Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1400 E. , 2024/3734 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1400 Karar No : 2024/3734 DAVACI : ... DAVALILAR : 1- ... . VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Bakanlığı . VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ... 3- ... Müdürlüğü . VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin kurulunca verilen meslekten çıkarma kararının ... İdare Mahkemesinin ... g
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1400 E. , 2024/3734 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1400 Karar No : 2024/3734 DAVACI : ... DAVALILAR : 1- ... . VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Bakanlığı . VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ... 3- ... Müdürlüğü . VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin kurulunca verilen meslekten çıkarma kararının ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile iptali üzerine anılan yargı kararının uygulanması amacıyla "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "kınama" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun .. günlü, ... sayılı kararı ile anılan işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, bireysel işleme yönelik olarak; disiplin cezasına konu Görevi Kötüye Kullanma, Resmi Belgede Sahtecilik iddiası ile ilgili yürütülen soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği. işlenen fiil ile verilen ceza arasında adil bir dengenin bulunmadığı, disiplin cezasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, disiplin soruşturma raporunun bir nüshasının kendisine verilmediği, bu suretle savunma hakkının kısıtlandığı, geçmiş hizmetleri olumlu olmasına karşın alt derece ceza uygulanmadığı; düzenleyici işleme yönelik olarak ise; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi ile idareye kınama cezasından meslekten çıkarma cezasına kadar herhangi bir disiplin cezasını verebilme yetkisinin tanınmasının "memur güvenliği" ilkesi ile bağdaşmadığı, ölçüsüz olduğu bu sebeple iptali gerektiği, öte yandan Tüzüğün dayanağı yasa kuralının Anayasa Mahkemesince iptaline karar verildiğinden, yasal bir dayanağının kalmadığı ileri sürülmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : Yargı kararının uygulanması kapsamında tesis edilen bireysel işlemin hukuka uygun olduğu, iptali istenilen düzenleyici işlemde hukuka aykırı bir hususun bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacının; Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, "kınama" cezasıyla tecziyesine dair kararın ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; 2. Sınıf Emniyet Müdürü olan davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun 14/12/2015 tarihli ve 2015/290 sayılı kararının iptali ile anılan işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. Usul yönünden yapılan incelemede, davalı idarelerden (mülga) Başbakanlığın husumetten çıkartılarak Cumhurbaşkanlığı'nın hasım mevkine alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi yönünden yapılan değerlendirme : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi Anayasa Mahkemesi'nin 13/01/2016 gün ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve anılan madde, 23/01/2017 gün ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (7068 sayılı Kanun ile kanunlaşmıştır.) ile yürürlükten kaldırılarak Emniyet Teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kuralları yeniden düzenlenmiş olduğundan, belirtilen tarih itibariyle artık söz konusu Tüzük'ün uygulanma imkanı kalmamıştır. Buna karşılık, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 1. maddesi uyarınca, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı ve daha önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin de aynen muhafaza olunacağı kurala bağlandığından, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi gereğince "kınama" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali yönündeki istemlerinin esastan incelenmesi gerekli görülmüştür. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesiyle verilen yetki doğrultusunda hazırlandığı ve Danıştay incelemesinden geçerek yürürlüğe girdiği, anılan Tüzük'ün 13. maddesinde yer alan ve dava konusu edilen "Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarar uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir." kuralında, anılan fiilin ve karşılığında öngörülen cezanın dayanak alınan Yasa hükmü ile çizilen çerçeveyi aşan bir yönünün bulunmadığı, polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını sağlamak amacını haiz olduğu anlaşılmakta olup, bu itibarla, iptali istenen madde hükmünde üst normlara ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarihli ve ... sayılı kararı yönünden yapılan değerlendirme : Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının Eğitim Dairesi Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde muayene ve kabul tutanağı ile buna istinaden düzenlenen ödeme emri belgesinin onaylanması nedeniyle sahtecilik suçunu işlediği gerekçesiyle kendisine Yüksek Disiplin Kurulu'nun ...tarih ve .. sayılı kararı ile Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası verildiği; bu işleme karşı açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:...; K:... sayılı kararıyla, "(...) davacının üzerine atılı eyleminin sahtecilik olarak nitelendirilmesi suretiyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan sahtecilik suçu kapsamında görülerek meslekten çıkarılmasının ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturacağı, davacının sözü edilen fiillerinin, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "Kınama" cezasını gerektirdiği (...)" gerekçesiyle anılan cezai işlemin iptal edildiği; Yüksek Disiplin Kurulu'nun bu yargı kararının uygulanması amacıyla aldığı ... tarihli ve ...sayılı karar ile davacıya bu kez "kınama" cezası verildiği tespit edilmiştir. İncelenen olayda, davacının üzerine atılı eylemin, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan "sahtecilik" suçu kapsamında mı olduğu, yoksa Tüzük'ün 13. maddesi uyarınca "Kınama" cezasını mı gerektirdiği hususu başka bir idari davanın konusunu teşkil etmekte olup, bu konuda ... İdare Mahkemesi'nce verilen... gün ve E:...; K:... sayılı iptal kararının temyiz incelemesi ise halen Danıştay Beşinci Dairesi'nin E:2016/24724 sayılı dosyasında devam etmektedir. Dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararı tamamıyla Rize İdare Mahkemesi'nce verilen iptal kararının uygulanmasını teminen tesis edilmiş bir idari işlem niteliğinde olduğundan, -işin esasına yönelik mükerrer incelemeye meydan verilmemesi için- tali nitelikteki bu davada karar verilmeden önce, davacı hakkında 16/10/2014 tarihinde verilen ilk Yüksek Disiplin Kurulu Kararı kararına karşı açılan davada ... İdare Mahkemesi'nce ... tarihinde verilen iptal kararının Danıştay Beşinci Dairesi'nin E:2016/24724 sayılı dosyasında devam devam eden temyiz incelemesinin sonuçlanmasının beklenmesi ve anılan davada ulaşılacak sonuç gözetilerek bu davanın da karara bağlanması gerekir. Açıklanan nedenlerle, 1- Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi yönünden davanın reddi, 2- İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarihli ve... sayılı kararı yönünden ise Danıştay Beşinci Dairesi'nin E:2016/24724 sayılı dosyasında devam eden temyiz incelemesinin sonuçlanmasının beklenmesi ve anılan davada ulaşılacak sonuca göre bu davanın da karara bağlanması, gerektiği düşünülmektedir. 02/06/2020 TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası gereğince ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, K:... sayılı kararıyla davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Eğitim Dairesi Başkan Yardımcılığı görevini yürüttüğü dönemde gerçeğe aykırı belgeyi onaylaması nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde düzenlenen "...sahtecilik..." suçunu işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Anılan meslekten çıkarma cezasının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, bu eylemi sebebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan adli soruşturma sonucunda; resmi belgede sahtecilik suçlarının yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; bu kapsamda, davacının üzerine atılı eyleminin sahtecilik olarak nitelendirilmesi suretiyle meslekten çıkarılmasının ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturacağı, sözü edilen fiilin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "kınama" cezasını gerektiren "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" suçunu oluşturduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Davalı idare tarafından anılan yargı kararının uygulanmasını amacıyla davacının fiilinin "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" kapsamında kaldığı gerekçesiyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "kınama" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yargılama sürecinde ... İdare Mahkemesince verilen iptal kararı, karar düzeltme aşamasında Danıştay İkinci Dairesinin 31/10/2023 günlü, E:2021/8415, K:2023/5068 sayılı kararıyla; sahtecilik suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanmış olması ve davacıya isnat edilen fiil hakkında yapılan ceza soruşturması sonucunda suçun yasal unsurlarının oluşmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar alınması karşısında, davacının üzerine atılı eylemin sübuta ermediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın gerekçeli olarak onanmasına karar verilmiş ve kesinleşmiştir. Davacı tarafından, yukarıda belirtilen yargı kararının uygulanması amacıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "kınama" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı işlemi ile anılan işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün Görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama: başlıklı 13. maddesinde "Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarar uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir." hükmünü içermektedir. I - Dava Konusu Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali isteminin incelenmesi: Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiş ve Anayasa'nın 153. maddesinin 3. fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrası gereğince, anılan kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi ayrıca karara bağlanmıştır. 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir. 08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiştir. 23/03/1979 günlü, 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. II - Davacının "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "kınama" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının İncelenmesi : Yukarıda maddi olay ve hukuki süreç kısmında belirtildiği gibi davacıya kınama cezası verilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 14/12/2015 günlü, 2015/290 sayılı kararının dayanağını, ... İdare Mahkemesinin; "eylemin Tüzüğün 13. maddesinde yer alan disiplin suçunu oluşturmadığı" yönündeki ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının gerekçesi oluşturmakta olup, anılan gerekçenin Danıştay İkinci Dairesinin 31/10/2023 günlü, E:2021/8415, K:2023/5068 sayılı kararı ile değiştirildiği ve iptal kararının "tipiklik" şartının oluşmadığı gerekçesiyle onandığı, belirtilen gerekçeyle verilen bir iptal kararı üzerine yeniden bir disiplin cezası verilmesinin hukuki dayanağı bulunmadığı göz önüne alındığında dava konusu disiplin cezasının artık dayanaksız hale geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; dayanaksız kalan yargı kararının uygulanması amacıyla davacının "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" fiilini işlediğinden bahisle davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "kınama" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 14/12/2015 günlü, 2015/290 sayılı kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla, 2. Davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi gereğince "kınama" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının İPTALİNE oyçokluğuyla, 3. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kararın kesinleşmesinden sonra artan posta ücretinden davacıya iadesine; 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/06/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile iptali üzerine, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "kınama" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işlemi ile anılan işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. Davacının, gerçeğe aykırı olarak düzenlenen muayene ve kabul tutanaklarını onaylaması nedeniyle sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası verilmiş, işleme sebep teşkil eden fiiller nedeniyle, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca... günlü, ... soruşturma dosyası kapsamında; Emniyet Genel Müdürlüğü Eğitim Dairesi Başkanlığı personeli tarafından düzenlenen muayene ve kabul tutanağının ödeneğin tenkis edilmesini engelleyici, söz konusu alımın bütçe yılı içinde gerçekleşmesi işlemini kolaylaştırıcı ve Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğine göre ödeme emrine eklenecek bir belge olarak düzenlendiği, eksik belge tamamlama amacıyla ve işlem kolaylaştırıcı olarak düzenlenen muayene ve kabul tutanağı ile buna istinaden düzenlenen ödeme emri belgelerinin gerçek, geçerli ve resmi belgeler oldukları, sahteliklerinin söz konusu olmadığı, dolayısıyla resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş; İdare Mahkemesinin, eylemin "kınama " cezası kapsamında kaldığı, meslekten çıkarma cezasının tipikliğe uygun olmadığı gerekçesiyle verdiği iptal kararı; davacının üzerine atılı sahtecilik eyleminin sübuta ermediği gerekçesiyle onanmıştır. Adli yargı yerince davacının eylemlerinin varlığı belirlenmiş ancak bu eylemlerin, sahtecilik suçunun yasal unsurlarını taşımadığına hükmedilmiş olduğundan, idarece bu eylemlere hukuka uygun olarak başka bir disiplin cezası verebileceği, bu işlemin dava konusu edilmesi halinde de idari yargı yerince hukuki denetiminin yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Danıştay İkinci Dairesinin 31/10/2023 günlü, E:2021/8415, K:2023/5068 sayılı kararıyla davacının üzerine atılı "sahtecilik" fiilinin sübuta ermediği gerekçesiyle davacının "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasında hukuka uygunluk bulunmadığına ilişkin olup, anılan Daire kararında "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" fiiline yönelik herhangi bir yargısal denetim yapılmadığı anlaşılmaktadır Bu durumda, davacı hakkında "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" fiilini işlediğinden bahisle "kınama" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın yeni bir işlem olduğu, anılan bu işlemin hukuki denetimi yapılarak fiilin sübûta erip ermediği hususunda bir değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekirken, işlemin dayanağı olan Mahkeme kararının gerekçesinin değiştirildiği ve bu suretle işlemin dayanaksız kaldığı gerekçesiyle bireysel işlem yönünden davanın reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum. . (XX) KARŞI OY : İdari Yargı denetiminin amacının "hukuka uygunluk" olduğu ve bu denetimin de dava konusu işlemin kurulduğu tarih itibarıyla gerçekleştirilmesi gerektiği İdare hukukunun ve idari yargının bilinen en temel ilkeleridir. Bu nedenle, dava konusu düzenleyici işlemin hukuka uygunluğunun denetlenerek bir karar verilmesi ve tarafların davadaki haklılık durumuna göre de yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmekte iken, dava konusu edilen Tüzük maddesinin uygulanma kabiliyetinin kalmaması nedeniyle düzenleyici işlem bakımından davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen kararın bu kısmına katılmıyorum. .