(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/10147 E. , 2013/13201 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın park halinde olduğu esnada davalıya ait işyerinde çıkan yangının sirayet etmesi sonucu
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/10147 E. , 2013/13201 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın park halinde olduğu esnada davalıya ait işyerinde çıkan yangının sirayet etmesi sonucu pert olduğunu, sigortalı araçta meydana gelen 12.150,00 TL hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, araçta meydana gelen zarardan işyeri maliki ve kiracısı olan davalıların sorumlu olduğunu belirterek, TTK.'nun 1301. maddesi gereğince hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. ile ... vekili, aynı olay nedeniyle başka mahkemelerden alınan raporlar ile itfaiye ve tespit raporlarına göre kusurlu olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir. İşyeri maliki olan diğer davalılar vekili, yangının meydana gelmesinde müvekkillerine atfedilecek kusur bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yangın nedeniyle açılan tespit dosyası, ceza mahkemesi dosyası, İstanbul 12. Asliye Ticaret ile Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava dosyalarındaki bilirkişi raporlarına göre davalılara izafe edilecek kusur bulunmadığı ve kamyonetin hangi haklı sebep ile ardiye içerisinde bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 6762 sayılı TTK.’nun 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK.'nun 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2872 Sayılı Çevre Kanunu'nun Tanımlar başlıklı 2. maddesinde, Tehlikeli Kimyasalların; fiziksel, kimyasal veya biyolojik yönden olumsuz etki yaparak ekolojik denge ile insan ve diğer canlıların doğal yapılarının bozulmasına neden olan her türlü kimyasal madde ve ürünler olduğu, Tehlikeli Kimyasallar ve Atıklar başlıklı yasanın 13/1 maddesinde, tehlikeli kimyasalların belirlenmesi, sınıflandırılması, depolanması, risk değerlendirilmesine ilişkin usul ve esasların yönetmelikte belirleneceği, Yasanın 13/6 maddesinde tehlikeli kimyasalların üretimi, satışı, depolanması kullanılması ve taşınması faaliyetlerinde bulunanların kanunla getirilen yükümlülükler açısından müteselsilen sorumlu oldukları, Kirletenin Sorumluluğu başlıklı yasanın 28.maddesinde çevreyi kirletenler ve çevreye zarar verenlerin sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumlu olacakları, kirletenin meydana gelen zararlardan ötürü genel hükümlere göre de tazminat sorumluluğunun saklı olduğu öngörülmüş, Yasanın 13/1 maddesinde öngörülen Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği'nde ilgili Bakanlıkça çıkarılarak yürürlüğe konmuştur. Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2872 Sayılı Yasanın 28. maddesine paralel düzenlemeler içeren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 71. maddesi ile de önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletme faaliyetinde zarar doğması halinde, bu zarardan işletme sahibinin ve varsa işletenin sorumlu oldukları düzenlenmiş, sorumluluğun kapsamı da tehlike sorumluluğu olarak belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacıya sigortalı araç, davalıların işletmecisi ve maliki olduğu, yanıcı ve parlayıcı kimyasal maddelerin depolandığı işyeri içerisine park edilmiş, işyerinde meydana gelen yangının sigortalı araca sirayet etmesi sonucu araç hasarlanmıştır. Davalıların meydana gelen olay nedeniyle kusurunun belirlenmesi yönünden alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davalıların meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise de, hükme dayanak yapılan bu rapor, dosya kapsamına uygun olmadığı gibi hüküm kurmaya da elverişli değildir. Açıklanan yasal düzenlemelere göre, zarar nedeniyle davalıların tehlike sorumluluğu kapsamında meydana gelen zarardan kusursuz sorumluluk ilkesine göre sorumlu bulundukları halde, somut olaydaki sorumluluğunun kusura dayalı sorumluluk şeklinde kabulü ve yetersiz bilirkişi raporu nazara alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 02.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.