Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2265 E. , 2024/5084 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/2265 Karar No : 2024/5084 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Valiliği / ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten, ..., ... ve ... adına velayeten ... 2- ..., ... ve ... adına velayeten ... ve ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2265 E. , 2024/5084 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/2265 Karar No : 2024/5084 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Valiliği / ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten, ..., ... ve ... adına velayeten ... 2- ..., ... ve ... adına velayeten ... ve ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları ...'in 20/07/2015 tarihinde Şanlıurfa ili, Suruç ilçesinde meydana gelen bombalı terör saldırısında hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek manevi tazminat talebinin reddine ilişkin Şanlıurfa Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyon Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile müteveffanın babası ... için 40.000,00 TL, müteveffanın kardeşleri olan diğer davacıların her biri için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, her türlü patlayıcı madde veya eşyanın tespiti amacıyla kişilerin üstlerinde ve eşyalarında önleme araması yaptırılsa idi canlı bomba olan kişinin tespiti ile gerekli işlemlerin yapılmasının sağlanması suretiyle olayların önüne geçilebileceği de göz önünde bulundurulduğunda, idarenin hizmet kusuru bulunduğu, olayın vuku buluş şekli ve davacıların bundan sonraki yaşamı üzerindeki neticeleri, bu nedenle duyulan elem ve ızdırabın karşılığı olarak sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak düzeyde davacılardan ... için 40.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle işlemin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, davanın manevi tazminat istemine ilişkin kısmının kabulüne, davacı ... için 40.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarelerden alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, davanın süresinde açılmadığı, tazminat talebinin hukuki dayanağının ortaya konulması gerektiği, 5233 sayılı Kanun kapsamında olduğunun değerlendirilmesi halinde anılan Kanunda manevi tazminat düzenlenmediğinden istemin reddedilmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun kapsamında başvuru süresinin geçirildiği, terör eylemi olan olayda idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, bunun yanında zarar gören kişilerin de müterafik kusuru bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği iddialarıyla; davalı Şanlıurfa Valiliği tarafından, davanın süresinde açılmadığı, tazminat talebinin hukuki dayanağının ortaya konulması gerektiği, 5233 sayılı Kanun kapsamında olduğunun değerlendirilmesi halinde anılan Kanunda manevi tazminat düzenlenmediğinden istemin reddedilmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun kapsamında başvuru süresinin geçirildiği, terör eylemi olan olayda idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, bunun yanında zarar gören kişilerin de müterafik kusuru bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Uyuşmazlıkta, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğuna ilişkin değerlendirmede hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, müteveffanın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının da irdelenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu olay tarihinde yürürlükte bulunan 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu'nun "İzin alma zorunluğu" başlıklı 6. maddesinde; "Kişiler ve kuruluşlar, yetkili makamdan izin almadan yardım toplayamazlar. Ancak, kamu yararına çalışan dernek, kurum ve vakıflardan hangilerinin izin almadan yardım toplayabilecekleri, İçişleri Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenip ilan edilir. İzin alınmadan girişilen yardım toplama faaliyetleri güvenlik kuvvetlerince derhal menedilir ve sorumlular hakkında kovuşturma yapılır." hükmü, "İzin vermeye yetkili makamlar" başlıklı 7. maddesinde; "Yardım toplama faaliyeti bir ilin birden fazla ilçesini kapsıyorsa o ilin valisinden, bir ilçenin sınırları içinde ise o ilçenin kaymakamından izin alınır. Yardım toplama faaliyeti birden fazla ili kapsıyorsa yardım toplama faaliyetine girişecek gerçek veya tüzel kişilerin yerleşim yerinin bulunduğu ilin valisinden izin alınır ve izni veren valilik tarafından ilgili valiliklere ve İçişleri Bakanlığına bilgi verilir. Yardım toplama faaliyetleriyle ilgili işlemler dernekler birimlerince yürütülür." hükmü, "Cezalar" başlıklı 29. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak izinsiz yardım toplayanlara beş bin Türk lirasından yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir. ... İzinsiz yardım toplanmasına yer ve imkân sağlayanlar, uyarılmalarına rağmen bu faaliyeti sonlandırmazsa beş bin Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılır. ... Bu maddede yazılı olan idari yaptırımlara karar vermeye yardım toplama iznini veren makam yetkilidir. İzinsiz yardım toplanması hâlinde idari yaptırımlara vali karar verir. Vali bu yetkisini vali yardımcılarına veya kaymakamlara devredebilir." hükmü düzenlenmiştir. Dosyanın ve ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin E:... sayılı dosyasında yapılan ara kararında, Şanlıurfa ili, Suruç ilçesinde bulunan Amara Kültür Merkezinde organizasyon çağrısı yapan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonunun (SGDF) mevzuata uygun kurulmuş yasal bir örgütlenme olup olmadığının, bir terör örgütlenmesi olup olmadığının, eğer terör örgütlenmesi ise bu örgütlenmeye ilişkin terör örgütü olduğuna dair alınmış bir idari kararın ve ayrıca bir ceza mahkemesi kararının bulunup bulunmadığının, yasal bir örgütlenme ise bu örgütlenmeye ilişkin herhangi bir kapatma davası açılıp açılmadığının, organize ettiği yardım faaliyeti ve bu faaliyet için toplanılmasına ilişkin Bakanlıktan veya Valilikten izin alınıp alınmadığının sorulması üzerine, temin edilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonunun (SGDF) ... tarihinde ... kütük numarası ile İstanbul ilinde kurulduğu ve şu anda fesih durumda bulunduğu, Şanlıurfa ilinde şubesinin bulunmadığı, SGDF'nin MLKP terör örgütünün açık alan yapılanması olduğuna dair teyide muhtaç istihbari bilgilerin bulunduğu, terör örgütü olduğuna dair alınmış bir idari karar veya bir ceza mahkemesi kararının bulunup bulunmadığı hususunda Suruç Asliye Hukuk Mahkemesi ve Suruç Sulh Hukuk Mahkemesi ile yapılan yazışmalar neticesinde SGDF hakkında herhangi bir açılmış kapatma davası bulunmadığı, organize edilen yardım faaliyeti ve bu faaliyet için toplanılmasına ilişkin Şanlıurfa Valiliği bünyesinde bildirimde bulunulduğuna ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığı hususlarının belirtildiği görülmektedir. Anılan bilgi ve belgeler içerisinde istihbari bilgi mahiyetindeki hususların hükme esas alınması mümkün olmamakla birlikte; Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonunun (SGDF) yardım kampanyası düzenlemek ve bu kampanya kapsamında belli bir yerde toplanılmak için Şanlıurfa Valiliğinden ve ilgili Bakanlıktan izin alınmadığı gibi herhangi bir bildirimde de bulunmadığı, davacıların yakınının da aralarında yer aldığı diğer SGDF üyelerince organize edilen yardım toplama ve yardım için toplanma faaliyetinin izin alınmadan gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun yanı sıra davacıların yakınının da müterafik kusurunun bulunduğu kanaatine varılmakla birlikte temyizen incelenen karar sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.