İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... Eryaman Şubesinin ... çek seri numaralı, 30.04.2019 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan ve 55.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı olarak davalı tarafından müvekkili şirket yetkilisi aleyhine “karşılıksız çek düzenleme suçundan” dolayı şika…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1469 KARAR NO : 2025/1820 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/07/2023 NUMARASI : 2020/445 E. - 2023/561 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... Eryaman Şubesinin ... çek seri numaralı, 30.04.2019 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan ve 55.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı olarak davalı tarafından müvekkili şirket yetkilisi aleyhine “karşılıksız çek düzenleme suçundan” dolayı şikayette bulunmaları sebebiyle İstanbul 28. İcra Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından yargılamanın devam ettiği, yapılan kontrolde çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisi ...'a ait olmadığını anladıklarını, çek üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisinin el ürünü olmadığının ve bu çekten dolayı müvekkilin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine, bu hususu bilebilecek durumda olan davalı/alacaklının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş olduğu görülmüştür. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çekin İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, eldeki davanın davacısının, icra dosyasında borçlu sıfatını haiz olup icra dosyası kapsamında imzaya yahut borca itiraz etmemiş olması sebebiyle takibin kesinleşmiş olduğunu, menfi tespit davası açma süresinin geçtiğini, hal böyleyken imzayı inkârla menfi tespit davası açan davacının iyiniyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, eldeki dosyada itiraza uğrayan ... seri numaralı çek üzerindeki aynı imzayı taşıyan diğer çekler davacı tarafından benimsenerek ödendiğini, davacının bu ödemesi yetkili imza tarafından imzalanmayan çeklerin davacı tarafından onandığını göstermekte olduğunu, davacının yetkisiz temsilcinin imzaladığı çeklerin bir kısmını kabul edip, diğer bir kısmını kabul etmemesinin hukuken korunacak bir davranış olmadığını, keşideci davacının çeki lehtar ... Tekstil San.Tic.Ltd.Şti. emrine kesmiş olması sebebiyle her iki firma arasında ticari ilişki olduğunu, çek hakkında herhangi bir savcılık başvurusu bulunmadığını beyanla; Davacının imza itirazının ve haksız davasının reddini, haksız ve kötü niyetli olarak imzayı inkâr eden davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, talep etmiş olduğu görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2020/445 esas, 2023/561 karar sayılı, 11/07/2023 tarihli kararı ile; "Davacının davasının REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının imzası müvekkili şirket yetkilisine ait olmayan çeki dayanak göstererek müvekkili şirket yetkilisi aleyhine karşılıksız çek düzenleme suçundan şikayette bulunduğunu, imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının anlaşılarak işbu menfi tespit davasının ikame edildiğini, davalının müvekkili şirketin şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı halde ödenmiş başka çeklerin olduğunu, çekleri müvekkili şirket yetkilisinin imzasını taklit ederek imzalayan kişinin yetkisiz temsilci sıfatını taşıyacağını neticeten şirketin dava konusu çekten dolayı sorumlu olduğunu iddia ettiğini, bilirkişi raporuna göre imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, mahkemenin davayı reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayın niteliğine göre 02.05.2023 tarihli bilirkişi raporu ile çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı anlaşılmış olup araştırılması gereken başkaca bir husus olmadığını, bilirkişi raporu ile imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının anlaşıldığını, dava konusu olmayan diğer çekin ödenmiş olmasının benimseme anlamı taşımadığını, davalı tarafın dava konusu çekin müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını bildiği halde hak iddia etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davalının cevap dilekçesinde çekteki imzanın ...'a ait olmadığını bildiğini ikrar ettiğini, davalının cevap dilekçesinde dayanmadığı deliller hakkında muvafakatleri alınmadığını, bu delillerle hüküm kurulduğunu, basit yargılama usulünde görülen işbu davada davacının dava dilekçesini sunmakla, davalının cevap dilekçesini sunmakla delillerini hasretmiş sayılacağını, davalının dava ikame edilmesi ve dilekçeler teatisinin tamamlanmasından neredeyse 3 sene sonra kabul anlamına gelmemek kaydıyla 2020 tarihli bir delil sunduğunu, bu delile karşı her ne kadar kanunen böyle bir zorunluluğa sahip olmasalar da muvafakatleri olmadığının bildirildiğini, buna rağmen gerekçeli kararda bu ifade tutanağının hükme dayanak alındığını, mahkemenin savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olan delili değerlendirip hükme dayanak yapmasının hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu savunduğunu, davacı tarafından emsal gösterilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/15889 E. sayılı dosyasındaki olay ile eldeki dosyanın olayının aynı olmadığını, çünkü eldeki dosyada emsal imza olarak kullanılan çekin bankadan temin edildiğini ve bankadan ödendiğini; ayrıca avukatlık kanununa aykırı olarak Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosyanın incelenmesine izin verilmediğini, davacının dava dilekçesinde sadece imzanın kendisine ait olmadığını savunduğunu, herhangi birine temsil yetkisi verdiğini veya bu yetkinin kötüye kullanıldığını iddia edip savunmadığını; Savcılık dosyasında keşidecinin (...), çeki rızasıyla lehtar ... Tekstile boş olarak verdiğini ikrar ettiğini ve bu çekleri banka hesabından bol bol ödediğini, bu beyanın yetkisiz temsilin açıkça kabulü olduğunu; tanık ...'ın ise davacı ... Tekstil firmasının gerçek sahibinin ... olduğunu beyan ettiğini ve şirket temsilcisi ...'ın nam-ı müstear konumunda olması nedeniyle çeklerden sorumlu olduğunu, mahkemece imza inkârı dosyalarında gerekli olan, davalının banka hesabından ödenmiş tüm çek asıllarının celp edilmemiş olmasının ise eksik bir işlem olduğunu belirterek, yerel mahkemenin savcılıktaki beyanı yetkisiz temsilin kabulü olarak hükme esas almasının doğru olduğunu, ancak ıslak imzalı emsal belgelerin tamamının toplanmaması nedeniyle kararın eksik incelemeye dayandığını, davacının istinaf başvurusunun reddi ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına dayanak ... ... Eryaman şubesinin, ... çek seri numaralı, 30.04.2019 keşide tarihli, 55.000- TL bedelli çek yönünden imza inkarına dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; dava konusu çekteki keşidecinin davacı şirket, lehtarın ise dava dışı ... Tekstil Ltd. Şti. olduğu, davacının keşideci imzasının kendisine ait olmadığını iddia ettiği, davalının ise çek üzerinde aynı imzayı taşıyan diğer çeklerin davacı tarafından benimsenerek ödendiğini, davacının yetkisiz temsilcinin imzaladığı çeklerin bir kısmını kabul edip, diğer bir kısmını kabul etmemesinin hukuken korunacak bir davranış olmadığını savunduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından bilirkişi marifeti ile imza incelemesi yapılmış ve çek üzerindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş ise de Türk Borçlar Kanunu'nun 46. maddesinin ''Bir kimse yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa bu işlem ancak onandığı takdirde temsil olunanı bağlayacaktır.'' düzenlemesi ışığında davacı şirketin keşide ettiği, davaya konu ... seri numaralı çek ile aynı kişinin eli ürünü olduğunun tespit edildiği ... ... Eryaman Şubesinin 0312238 çek seri numaralı, 31.03.2019 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan ve 75.000- TL bedelli çekin ödendiğinin tespit edildiği, davalı tarafın şikayetine konu İstanbul CB 2020/168782 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacı şirketin yetkilisinin emniyet ifadesinde; "Bahse konu çeki ben ... tekstil isimli firmaya boş olarak verdim. Çekteki cirantaları tanımıyorum. Çekin kesildiği ... tekstil isimli firmayı tanırım. Çeki kesinlikle ben kesmedim, Benim boş çeklerim İstanbul da faaliyet gösteren ... teksilde bulunuyordu. Mal alımlarında çekleri doldurup firmaya veriyordum. Muhtemelen çeki ... isimli firmanın bilgim dışında düzenlendiğini düşüyorum. Hakkımdaki suçlamayı kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu, davacı şirket ile dava dışı lehtar arasındaki ticari ilişkinin kabul edilmesi ve diğer sıralı çek bedelinin ödenmiş olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda davacının yetkisiz temsilci tarafından düzenlenmiş olan çeki benimsemiş olduğu kanaatine varılmasında isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/07/2023 tarih ve 2020/445 E., 2023/561 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025