Başvurucular, hakaret suçunu işledikleri iddiası ile yargılandıkları Halfeti Sulh Ceza Mahkemesinin hukukun uygulanmasında ve delillerin takdirinde hata yaparak mahkûmiyetlerine karar verdiğini ileri sürmüşlerdir.
Başvurucular, hakaret suçunu işledikleri iddiası ile yargılandıkları Halfeti Sulh Ceza Mahkemesinin hukukun uygulanmasında ve delillerin takdirinde hata yaparak mahkûmiyetlerine karar verdiğini ileri sürmüşlerdir. Başvurular, 17/1/2013 tarihinde Halfeti Sulh Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçeler ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 25/3/2013 tarihinde başvuruların karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçelerindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Halfeti Cumhuriyet Başsavcılığının 22/4/2011 tarih ve E.2011/52 sayılı iddianamesi ile başvurucular hakkında hakaret suçunu işledikleri iddiası ile Halfeti Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Yargılama sonucunda Halfeti Sulh Ceza Mahkemesince,“… katılanın hazırlıktaki ve duruşmadaki tutarlı ve ısrarlı beyanları, katılan beyanını doğrular nitelikteki tanıklar … beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde … hakaret suçunu işlediklerinin sabit olduğu …” gerekçeleri ile başvurucuların adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Mahkeme kararı, hükmedilen cezanın miktar ve niteliği gereği temyiz yolu kapalı olduğundan, verildiği tarih olan 10/12/2012 tarihinde kesinleşmiş ve bu şekilde başvuru yolları tüketilmiştir. Bu karar, başvuruculara 2/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Hakaret” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.…(4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır....” 23/3/2005 tarih ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici maddesi şöyledir:“Bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz.”