12. Ceza Dairesi 2013/12977 E. , 2013/21041 K. Mahkemesi : Bursa 4. Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Yaralama Hüküm : Tüm sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat Taksirle öldürme suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Oluş ve do…
**12. Ceza Dairesi 2013/12977 E. , 2013/21041 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Bursa 4. Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Yaralama Hüküm : Tüm sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat Taksirle öldürme suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Oluş ve dosya kapsamına göre; 28.07.2006 tarihinde 2003 doğumlu katılan .....ın, Bursa Yüksek ihtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sanık KBB Şefi Prof.Dr. ... tarafından geniz eti (adenoid) ve her iki kulağa ventilasyon tüpü takma ameliyatına alındığı, sanıklar anestezi uzmanı Dr...... ve anestezi teknisyeni ...tarafından mağdura anestezi verilirken oksijen sağlayan entübasyon tüpünün yerinden çıkması nedeniyle hastanın yaklaşık 4 dakika süreyle oksijensiz kaldığı ve bunun neticesinde solunum dışında tüm hayat fonksiyonlarını kaybedip, hayati tehlike geçirecek ve iyileşmesi mümkün olmayan hastalığa maruz kalacak nitelikte yaralanmasıyla sonuçlanan olayda; dosya içerisinde mevcut, ön inceleme sırasında, Sağlık Bakanlığı Tefti Kurulu Başkanlığınca görevlendirilen Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB Şefi Doç.Dr. ..... ve anestezi şef yardımcısı Uz.Dr. .... tarafından düzenlenen 25.01.2001 tarihli raporda; hastanın ameliyat edilmek üzere hastaneye gelişinden sağlık durumunun kötüleşmesine kadar geçen süre içinde, adenoidektomi ve vt uygulaması gibi vakalarda hastanın pozisyonu değiştirildiğinden entübasyon tüpünün yerinden çıkması gibi bir komplikasyonla karşılaşılabileceği, bu komplikasyondan sakınmak için gerekli hasta takibini yapmanın anestezi ekibinin görevi olduğu, bu vakada söz konusu kompliksayondan zamanında farkında olunup erken müdahalede bulunulması açısından Uz.Dr. .....ın tedbirsizlik ve dikkatsizliğinin mevcut olduğunun, Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 19.03.2008 tarihli raporda; 2003 doğumlu.....ın 28.06.2006 tarihinde geçirdiği adenoid+seröz atisis media ameliyatı öncesinde ve sonrasında muayenesinin yapıldığı, anestezi almasında bir sorun olmadığı, anestezi takip fişinin yetersiz tutulduğu, tansiyon ve kalp atım hızlarının düzenli yapılmadığı, verilen inhilasyon ilaçlarının ne kadar verildiğinin kayıtlı bulunmadığı, anestezi girişi ve olay anına kadar anestezi devamında herhangi bir problem olmadığı, ancak hekimler, anestezi teknisyeni ve hemşire ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğu, özellikle baş-boyun ameliyatlarında ameliyat nedeniyle başın pozisyon değişikliklerinde tüpün trakeadan çıkıp üzofagosa girebileceğinin bilindiği, bunun bir komplikasyon olduğu, tespitin iyi yapılması için monitorizasyon olması, özellikle baş pozisyonu değişikliğinde cerrah-anestezist işbirliğinde birbirlerinden haberdar olması gerektiği, tüp çıkması durumunun erken ve zamanında tespitinin önemli olduğu, bu olgularda monitorizasyonun eksik olması ve tüpün çıkıp yemek borusuna girmesinin geç fark edildiği, gerekli müdahalelerin geciktiği, anestezistin birden fazla ameliyat masasından sorumlu olması nedenleri ile idarenin eksikliğinin bulunduğunun belirtildiği dosyada mevcut 31.07.2009 tarihli Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği adına Başhekim Doç. Dr......imzalı yazıda; olay günü hastanede 4 anestezi uzmanın (Uz.Dr. ...., Uz.Dr. .... Uz.Dr...., Uz.Dr. ...) görevli olduğunun imza çizelgelerinden anlaşıldığı, hastanede 7 ameliyat salonu olup, aynı gün aynı saatlerde 6 salonda ameliyat yapılmakta olduğu, kayıtlara göre anestezi uzmanlarının belirli bir ameliyat salonundan sorumlu olmadığı ancak aynı gün görevli olan Uz.Dr. ...'ın herhangi bir ameliyat salonunda bulunmadığının tespit edildiği, ihtiyaç duyulması halinde diğer anestezi uzmanı Dr. ...'ın da ameliyatlara girebileceği, aynı tarihte hastane bünyesinde 4 adet pulse oksimetre cihazı bulunduğu ve bu cihazların 1 tanesinin de anestezi için kullanılmakta olduğu, istendiği taktirde gerekli ameliyatlarda kullanılabileceği, aynı dönemde hastanenin ameliyathanesi yada anestezi uzmanları tarafından idareden oksijen saturasyonu yada end-tidal karbondioksit ölçüm aleti isteminde bulunulmadığı, ayrıca ameliyathanelerde bulunan anestezi cihazlarının monitör sistemlerinin bulunduğu, olay tarihinde hastanenin ameliyathanesinde 1 adet ameliyat mikroskobu bulunduğu, ameliyathane kayıtlarında aynı dönemde hastanede 1 göz hastalıkları uzmanı bulunduğu ve göz ameliyatı yapılmadığı, bu nedenle söz konusu mikroskobun göz ameliyatları için de kullanılmadığının anlaşıldığı, yine dosyada mevcut Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğinin 06.05.2009 tarih ve 1575 sayılı Bursa Sağlık Müdürlüğüne hitaben yazılan yazıda; Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda hastanede üç anestezi uzmanının görev yaptığı yazmasına rağmen, hastanenin sicil kayıtlarına göre o dönemde Uz.Dr....., Uz.D..... Uz.Dr....ve Uz.Dr..... olmak üzere dört kişinin görevli olduğu, ayrıca o gün o saatlerde mesaide 8 anestezi teknisyeninin bulunduğu, hastande yedi ameliyat salonu mevcut olmasına rağmen o saatlerde 6 ameliyat yapıldığı, ....oğlu .....'ın 28.07.2006 tarihinde geçirdiği Adenoid+Seröz otitis media ameliyatı öncesinde vesonrasında muayenesinin yapıldığı, anestezi almasında bir sorun olmadığı anlaşıldığı üzere hastanın ameliyata alındığı, hastanın ameliyatı öncesinde gerekebilecek cihaz (monitor, pulse oksimetre vb.) ve malzemelerin ilgili ameliyat ekibi tarafından yeterli bulunduğu ve hastanın da ameliyat için uygun olduğu ve ameliyata başlandığı, hastane idaresine ameliyat öncesinde ameliyat ekibi tarafından herhangi bir cihaz, malzeme eksikliği ya da arıza bildirilmediği, hastane idaresinin görevli hekimlere eksik donanımla ameliyat yapmaları konusunda herhangi bir baskı ve zorlaması olmasının mümkün olmadığı, bu hastada ne KBB uzmannının ne de Anestezi Uzmanının ameliyatla ilgili malzeme ve donanım eksikliği hususunda idareden herhangi bir talepleri olmadığı, ihtiyaç duyabilecekleri malzemelerin bozuk olduğuna dair de ameliyat öncesinde idareye ve teknik atölyeye herhangi bir talep ve arıza bildirim formu bulunmadığı, bu ameliyat acil bir ameliyat olmayıp, malzeme ve cihaz eksikliği olsa bile, tamamlanana kadar bu ameliatın ertelenebileceği veya başka bir hastaneye sevk edilebileceği, ayrıca Adli Tıp Kurulu Kararı sonuç bölümünde "Monitörizasyonun eksik olması ve tüpün çıkıp yemek borusuna girmesinin geç fark edildiği, gerekli müdahalelerin geciktiği" belirtildiği, monitörlerin hastanın kalp, solunum, dolaşım vb. durumunun izlenmesine yarayan aletler olduğu, çok çeşitli fonksiyonları olan tipleri bulunduğu, hastanedeki tüm anestezi cihazlarının monitörü bulunduğu, monitörleri ayarlayarak kullanacak (monitörizasyonu sağlayacak) ve hastanın fonksiyonlarını takip edecek görevli anestezi uzmanı ve anestezi teknisyeni olduğu, şayet iddia edildiği gibi monitörezasyonda yetersizlik varsa, bunun sorumluluğu idarenin değil, tümüyle anestezi uzmanı ve teknisyenine ait olduğu, çünkü hastanede monitör bulunduğu, şayet bu monitörün fonksiyonları yeterli değilse hastanın ameliyata alınmayabileceği, yine iddia edildiği gibi bir anestezi uzmanının birden fazla Ameliyat odasında hasta bakması konusu incelendiğinde, o saatlerde 6 (altı) ameliyat salonunda ameliyat yapıldığı ve dört anestezi uzmanının da ameliytahanede görevli olduğu, ayrıca her vakanın başında bir anestezi teknisyeninin bulunduğu, ancak kayıtların incelenmesinde o saatlerde anestezi uzmanı Dr......L'ın hiçbir hastanın anestezi işleminde bulunmadığının dolayısıyla hastanede anestezi uzmanı yönünden bir yetersizliğin bulunmadığı yine belirtilen tarihte hastanenin demirbaşında toplam 4 adet pulse oksimetre cihazının mevcut olduğu ve pulse oksimetre cihazının her hastada değil, invaziv monitörizasyon yapılmayan sınırlı hastalarda kullanıldığı ayrıca ameliyat öncesi ilgili ekip tarafından böyle bir eksikliğin de idareye bildirilmediği, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinin Ameliyathane Hizmetleri başlığı altındaki 16.maddesinde; Ameliyathanelerin yönetimi, hizmete devamlı hazır bulundurulması, alet ve malzemenin sağlanma bakım, onarım ihtiyaçlarının saptanarak yaptırılmak üzere ilgililere bildirilmesi ve burada çalışan personelin yönetimi ve eğitimlerinin yapılması ile genel cerrahi uzmanı görevli olup, bu hususlarda baştabipliğe karşı doğrudan sorumludur... Bu sorumlu, antesieziyoloji uzmanının bulunmadığı kurumlarda, uyandırma odası hizmetlerinin yürütülmesi ve narkoz personeli ile uyandırma odası personelinin yönetim ve eğitimi ile de görevlidir." hükmüne yer verildiği, Yönetmeliğin bu hükmünden de anlaşılacağı üzere, hastanede anestezi uzmanı olmasa da ameliyat cerrahın sorumluluğunda teknisyenle yapılabildiğinin bildirilmesi karşısında, kusur konusunda oluşan tereddütün giderilmesi, sanıkların olay nedeniyle kusurlarının bulunup bulunmadığının kesin olarak tespiti için Üniversitelerin konu ile ilgili kursülerinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden sanıkların sıfat ve konumları da gözetilerek dosyada mevcut raporlar ve Bursa Yüksek ihtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğinin dosyadaki mevcut yazıları da nazara alınmak suretiyle ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, sonucuna göre de tüm sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken ve komplikasyonun ancak faile yüklenilebilecek bir kusur bulunmadığı halini ifade ettiği nazara alınmaksızın, herhangi bir kusur irdelemesi yapılmaksızın meydana gelen sonucun komplikosyan olarak değerlendirilmesi suretiyle eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde sanıkların beraatlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.