DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/52 E. , 2024/42 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/52 Karar No : 2024/42 BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 26/06/2024 tarih ve E:2024/104, K:2024/104 sayılı kararıyla; ... adına ... Sendikası (...) vekili Av. ... tarafından, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 19/04/2024 tarih …
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/52 E. , 2024/42 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/52 Karar No : 2024/42 BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 26/06/2024 tarih ve E:2024/104, K:2024/104 sayılı kararıyla; ... adına ... Sendikası (...) vekili Av. ... tarafından, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 19/04/2024 tarih E:2024/91, K:2024/528 sayılı kararı ile Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 11/01/2023 tarih ve E:2022/1481, K:2023/31 sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenmesi nedeniyle, "Aykırılığın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi" gerektiği görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi ...'ın açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü: I- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI : A- GAZİANTEP BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 6. İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:2024/91 SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istemin özeti: Kahramanmaraş ili, Pazarcık ilçesi, ... Sağlık Evi'nde ... olarak görev yapmakta olan davacının, 657 sayılı Kanun'da belirtilen doğum ve doğuma bağlı izinlerin kullanılması talebiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine ilişkin Kahramanmaraş Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. Kahramanmaraş İdare Mahkemesinin 08/07/2022 tarih ve E:2022/359, K:2022/789 sayılı kararının özeti: Anayasa'nın 50. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 23., 86., 102., 104., 105., 108., 174. maddeleri ile 175. maddesinin 1. ve 4. fıkralarına yer verilerek; 657 sayılı Kanun'da bir yıllık çalışma süresini tamamlayanlara yıllık izin verilmesinin öngörüldüğü, Kanun'da belirtilen koşullarda da doğum, mazeret, hastalık ve aylıksız izin verilebileceğinin belirtildiği, anılan Kanun'un 86. maddesi uyarınca vekil ebe/hemşire olarak atananların hizmet sözleşmelerinin her yıl yenilendiği, kadrolarda asaleten atanan Devlet Memurları veya anılan Kanun'un 4/B maddesine göre sözleşmeli personel gibi hizmetle ilişkileri süreklilik arzedecek şekilde uygulama yapılması yoluna gidildiğinin görüldüğü, Yukarıda sözü edilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; Kanun'un 86. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin mazeretine dayalı olarak boşalan kadroya yapılan vekil ataması ile münhal kadrolara açıktan vekil atanması hallerinde, atanan kişilerin sosyal hakları bakımından herhangi bir ayrıma tabi tutulma olanağı bulunmadığı, nitekim 657 sayılı Kanun'un 175. maddesinde de bu yönde bir sınırlamanın yer almadığının görüldüğü, Buna göre; 657 sayılı Kanun'un 86. maddesi uyarınca açıktan vekil atanan davacının, 657 sayılı Kanunla tanınan sosyal haklar kapsamında koşulları taşıması halinde izin haklarından ve bu arada doğum izninden yararlandırılması gerektiği anlaşılmış olup, bu yöndeki talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 19/04/2024 tarih E:2024/91, K:2024/528 sayılı kararının özeti: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 86. maddesi ile 175.maddesinin son fıkrasına verilerek; Memurlara tanınan sosyal hakların, 657 sayılı Kanun'un "Sosyal Haklar ve Yardımlar" başlıklı VI. kısmında, 187 - 213. maddeleri arasında; emeklilik hakları, hastalık ve analık sigortası, yeniden işe alıştırma, memurların sosyal tesis ihtiyaçları, Devlet memurları için konut kredisi, Devlet memurları için konut, öğrenim bursları ve yurtları, aile yardımı ödeneği, ölüm yardımı ödeneği, tedavi yardımı, cenaze giderleri, giyecek ve yiyecek yardımı alt başlıklarında düzenlenmiş olduğu; "Genel Hükümler" başlıklı 1. kısmının "Genel Haklar" başlıklı 3. bölümünde yer alan "İzin" başlıklı 23. maddesinde ise, Devlet memurlarının, bu Kanun'da gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahip olduklarının belirtildiği ve 102. maddesinde yılık izin, 104. maddesinde mazeret izni (doğum öncesi ve sonrası izin vs.), 105. maddesinde hastalık izni, 108. maddesinde aylıksız izin ile ilgili düzenlemelere yer verildiği, Yukarıda aktarılan Kanun hükümleri ile açıktan vekil olarak atananlara, bir yılda yirmi günü geçmemek üzere çalıştıkları her ay için iki gün yıllık izin verileceği, bu iznin kullanımında, bir sonraki yıla devredilme hali dışında Devlet memurları için öngörülen hükmün uygulanacağı belirtilerek, açıktan vekil olarak atananların izin haklarına ilişkin özel düzenleme yapıldığı, bunun dışında mazeret izni, hastalık izni, aylıksız izin vs. kullanabilecekleri yönünde bir düzenlemeye yer verilmediği gibi buna ilişkin bir atıfta da bulunulmadığı; açıktan vekil olarak atananların bu Kanunla memurlara tanınan sosyal haklardan yararlanabilecekleri düzenlenmiş ise de, memurların izin hakkı sosyal haklar arasında düzenlenmediğinden, bu hükmün açıktan vekil olarak atanan personelin izin haklarına ilişkin olarak memurların izin haklarına bir atıf niteliği taşımadığı, Uyuşmazlık konusu işlem bu çerçevede değerlendirildiğinde; 657 sayılı Kanun'da açıktan vekil olarak atanan personelin izin haklarının ayrıca özel olarak düzenlendiği, yapılan düzenlemede, açıkça veya atıf yoluyla doğum öncesi veya sonrası izin hakkına yer verilmediği anlaşıldığından, davacının yasal dayanağı bulunmayan doğuma bağlı izin kullanma talebinin reddine dair işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yönündeki ilk derece mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle, istinafa konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. B- SAMSUN BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 4. İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:2022/1481 SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istemin özeti: ... Sağlık Evinde ... olarak görev yapan davacı tarafından, doğum öncesi ve doğum sonrası izinlerini kullanma istemiyle yaptığı başvurunun, vekil ebe/hemşirelerin yıllık izinlerinin bir yılda toplam 20 gün olduğu, 657 sayılı Kanun'da devlet memurlarına tanınmış olan diğer izin haklarından vekil ebe/hemşirelerin faydalanamayacağı gerekçesiyle reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı Çorum Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. Çorum İdare Mahkemesinin 22/11/2022 tarih ve E:2022/639, K:2022/815 sayılı kararının özeti: Anayasa'nın 50. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 23., 86., 102., 104., 105., 108., 174. maddeleri ile 175.maddesinin 1., ve 4. fıkralarına yer verilerek; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda bir yıllık çalışma süresini tamamlayanlara yıllık izin verilmesinin öngörüldüğü, Kanun'da belirtilen koşullarda da doğum, mazeret, hastalık ve aylıksız izin verilebileceğinin belirtildiği, anılan Kanun'un 86. maddesi uyarınca vekil ebe/hemşire olarak atananların hizmet sözleşmelerinin her yıl yenilendiği, kadrolarda asaleten atanan devlet memurları veya anılan Kanun'un 4/B maddesine göre sözleşmeli personel gibi hizmetle ilişkileri süreklilik arzedecek şekilde uygulama yapılması yoluna gidildiğinin görüldüğü, Yukarıda sözü edilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; Kanun'un 86. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin mazeretine dayalı olarak boşalan kadroya yapılan vekil ataması ile münhal kadrolara açıktan vekil atanması hallerinde, atanan kişilerin sosyal hakları bakımından herhangi bir ayrıma tabi tutulma olanağı bulunmadığı, nitekim 657 sayılı Kanun'un 175. maddesinde de bu yönde bir sınırlamanın yer almadığının görüldüğü, Buna göre; 657 sayılı Kanun'un 86. maddesi uyarınca açıktan vekil atanan davacının, 657 sayılı Kanunla tanınan sosyal haklar kapsamında koşulları taşıması halinde izin haklarından ve bu arada doğum izninden yararlandırılması gerektiğinden, bu yöndeki talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 11/01/2023 tarih ve E:2022/1481, K:2023/31 sayılı kararının özeti : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesine göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda, usul ve esas yönünden hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verilmiştir. II- İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Uyuşmazlıklarda, vekil ebe/hemşire olarak görev yapmakta olan davacılar tarafından. 657 sayılı Kanun'da belirtilen doğum ve doğuma bağlı izinlerin kullanılması talebiyle başvurularda bulunulmuş, taleplerinin davalı idareler tarafından reddedilmesi üzerine açılan davalarda aynı konuda verilen farklı nitelikteki kararların kesinleşmesi üzerine incelenen aykırılığın oluştuğu görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT : 1- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu: KISIM - I Genel Hükümler (...) BÖLÜM: 3 Genel Haklar (...) İzin Madde 23 – Devlet memurları, bu kanunda gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahiptirler. KISIM - IV Hizmet Şartları ve Şekilleri (...) BÖLÜM: 3 Yer Değiştirmeler (...) Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları: Madde 86 – Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir. Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır. Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, vaizlik, Kur’an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlığa ait boş kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahallî idarelerde izin şartı aranmaz) ile, açıktan vekil atanabilir. Aynı kurumdan (…) ayrılmalar dolayısiyle atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir. Bu Kanuna tabi kurumlarda çalışan veteriner hekim veya hayvan sağlık memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik veya hayvan sağlık memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekalet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler. Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebilir. Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir. (Ek fıkra: 12/7/2013-6495/8 md.) Açıktan vekil olarak atananlara, bir yılda yirmi günü geçmemek üzere çalıştıkları her ay için iki gün yıllık izin verilir. Bu iznin kullanımında, bir sonraki yıla devredilme hâli dışında Devlet memurları için öngörülen hükümler uygulanır. BÖLÜM: 5 Çalışma Saatleri, İzinler (...) Yıllık izin: Madde 102 – (Değişik: 31/7/1970 - 1327/46 md.) Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (On yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir. Mazeret izni: Madde 104 – (Değişik: 13/2/2011 - 6111/106 md.) A) Kadın memura; doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı hafta süreyle analık izni verilir. Çoğul gebelik durumunda, doğum öncesi sekiz haftalık analık izni süresine iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği hâlinde doğumdan önceki üç haftaya kadar kurumunda çalışabilir. Bu durumda, doğum öncesinde bu rapora dayanarak fiilen çalıştığı süreler doğum sonrası analık izni süresine eklenir. Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum öncesi analık izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası analık izni süresine ilave edilir. (Ek cümle: 29/1/2016 - 6663/6 md.) Doğum öncesi analık izninin başlaması gereken tarihten önce gerçekleşen doğumlarda ise doğum tarihi ile analık izninin başlaması gereken tarih arasındaki süre doğum sonrası analık iznine ilave edilir. Doğumda veya doğum sonrasında analık izni kullanılırken annenin ölümü hâlinde, isteği üzerine memur olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilir. (Ek cümleler: 29/1/2016 - 6663/6 md.) Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan eşlerine, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta süre ile izin verilir. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanır. B) Memura, eşinin doğum yapması hâlinde, isteği üzerine on gün babalık izni; kendisinin veya çocuğunun evlenmesi ya da eşinin, çocuğunun, kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü hâllerinde isteği üzerine yedi gün izin verilir. C) (A) ve (B) fıkralarında belirtilen hâller dışında, merkezde atamaya yetkili amir, ilde vali, ilçede kaymakam ve yurt dışında diplomatik misyon şefi tarafından, birim amirinin muvafakati ile bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde, mazeretleri sebebiyle memurlara on gün izin verilebilir. Zaruret hâlinde öğretmenler hariç olmak üzere, aynı usûlle on gün daha mazeret izni verilebilir. Bu takdirde, ikinci kez verilen bu izin, yıllık izinden düşülür. D) Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde birbuçuk saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda, kadın memurun tercihi esastır. E) (Ek: 20/2/2014 - 6525/7 md.) Memurlara; en az yüzde 70 oranında engelli ya da süreğen hastalığı olan çocuğunun (çocuğun evli olması durumunda eşinin de en az yüzde 70 oranında engelli olması kaydıyla) hastalanması hâlinde hastalık raporuna dayalı olarak ana veya babadan sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar mazeret izni verilir. F) (Ek: 29/1/2016 - 6663/6 md.) Doğum sonrası analık izni süresi sonunda kadın memur, isteği hâlinde çocuğun hayatta olması kaydıyla analık izni bitiminde başlamak üzere ayrıca süt izni verilmeksizin birinci doğumda iki ay, ikinci doğumda dört ay, sonraki doğumlarda ise altı ay süreyle günlük çalışma süresinin yarısı kadar çalışabilir. Çoğul doğumlarda bu sürelere birer ay ilave edilir. Çocuğun engelli doğması veya doğumdan sonraki on iki ay içinde çocuğun engellilik durumunun tespiti hâllerinde bu süreler on iki ay olarak uygulanır. Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan eşleri de, istekleri üzerine (A) fıkrası uyarınca verilen sekiz haftalık iznin bitiminden itibaren bu haktan aynı esaslar çerçevesinde yararlanır. Memurun çalışacağı süreler ilgili kurum tarafından belirlenir. G) Yıllık izin ve mazeret izinleri sırasında fiili çalışmaya bağlı her türlü ödemeler hariç malî haklar ile sosyal yardımlara dokunulmaz. Hastalık ve refakat izni: Madde 105 – (Değişik: 13/2/2011-6111/107 md.) Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir. (...) Aylıksız izin: Madde 108 – (Değişik: 13/2/2011 - 6111/108 md.) A) Memura, 105 inci maddenin son fıkrası uyarınca verilen iznin bitiminden itibaren, sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine onsekiz aya kadar aylıksız izin verilebilir. B) Doğum yapan memura, 104 üncü madde uyarınca verilen doğum sonrası analık izni süresinin veya aynı maddenin (F) fıkrası uyarınca verilen izin süresinin bitiminden; eşi doğum yapan memura ise, doğum tarihinden itibaren istekleri üzerine yirmidört aya kadar aylıksız izin verilir. (...) Vekalet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler: Madde 175 – Bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekalet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır. (Ek : 4/7/2001 – KHK-631/5 md.) Ancak, kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur. (Değişik: 26/6/1984 – KHK-241/9 md.) 88 inci maddeye göre ikinci görev verilen memurlara, bu görevleri karşılığında aylık ödenebilmesi için boş bir kadroya ait görevin ikinci görev olarak yürütülmesi gerekir. Bu şekilde görevlendirilenlere, görevlendirildikleri kadro derecesinin ilk kademe aylığının üçte ikisi ödenir. Ancak, sağlık grup başkanlığı, baştabip ve baştabip yardımcılığı hizmetlerinin ikinci görev olarak yürütülmesi halinde kadro şartı aranmaz ve bu hizmetleri yürütenlere almakta oldukları aylığın üçte ikisi ikinci görev aylığı olarak ödenir.[268] (Değişik: 22/8/1989 – KHK-378/4 md) Açıktan vekil olarak atananlar bu Kanunla memurlara tanınan sosyal haklardan da yararlanırlar ve bunlara ödenecek vekalet aylığının hesabına memuriyet taban aylığı da dahil edilir. KISIM - VI Sosyal Haklar ve Yardımlar Madde 187-213 maddeleri arası (...) 2-2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun: Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu: Madde 3/C- (Ek: 18/6/2014-6545/6 md.) (...) 4. Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri şunlardır: (...) c) Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek. (...) 5. (Değişik:17/10/2019-7188/7 md.) Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Başvuruya konu olan kararlar arasındaki aykırılık, vekil ebe/hemşire olarak görev yapanların 657 sayılı Kanun'da belirtilen doğum ve doğuma bağlı izinlerden yararlanıp yararlanmayacağı hususundan kaynaklanmaktadır. Memurlara tanınan sosyal haklar, 657 sayılı Kanun'un "Sosyal Haklar ve Yardımlar" başlıklı VI. kısmında, 187 - 213. maddeleri arasında; emeklilik hakları, hastalık ve analık sigortası, yeniden işe alıştırma, memurların sosyal tesis ihtiyaçları, Devlet memurları için konut kredisi, Devlet memurları için konut, öğrenim bursları ve yurtları, aile yardımı ödeneği, ölüm yardımı ödeneği, tedavi yardımı, cenaze giderleri, giyecek ve yiyecek yardımı alt başlıklarında düzenlenmiş; "Genel Hükümler" başlıklı I. kısmının "Genel Haklar" başlıklı 3. bölümünde yer alan "İzin" başlıklı 23. maddesinde ise, Devlet memurlarının, bu Kanun'da gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahip oldukları belirtilmiş ve 102. maddesinde yılık izin, 104. maddesinde mazeret izni (doğum öncesi ve sonrası izin vs.), 105. maddesinde hastalık izni, 108. maddesinde aylıksız izin ile ilgili düzenlemelere yer verilmiştir. Yukarıda aktarılan Kanun hükümleri ile açıktan vekil olarak atananlara, bir yılda yirmi günü geçmemek üzere çalıştıkları her ay için iki gün yıllık izin verileceği, bu iznin kullanımında, bir sonraki yıla devredilme hali dışında Devlet memurları için öngörülen hükmün uygulanacağı belirtilerek, açıktan vekil olarak atananların izin haklarına ilişkin özel düzenleme yapıldığı, bunun dışında mazeret izni (doğum öncesi ve sonrası izin vs.), hastalık izni, aylıksız izin vs. kullanabilecekleri yönünde bir düzenlemeye yer verilmediği gibi buna ilişkin bir atıfta da bulunulmadığı görülmektedir. Öte yandan, anılan Kanun'da vekil olarak açıktan atananların bu Kanunla memurlara tanınan sosyal haklardan yararlanabilecekleri düzenlenmiş ise de, memurların izin hakkının sosyal haklar arasında düzenlenmediği görülmekte olup, bu hüküm açıktan vekil olarak atanan personelin doğum öncesi ve sonrası izin haklarına yönelik bir atıf niteliği taşımamaktadır. Bu durumda, 657 sayılı Kanun'da açıktan vekil olarak atanan personelin izin haklarının ayrıca özel olarak düzenlendiği, yapılan düzenlemede, açıkça veya atıf yoluyla doğum ve doğuma bağlı izinlere yer verilmediği görüldüğünden, anılan personelin bu haklardan yararlanmasına imkan bulunmadığı sonucuna varılmıştır. III-SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın, "657 sayılı Kanun uyarınca açıktan vekil olarak atanan personelin bu Kanun'da yer alan doğum ve doğuma bağlı izinlerden yararlanamayacağı" doğrultusunda giderilmesine, kesin olarak, 03/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 50. maddesinde, dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu, ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartlarının kanunla düzenleneceği kuralına yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 23. maddesinde, Devlet memurlarının bu Kanun'da gösterilen süre ve şartlarda izin hakkına sahip olduğu, 102. maddesinde, Devlet memurlarının yıllık izin süresinin, hizmeti bir yıldan on yıla kadar ( on yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için ise 30 gün olduğu, zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebileceği belirtilmiş, 104. maddesinde mazeret, 105. maddesinde hastalık, 108. maddesinde ise aylıksız izne ilişkin hususlar düzenlenmiş, 174. maddesinde ise, vekalet aylıklarının ödenebilmesi için görevin fiilen yapılmasının şart olduğu öngörülmüştür. 657 sayılı Kanun'un 86. maddesinde; memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabileceği, bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekaletin asıl olduğu, ancak, ilkokul öğretmenliği (yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, köy ve kasaba imamlığına ait boş kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahallî idarelerde izin şartı aranmaz) ile açıktan vekil atanabileceği hüküm altına alınmıştır. 657 sayılı Kanun'un 175. maddesinin 1. fıkrasında, "Bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir" hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin 4. fıkrasında ise, açıktan vekil olarak atananların bu Kanun'la tanınan sosyal haklardan da yararlanacakları ve bunlara ödenecek vekalet aylığının hesabına memuriyet taban aylığının da dahil edileceği belirtilmiştir. Uyuşmazlıklarda, vekil ebe/hemşire olarak görev yapmakta olan davacılar tarafından. 657 sayılı Kanun'da belirtilen doğum ve doğuma bağlı izinlerin kullanılması talebiyle başvurularda bulunulmuş, taleplerinin davalı idareler tarafından reddedilmesi üzerine açılan davalarda aynı konuda verilen farklı nitelikteki kararların kesinleşmesi üzerine incelenen aykırılığın oluştuğu görülmektedir. 657 sayılı Kanun'da bir yıllık çalışma süresini tamamlayanlara yıllık izin verilmesi öngörülmüş, Kanun'da belirtilen koşullarda da doğum, mazeret, hastalık ve aylıksız izin verilebileceği belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 86. maddesi uyarınca vekil ebe/hemşire olarak atananların hizmet sözleşmelerinin her yıl yenilendiği, kadrolarda asaleten atanan Devlet memurları veya anılan Kanun'un 4/B maddesine göre sözleşmeli personel gibi hizmetle ilişkileri süreklilik arzedecek şekilde uygulama yapılması yoluna gidildiği anlaşılmaktadır. 657 sayılı Kanun'da devlet memurlarına tanınan genel haklar ile sosyal hakların nitelik ve kapsamları incelendiğinde; Kanun ile amaçlananın vekil olarak atananların yalnızca memurlara tanınan sosyal haklardan yararlandırılması olduğunu kabul etme olanağı bulunmadığı gibi 175. maddenin dördüncü fıkrasının açıktan vekil olarak atananların sadece sosyal haklardan yararlanacağı şeklinde değil sosyal haklardan da yararlanacağı şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında, açıktan vekil olarak atananların genel haklar arasında bulunan izin haklarından yararlandırılmalarının Kanun'un lafzı gereği de olduğunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Nitekim 657 sayılı Kanun'un 175. maddesinde de bu yönde bir sınırlamanın yer almadığı görülmektedir. Bu itibarla, aykırılığın, "657 sayılı Kanun'un 86. maddesi uyarınca açıktan vekil atanan personelin, 657 sayılı Kanun'da tanınan sosyal haklar kapsamındaki koşulları taşıması halinde doğum ve doğuma bağlı izinlerden yararlandırılması" yönünde giderilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.