9. Hukuk Dairesi 2025/9347 E. , 2026/864 K. "" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1806 E., 2025/2349 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/431 E., 2022/271 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…
9. Hukuk Dairesi 2025/9347 E. , 2026/864 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1806 E., 2025/2349 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/431 E., 2022/271 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalıya ait Avukatlık Bürosunda 2005/6-31.12.2019 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davacının 08.01.2016 tarihinden önceki çalışmasına ilişkin sigorta bildiriminin yapılmadığını, son ücretinin 1.300,00 TL olduğunu, ücretin asgari ücretin altında ve elden ödendiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının çalışma süresi ve ücretine ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil çalışması yapmadığını, davacının işten ayrılacağını beyan ettiği bir tarihte hakkı olmamasına rağmen kendisine tazminat ödendiğini ve ibraname imzaladığını, bir hafta sonra tekrar çalışmaya başladığını, son ibranamede açıkça 20 19... . ayda işi bırakacağını belirttiğini, davacının icra borcunun ücretinden kesinti yapılmaksızın ödendiğini, 20.000,00 TL, devam eden aylarda 1.000,00 TL, 4.000,00 TL ve haricen 2.200,00 TL ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sigorta dosyasından 08.01.2016-01.07.20 18... .07.2018-31.12.2019 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde sekreter olarak çalıştığı, (29) kodu ile ayrılışının Kuruma bildirildiğinin anlaşıldığı, hizmet süresine ilişkin ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, Kurum kayıtlarının aksi ispat edilemediğinden Kurum kayıtlarına itibâr edilmesinin dosya kapsamına uygun düştüğü, 14.08.20 18... .09.2019 tarihli ibranameler davacı çalışmakta iken alındığından geçersiz oluduğu ve ödemelerin makbuz hükmünde olduğu, davacının, davalı tarafından yargılama aşamasında dosyaya sunulan ödeme kaydı içeren belgelerdeki imzalara yönelik imza inkârında bulunmadığı, baskı ile alındığına ilişkin iddiada da bulunmadığı, ancak istinaf aşamasında bu iddiasını ileri sürdüğü, bu iddiasını ispat edemediğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, Mahkemece ödeme yönünden belgelere itibar edilmesinin yerinde bulunduğu, davacı tanıklarının, davacı ile birlikte çalışma olgusu bulunmadığından beyanlarına itibar edilmemesinin yerinde olduğu, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil çalışması yaptığına ilişkin ispat yükü üzerinde olan davacının usulünce çalışma olgusunu ispat edemediğinden bu alacak kalemlerine ilişkin Mahkeme kabulünün dosya kapsamına uygun düştüğü, 14.08.2018 tarihli ibranamede davacının yıllık izin kullandığına dair beyanı ve belge tarihinde fesih olgusu bulunmadığından, davacının isticvap beyanına itibar edilerek yıllık ücretli izin gün sayısı ve ücretinin tespitinin yerinde olduğu, feshe ilişkin davacının "İbraname" başlıklı belgedeki beyanı, davalı tarafından düzenlenen devamsızlık tutanakları ve tanık beyanları karşısında Mahkeme kabulünün yerinde bulunduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini, 2. Davacının iş sözleşmesinin haksız ve önelsiz feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, 3. İbranamenin geçersiz olduğunu, ibranameye göre ödeneceği taahhüt edilen miktarların ödenmediğini, ibranamenin yıllık ücretli izin hesabında da dikkate alınmaması gerektiğini, 4. Davacının ücretinin eksik ve elden ödendiğini, bakiye ücret alacağı bulunduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu alacakların belirsiz alacak davasına konu edilip edilemeyeceği, hizmet süresi ve ücretin belirlenmesi, dava konusu alacakların ispatı ve hesabına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemiz uygulamasına göre belirsiz alacak davasında, davanın açıldığı tarih itibarıyla uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesinden anlaşılması gereken; davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi ya da objektif olarak imkânsız olmasıdır. Sırf taraflar arasında alacak miktarı bakımından uyuşmazlık bulunması, iddianın ispata muhtaç olması ve bilirkişi raporu alınması, talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olması anlamına gelmez. İş yargılamasında sıklıkla davaların yığılması söz konusu olmakla alacağın belirsiz olma kriterleri her bir talep için ayrı ayrı değerlendirilmeli ve şartları taşımayan davanın usulden reddine karar verilmelidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 27.12.2022 tarihli ve 2022/6872 Esas, 2022/17896 Karar sayılı; 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar sayılı; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar sayılı; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararları). İşçilik alacaklarının hangi hâllerde belirsiz, hangi hâllerde belirli veya belirlenebilir olduğu hususunda kesin bir sınıflandırma yapılması mümkün olmayıp her bir davaya konu alacak bakımından somut olayın özelliklerinin nazara alınarak sonuca gidilmesi gereklidir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 15.12.2017 tarihli ve 2016/6 Esas, 2017/5 Karar sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta davacı vekili fark ücret, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacaklarını belirsiz alacak davası olarak talep etmiştir. Davanın açıldığı tarihteki ücret miktarının belirlenmesi mümkün olduğuna ve dava dilekçesinde ayni yardım iddiası da bulunmadığına göre davacı, fark ücret, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacaklarının miktarını belirleyebilecek durumdadır. Şu hâlde talep edilen fark ücret, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacakları bakımından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu alacaklar yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.