8. Hukuk Dairesi 2017/13860 E. , 2019/6082 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Terkin, Elatmanın Önlenmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile duruşma talepsiz olarak davacı Hazine vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için
**8. Hukuk Dairesi 2017/13860 E. , 2019/6082 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Terkin, Elatmanın Önlenmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile duruşma talepsiz olarak davacı Hazine vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.06.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan temyiz eden davacı Hazine vekili Avukat....k geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, 297 ada 4 parsel ... taşınmazın 1542 m2'sinin kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını belirterek, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan bölümünün tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına, davalının dava konusu taşınmaza yaptığı müdahalesinin men'ine ve taşınmaz üzerindeki yapının kal'ine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 294 ada 4 parsel numaralı taşınmazın, bilirkişi heyetinin 18.12.2014 tarihli kök raporu ve 31.03.2015 tarihli ek raporu ile ekli krokiler doğrultusunda ekli krokide A harfi ile gösterilen 469,19 m2’lik kısmı ile B harfi ile gösterilen 1.051,97 m2'lik kısımları olmak üzere toplamda 1.521,16 m2’lik kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alan olan kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı anlaşılmakla taşınmazın bu kısmının tapusunun iptali ile davalı tecavüzünün menine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava; 3621 ... Kıyı Kanunu’ndan kaynaklanan tapu iptali ve terkin, elatmanın önlenmesi ve kal isteklerine ilişkindir. T.C. Anayasası'nın 141. maddesi hükmü uyarınca, duruşmaların aleniyeti kuralı gereği, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine aykırı ve çelişik olmaması gerekir. Buna göre, yargılama açık olarak yapılacak ve HMK'nin 297/2. maddesi hükmü gereğince de yargılama sonunda verilen kararda taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça gösterilir. Aynı Kanun'un 298/2. maddesi hükmü ise, sonradan yazılacak gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağına amirdir. Bu nedenle Mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemez. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 tarihli ve 7/4 ... kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiştir Somut olayda, kısa kararda, mevcut yapıların kal'ine denilmiş olmasına rağmen, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, kal talebi hakkında olumlu-olumsuz bir hüküm kurulmamış olup, iki karar arasında çelişki yaratılmıştır. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki, mahkemelere ve yargıya olan güveni sarsacağı gibi infazda duraksamaya yol açacağı da açıktır. Hükümlerin kurulmasında esas olan kısa karar olup, gerekçeli karar da buna uygun olmalıdır. Hüküm, bu nedenle Kanuna, tarih ve numarası anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na aykırı olarak tesis edilmiştir. SONUÇ:Taraf vekillerinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 ... HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18/06/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.