14. Hukuk Dairesi 2013/9080 E. , 2013/10267 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 03.04.2013 gün ve 2013/953-5210 sayılı ilamı ile süresinde olmayan temyiz isteminin reddine karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek …
**14. Hukuk Dairesi 2013/9080 E. , 2013/10267 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 03.04.2013 gün ve 2013/953-5210 sayılı ilamı ile süresinde olmayan temyiz isteminin reddine karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava konusu 949 parsel sayılı taşınmazın bir borcun teminatı olmak ve borç ödenince geri verilmek üzere dava dışı Hülya Kayaoğlu’na devredildiğini, daha sonra borcun tamamen ödendiğini, anılan taşınmazın geri verilmek istendiği tarihte kendisinin yurt dışında olması sebebi ile kız kardeşi olan davalı ...’e taşınmazın devredilmesi için talimat verdiğini bunun üzerine taşınmazın yurda geldiğinde geri alma inancıyla dava dışı Hülya tarafından davalıya devredildiğini, anılan devrin inanç ilişkisi gereği olduğunu belirterek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davalının herhangi bir bedel ödemeden, taşınmazı davacı kardeşine devretmek üzere dava dışı ...’ndan devraldığı gerekçesi ile 949 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 03.04.2013 tarihli 2013/953 Esas, 2013/5210 sayılı Kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Davalıya dava dilekçesi, davalının tebliğ esnasında neden adreste olmadığı ve tebliğ alan kişinin kimliğine ilişkin açıklama olmaksızın... adresinde aynı konutta birlikte oturan “...a”, gerekçeli karar da aynı şekilde “...e” imzaları karşılığı tebliğ edilmiş ise de yapılan tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. ve 16. maddelerine aykırıdır. Zira tebliğ alanın kimliği açıklanmamış ve muhatabın tebliğ esnasında nerede olduğu da sorularak tebliğ evrakına yazılmamıştır. Mahkemece, davalıya duruşma gününü bildirir davetiyenin yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu şekilde yapılan tebligat ile davalının savunma hakkının kısıtlanmış olduğu bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.04.2013 tarihli 2013/953 – 2013/5210 sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.