11. Ceza Dairesi 2010/9541 E. , 2012/20965 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Şahadetname niteliğindeki belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet İddianame tarihi itibariyle asliye ceza mahkemesi görevli olduğu cihetle, tebliğnamedeki bu husustaki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Vergi mükellefi olup, esasen vergi borcu da bulunan sanığın, 18.03.2005 tarihinde işlettiği ganyan bayiliğini başkasına devredebilmek için Boğazlıyan Vergi Dairesi Müdürlüğünce düz…
**11. Ceza Dairesi 2010/9541 E. , 2012/20965 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Şahadetname niteliğindeki belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet İddianame tarihi itibariyle asliye ceza mahkemesi görevli olduğu cihetle, tebliğnamedeki bu husustaki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Vergi mükellefi olup, esasen vergi borcu da bulunan sanığın, 18.03.2005 tarihinde işlettiği ganyan bayiliğini başkasına devredebilmek için Boğazlıyan Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlenmiş gibi 15.03.2005 tanzimli, bayiliğin devrinde sakınca bulunmadığı konulu belgeyi sahte olarak düzenleyip, kullandığının iddia ve kabul olunması karşısında; sahteciliğe konu vergi borcunun olmadığına ilişkin belgenin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olduğu anlaşılan 765 sayılı TCK’nun 355. maddesinde öngörülen şahadetname niteliğinde belgelerde bulunduğu ve sanığın eyleminin aynı Yasanın 356. maddesinde yaptırıma bağlandığı belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen değişen niteliğine göre “şahadetname niteliğindeki belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.