1. Ceza Dairesi 2022/1864 E. , 2022/4479 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/2431 Esas, 2010/28 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu ve yöntemine verilen önem dikkate alındığında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40 ıncı …
**1. Ceza Dairesi 2022/1864 E. , 2022/4479 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/2431 Esas, 2010/28 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu ve yöntemine verilen önem dikkate alındığında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen; '"Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." şeklindeki düzenleme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 13 üncü maddesinde güvence altına alınan etkin başvuru hakkı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Kararların gerekçeli olması" başlıklı 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen; "Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir." hükmü ile aynı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasının ilgili bölümünde yer verilen; "Hüküm fıkrasında, ... kanun yollarına başvurma ... olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeye uygun olarak kararın tebliğinin şeklî değil, faydalı, amacına uygun, hak arama hürriyetini ve etkin başvuru hakkını engellemeyecek biçimde olması gerekmektedir. Hak arama özgürlüğü ile yakından ilişkili ve emredici vasıftaki bu hükümlere göre sanığa ve kanun yoluna başvuru hakkı olanlara hüküm açıklanırken ve hazır değilseler tebliğ edilen gerekçeli kararda başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresinin bildirilmesi zorunludur. Bu yasal düzenlemelerin ortak amacı bireylerin yargı ya da idarî makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlamaktır. Çünkü son derece dağınık ve değişken olan mevzuat karşısında insanların hakkını aramakta güçlük çekeceğini değerlendiren kanun koyucu, ilgilisinin, başvurulacak kanun yolu, mercii ve süresini de içerir şekilde karar ve işlemlerden Devlet tarafından haberdar edilmesini hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması ve etkin başvuru hakkı bakımından zorunluluk haline getirmiştir. 5271 sayılı Kanun'da iki dereceli kanun yolu sistemi benimsenmiş olup 291 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde temyiz süresi; "Temyiz istemi, hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün içinde ... yapılır;" şeklinde kaleme alınmıştır. Buna göre ilgilisi aleyhine temyiz yoluna başvurmak istediği karara karşı bu kararın tebliği ya da tefhiminden itibaren on beş gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe vermek veya tutanağa geçirilmek ve hâkime onaylattırılmak koşuluyla zabıt kâtibine bir beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Ancak 5271 sayılı Kanun'un temyiz yolu için öngördüğü tek koşul, temyiz iradesinin usûlüne uygun şekilde on beş gün içinde açıklanmasından ibaret değildir.