11. Ceza Dairesi 2023/7344 E. , 2025/5170 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/543 E., 2023/763 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesine göre 1 hafta olduğu, anc…
**11. Ceza Dairesi 2023/7344 E. , 2025/5170 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/543 E., 2023/763 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesine göre 1 hafta olduğu, ancak kurulan hükümde temyiz süresinin 15 gün olarak gösterilmesi suretiyle tarafların yanıltıldığı anlaşıldığından, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 66/6. maddesinde yer alan “Zamanaşımı, ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, ... itibaren işlemeye başlar” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın farklı takvim yıllarındaki eylemleri arasında hukuki veya fiili kesintinin bulunmaması nedeniyle eylemlerin birden fazla takvim yılı içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirildiği, fatura düzenlenen takvim yılı ve fatura sayısı ile faturaların miktarları dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine uygun, yasal ve yeterli gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin eden mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanık adına tesis edilen mükellefiyet hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna göre, mükellefiyetin 30.01.2009 tarihinde resen terkin edildiği, bu tarihten itibaren hiç bir beyannamenin verilmediği, karşıt firmaların BS bildirimlerine göre 2013 takvim yılında ... isimli mükellefe 2 adet fatura düzenlendiği, dosya içeriğine göre atılı suçun suç tarihinin tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; suç tarihinin ve dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin denetime imkan verecek şekilde belirlenmesi bakımından, sahte fatura düzenleme suçunda, suç tarihinin, düzenlenen fatura tarihi olduğu dikkate alınarak, sanığın bağlı bulunduğu vergi dairesinden, suça konu faturaların hangi tarih veya dönemde düzenlendiğinin sorulması, gerekirse suça konu faturayı kullanan mükellef nezdinde araştırma yapılarak suç tarihinin tespit edilmesi, ilgili belge ve raporun dosya arasına konulması ve bu şekilde suç tarihinin tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.