4. Hukuk Dairesi 2022/6989 E. , 2024/1900 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/369 E., 2022/369 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-13445 DAVA TARİHİ : 20.08.2021 HÜKÜM/KARAR : Davacı ve davalı itirazlarının kısmen kabulüne/Davanın kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/13707 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davac…
**4. Hukuk Dairesi 2022/6989 E. , 2024/1900 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/369 E., 2022/369 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-13445 DAVA TARİHİ : 20.08.2021 HÜKÜM/KARAR : Davacı ve davalı itirazlarının kısmen kabulüne/Davanın kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/13707 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklete çarpmasıyla oluşan 16.01.2020 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.750,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile ilk olarak talebini 59.692,69 TL'ye yükseltmiş, 13.04.2022 tarihli dilekçesiyle ise talebini 136.167,11 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerine gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığını, maluliyete ilişkin raporun doğru yönetmeliğe göre düzenlenmediğini, başvurucunun kaza sırasında koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 59.693,00 TL tazminatın 20.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, %5,1 maluliyet oranının hesaplamaya esas alınması gerekirken, %5 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu iddia ederek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, başvuranın koruyucu ekipman kullanmaması nedeni ile ortak kusur indirimi yapılması gerektiğini, tarifeye göre hesaplanacak vekalet ücretinin beşte birine hükmedilmesi gerektiğini savunarak, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiği, başvuru sahibinin iki kez bedel artırımı yapmasının mümkün olmadığı, bu nedenle davacının itirazları kabul edilse de ilk bedel artırımı talebi ile bağlı kalınacağı, müterafik kusur indirime yapılması gerektiği, maluliyete ilişkin raporun doğru yönetmeliğe göre düzenlendiği, temerrüt tarihinin doğru belirlendiği, yönetmelik hükmü kanuna aykırı olamayacağından hükmedilen vekalet ücretinde hata olmadığı gerekçeleri ile davacı vekili ile davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne ilk kararda kabul edilen asıl alacak ve ferileri değişmediğinden sadece itiraz aşamasında sarf edilen yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili teymiz dilekçesinde; ikinci talep artırım dilekçesine değer verilmemesinin hatalı olduğunu, davacının kask takıp takmadığının belirsiz olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu iddia ederek, İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, müterafik kusur indiriminin hükmedilen miktar üzerinden yapılması gerektiğini, tarifeye göre hesaplanacak vekalet ücretinin beşte birine hükmedilmesi gerektiğini savunarak, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile çarpışması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmasına, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın içtihatlara uygun olmasına, davacı tarafın kafa bölgesinden yaralanmış olması nedeni ile kaza anında kask takmadığının anlaşılmasına göre davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107 nci maddesinde “Belirsiz alacak ve tespit davası” düzenlenmiş olup maddede davanın açıldığı tarihte, talep sonucunun miktar yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde davacının dayandığı hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar yahut değeri belirterek açtığı davanın belirsiz alacak davası olduğu belirtilmiştir. Belirsiz alacak davasında davacının dava açtığı tarihte talep sonucuna ilişkin alacak miktarı belli olmadığından somut olayın koşullarına ve özelliklerine göre objektif olarak tespit edilmesi mümkün olan miktarı veya değeri talep etmesi diğer bir ifadeyle dava açarken belirleyebildiği en az miktarı belirtmesi zorunludur. Yani geçici talep sonucu dava dilekçesinde istenildiği kadar gösterilecek bir miktar değildir. Zira davacı talep sonucunu belirleyebildiği asgari miktardan az gösterirse hakim talep sonucunun belirlenebilir olan kısmının eksiksiz olarak gösterilmesini ve eksik olan harcın tamamlatılmasını isteyebilir (Hakan Pekcanıtez, Belirsiz Alacak Davası, Ankara 2011, s.48). Yapılan tahkikat sonunda belirsiz nitelikte olan alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda ise davacı artık iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağına tâbi olmaksızın geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmek üzere talebini arttırabilmektedir. Alacağın geri kalan kısmının talep edilmesi için davalı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına da gerek bulunmamaktadır. (Hakan Pekcanıtez, " İşçilik Alacaklarında Belirsiz Alacak Davası", Prof. Dr. Turhan Esener Armağanı I. İş Hukuku Uluslararası Kongresi,s. 224) Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı vekili geçirmiş olduğu kaza nedeni ile 40.750,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tahsili için dava dilekçesinde açıkça belirtmek sureti ile belirsiz alacak davası açmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince aldırılan hesap raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılmış, davacı vekili rapora karşı itirazlarını bildirmiş, hak kaybı yaşamamak adına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla talebini 16.11.2021 tariihnde 59.692,69 TL olarak artırmış, Uyuşmazlık Hakem Heyetince de bu miktar üzerinden kabul kararı verilmiştir. Davacı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince 11.04.2022 tarihli bilirkişi raporu düzenlettirilmiş, bu rapora göre davacı vekili talebini 13.04.2022 tarihinde 136.167,11 TL'ye yükselmiştir. Davacı dava dilekçesinde açıkça belirtmek sureti ile belirsiz alacak davası açmış olup alacaklarının miktarını da 16.11.2021 tarihinde arttırmıştır. 13.04.2022 tarihinde ise ikinci kez arttırmış olsa da ikinci talep artırım dilekçesinin ıslah dilekçesi olduğu dikkate alınmadan, davacının ilk talep artırımı üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır. 3. Davacı sürücüsü olduğu motosiklet ile seyir halindeyken meydana gelen kazada yaralanarak malul kalmıştır. İtiraz Hakem Heyetince davacının kafa bölgesinden yaralanması nedeni ile %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği belirtilmiş, düzenlenen son bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarı üzerinden %20 müterafik kusur indirimi uygulanarak taleple bağlı hüküm kurulmuşsa da, ıslah dilekçesine değer verileceği de nazara alınarak, ıslah dilekçesindeki miktar üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanarak hüküm kurulması gerekir. 4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.