5. Hukuk Dairesi 2009/8727 E. , 2010/14201 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız e…
**5. Hukuk Dairesi 2009/8727 E. , 2010/14201 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ... Mirasçısı olan davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına açılan davaların kısmen kabulüne, diğer davacılar adına açılan davaların ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, davacılardan ... ve ...'a kamulaştırma işleminin 1975 yılında noter kanalı ile usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği anlaşıldığından, adı geçen davacılar yönünden, Kamulaştırma Kanununun 14. maddesinde öngörülen 30 günlük hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verilmesi doğrudur. 2-Mahkemece, tapu maliki olan ölü ... mirasçıları ..., ..., ... adına açılan davalar; murislerine usulüne uygun şekilde kamulaştırma tebligatı yapıldığından bahisle reddedilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, dava konusu taşınmazdaki davacılara ait hisselerin geldisi olan kadastral 2686 parselin kamulaştırılmasına ilişkin işlemin ... adına noter kanalı ile tebliğe çıkartılıp, 1975 yılında yeğeni ... adına tebliğ edildiği ancak; bu tebligatta aynı çatı altında oturduğu ibaresinin bulunmadığı gibi, ...'ın bu isimde bir yeğeninin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, ...'a yapılan tebligatın geçeriz olduğu anlaşıldığı ve mirasçıları olan davacılara da yapılmış bir tebligat bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Ayrıca, dosyada bulunan kanıt ve belgelerden dava konusu taşınmaza 1975 yılında el atıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda ... mirasçısı olan davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... mirasçısı olan davacılar ..., ... ve ... adına açılan davalar ile ilgili olarak; 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile; “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılmaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.” hükmü getirilmiş olduğundan, bu düzenleme doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre; Karar verilmek üzere hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 12.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.