5. Hukuk Dairesi 2025/11673 E. , 2026/4410 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/61 Esas, 2025/1352 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/273 Esas, 2024/638 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci maddesi uyarınca geri alım hakkının kullandırılmaması nedeni ile uğranılan zararın tazmini mümkün olmadığı takdirde 31/B şerhi…
5. Hukuk Dairesi 2025/11673 E. , 2026/4410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/61 Esas, 2025/1352 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/273 Esas, 2024/638 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci maddesi uyarınca geri alım hakkının kullandırılmaması nedeni ile uğranılan zararın tazmini mümkün olmadığı takdirde 31/B şerhinin kaldırılması istemli davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ... Barajı su havzasında kaldığından dolayı kamulaştırmaya tabi tutulduğunu, ancak aradan geçen 26 yıl sonra ... Projesi güzergahında su yolunda kaldığından bahisle kamu yararı ve kullanım alanı dışına çıkılarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca imar uygulamasına alındığını, yine Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/395 Esas sayılı talebiyle ... lehine 2942 sayılı Kanun'un 31/B şerhi tesis edildiği, davalı idarenin Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/395 Esas sayılı dava ile müvekkili adına olan tapunun iptali ile ... adına tescil talebinde bulunulduğunu beyanla öncelikle hukuki bağ ve tarafların aynı olması nedeniyle dosyanın Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/395 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 1 27... parseldeki idare tarafından kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın kamulaştırma amacı olan kamu yararına uygun olarak kullanılmaması nedeniyle (...Projesi 3. Etap 1/5000 Revizyon Nazım ve 1/1000 Uygulama İmar planında su yolunda kalması nedeniyle) müvekkiline ödenen kamulaştırma bedelinin müvekkilce idareye iadesiyle kamulaştırmanın iptali veya taşınmazların geri alma hakkının kullandırılmaması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, bu mümkün değilse idare lehine taşınmazların siciline konulan 2942 sayılı Kanun'un 31/B şerhinin terkinine, bu da mümkün değilse taşınmazların bulunduğu alanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca imar planları yapılması nedeniyle değişen şartlar dikkate alınarak taşınmazların kamulaştırma bedelinin yeniden tespit edilerek bedel artırımı yapılması ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nün DSİ Sazlıdere Projesi İnşaatı mülkiyeti davalıya ait İstanbul ili, ..., ... Mahallesi sınırları içerisinde kalan 1 27... parsel sayılı taşınmazı kamulaştırdığını, kamulaştırma bedellerinin yatırıldığını ve noter tebligatları çekildiğini, dava konusu parsel için taşınmaz maliklerince Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/186 Esas, 1999/203 Karar sayılı dosyası ile müvekkili idare aleyhine tezyidi bedel davası açıldığını, mahkeme kararı sonucu hükmedilen bedelin de müvekkili idarece ödendiğini, tapu kayıt malikine kamulaştırma neticesinde her ne kadar noter tebligatları yapılmış olsa bile tapu kayıt maliki tapuda ferağ işlemini yaptırmadığından kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilinin mümkün olmadığını, taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/395 Esas sayılı dosyası ile tescil davası açıldığını ileri sürerek müvekkili kurum aleyhine açılan davanın reddi ile her türlü yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; birden fazla taşınmaz/taşınmazımız kamulaştırıldığı, taşınmazların hiçbiri üzerinde işlem veya tesisat yapılmadığı, kamulaştırma bedelinin de tüm taşınmazlarımız için kesinleşmediği, dikkate alındığında kamulaştırılan taşınmazların durumunun bir bütün oluşturduğunun kabul edilmesi gerekirken bu dikkate alınmadan ve araştırılmadan hak düşürücü süreden söz edilerek davanın reddinin doğru olmadığını, 2942 sayılı Kanun gereği idare tarafından müvekkillere taşınmazın iadesi için Tebligat Kanunu'na göre yapılmış bir tebligat olmadığını, yıllardır eylemsiz ve işlemsiz olarak öylece atıl bırakılan dava konusu taşınmaz müvekkillere iade edilmesi gerekirken bu durum keyfi olarak onlara bildirilmediğini, idarenin açtığı tescil davası 2023 yılında idare lehine sonuçlandığından bahisle dava tarihi 2021 olan davanın reddine karar verilerek müvekkillerin mülkiyet hakkının ihlaline ve dolayısıyla mağduriyetlerine neden olunduğunu, eğer mahkeme davanın esasına girip konuyu tüm iddialar çerçevesinde inceleyip değerlendirmiş olsa idi ya taşınmazın müvekkillerine iade edileceğini yada ya da imar planları kesinleşen Kanal İstanbul Projesinde kalan taşınmazda oluşan objektif değer artışından ötürü müvekkillere fark bedeli ödenmesi gerekeceğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davalı idarece kamulaştırıldığı ve davalı idare adına tapuya tescil edildiği, bu tarihten itibaren 2942 sayılı Kanun'un 22 inci ve 23 üncü maddelerinde yer alan 5 yıllık sürenin bittiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı ve dava konusu taşınmazın kamulaştırma amacına uygun kullanıldığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacıların geri alım hakkının kullanılmaması nedeni ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi uyarınca; kamulaştırılan taşınmazın geri alınabilmesi için kamulaştırma bedelinin kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıl içinde kamulaştırmayı yapan idarece kamulaştırma ve devir amacına uygun hiçbir işlem ve tesisat yapılmamış olması ve kamu amacına yönelik hiçbir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz malın olduğu gibi bırakılması gerekir. Geri alma hakkının doğmasından itibaren 1 yıl içinde kullanılmayan hak düşer. 3. Somut olayda, dava konusu taşınmazın aynı amacın gerçekleşmesi için birden fazla taşınmaz ile birlikte kamulaştırıldığı göz önünde tutulduğunda bu taşınmazların durumunun bir bütün oluşturduğu kabul edilerek geri alma hakkının doğumunun taşınmazların tümüne göre belirleneceğinden, 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinde belirlenen koşullar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi sonucu itibari ile doğrudur. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.