının kısıtlanması nedeniyle de haberleşme hürriyetinin ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 16/10/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Gaziantep ofisinde çalışmaktadır. Başvurucu aynı zamanda İnsan Hakları Gündemi Derneği Yönetim Kurulu üyesi ve İnsan Hakları Ortak Platformu üyesidir. Silahlı terör örgütlerine [Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY), PKK/KCK ve DHKP/C] yardım etme suçunu işlediği değerlendirilen başvurucunun da aralarında bulunduğu on kişi hakkında Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi uyarınca gecikmesinde sakınca bulunan hâl kapsamında, Cumhuriyet savcısının emri ile arama ve elkoyma kararı verilmiş olup anılan soruşturma kapsamında başvurucu, İstanbul Büyükada'da bir otelde yapılan toplantı sırasında 5/7/2017 tarihinde gözaltına alınmıştır. Adalar Sulh Ceza Hâkimliği 26/8/2016 tarihli kararı ile başvurucu hakkındaki soruşturma dosyasına ilişkin olarak "soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebileceği" gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvurucunun müdafiinin dosya içeriğini incelemesinin ve belgelerden örnek almasının kısıtlanmasına karar vermiştir. Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma işlemlerinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) yürütülmesi gerektiğini belirterek soruşturma dosyasını 6/7/2017 tarihli fezleke ile anılan Başsavcılığa göndermiştir. Başvurucu, soruşturma işlemlerinin yürütüldüğü İstanbul Emniyet Müdürlüğüne getirilerek ilk ifadesinin alındığı 17/7/2017 tarihine kadar burada gözaltında tutulmuştur. Başvurucu ifadesi alınmak üzere 17/7/2017 tarihinde Başsavcılıkta hazır edilmiştir. İfade alma tutanağında, başvurucuya isnat edilen suçların okunup anlatıldığı belirtilmiştir. Bu sırada başvurucunun müdafileri de hazır bulunmuştur. Başsavcılık aynı tarihte silahlı terör örgütüne üye olmamakla beraber örgüt adına faaliyette bulunarak yardım etme suçundan tutuklanması istemiyle başvurucuyu İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) sevk etmiştir. Başsavcılığın talep yazısı, sorgu işlemi öncesinde Hâkimlik tarafından başvurucuya okunmuştur. Ayrıca sorgu tutanağında, başvurucuya isnat edilen suçların okunup anlatıldığı da belirtilmiştir. Sorgu sırasında başvurucunun müdafii de hazır bulunmuştur. Başvurucu, Hâkimliğin 18/7/2017 tarihli kararıyla anılan suçtan tutuklanmıştır. Başvurucu müdafii aracılığıyla 24/7/2017 tarihinde tutuklama kararına itiraz etmiştir. İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğince 1/8/2017 tarihinde "İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Başvurucu 2/8/2017 tarihinde, ceza infaz kurumunda uygulanan kısıtlamalar nedeniyle İnfaz Hâkimliğine başvurmuştur. Silivri İnfaz Hâkimliği 25/8/2017 tarihinde on beş günlük süre verilmesine rağmen usulüne uygun vekâletname sunulmadığı gerekçesiyle ağır ceza mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere dilekçenin reddine karar vermiştir. Başvurucu daha sonra 4/10/2017 tarihinde yeni bir dilekçe ile İnfaz Hâkimliğine başvurmuş ancak bu dilekçesi ile ilgili bir karar verilmediğini ileri sürmüştür. Başvurucunun tutukluluk hâli 18/9/2017 tarihinde incelenmiş ve itiraz yolu açık olmak üzere tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Başvurucu 16/10/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başsavcılığın 4/10/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütlerine (FETÖ/PDY, PKK/KCK ve DHKP/C) yardım etme suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde dava açılmıştır. İddianamede; şüphelilerle ilgili olarak terörizmin finansmanı ve casusluk suçları yönünden tefrik kararı verildiği, başka bir soruşturma evrakı üzerinden bu soruşturmaya devam edildiği, müsnet suç açısından delillerin toplanmış olması, şüphelilerin bu suçtan tutuklu bulunması, tutuklu bulundukları suç yönünden usul ekonomisi ile makul sürede yargılanma haklarını teminen kamu davası açılması cihetine gidildiği belirtilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 17/10/2017 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2017/100 sayılı dosya üzerinden kovuşturma başlamıştır. Mahkemece 25/10/2017 tarihinde yapılan birinci duruşmada başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. Savcılık 27/11/2019 tarihinde esas hakkındaki mütalaasını sunmuştur. Esas hakkındaki mütalaada başvurucunun silahlı terör örgütlerine (FETÖ/PDY, PKK/KCK ve DHKP/C) yardım etme suçundan cezalandırılması talep edilmiştir. Mütalaada ayrıca başvurucu hakkında uluslararası casusluk ve terörizmin finansmanı suçlarında yürütülen tahkikat sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirtilmiştir. Anılan davada İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 3/7/2020 tarihinde başvurucunun beraatine karar vermiştir. Beraat kararına karşı savcılıkça istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi devam etmektedir. İlgili hukuk için bkz. Vedat Demir, B. No: 2017/7295, 29/5/2019, §§ 23-