7. Hukuk Dairesi 2022/5025 E. , 2023/983 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkeme
**7. Hukuk Dairesi 2022/5025 E. , 2023/983 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin 1054 ve 1055 parsel sayılı taşınmazların maliki iken Yenimahalle Belediyesinin imar uygulaması ile parselasyon yapıldığını ve dava konusu taşınmazların ağaçlandırılacak alan olarak 43533 ada 1 parsel numarasını aldığını, taşınmazın üzerindeki muhdesatın bedelinin müvekkile ödenmediğini, davalı ...Valiliği tarafından 08.03.2010 tarihli ecrimisil ihbarnamesi ile 64,08 m² yerin hurda deposu yapılarak kullanıldığı gerekçesi ile 1.031,00 TL ecrimisil bedelinin istendiğini, İmar Kanunu’nun 18 inci maddesi gereğince muhdesat bedeli ödeninceye kadar müvekkilin dava konusu yerden faydalanma hakkı bulunduğunu belirterek, müvekkilin haksız işgalci olmadığının ve ecrimisilden sorumlu olmadığının tespitini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, müvekkili kurumun tüzel kişiliği bulunmadığından öncelikle davanın husumetten reddi gerektiğini, derdestlik itirazları olduğunu zira davacının ecrimisil bedelinin iptali için ...9. İdare Mahkemesinde dava açtığını, idarece yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli ve 2015/111 Esas, 2015/310 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 19.01.2021 tarihli ve 2019/2042 Esas, 2021/245 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz üzerinde taşınmazın tümü yönünden fiili bir kullanım biçiminin oluşup oluşmadığının, şayet oluşmuş ise davalının taşınmaz üzerinde çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği yer olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz üzerinde tüm paydaşlar tarafından fiili bir kullanım biçimi oluşmadığı, davalı taşınmazı kullanmıyor ise de taşınmaz üzerinde davalının çekişmesiz olarak kullanabileceği bir alan bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyizinde, 1.030,00 TL ecrimisil bedelinin gecikme zammı ile birlikte davacıdan tahsil edildiğini, mahkemece bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, müvekkili idare tarafından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden müvekkiline yargılama gideri yükletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ecrimisil ihbarnamesine karşı ileri sürülen menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma sonrası bilirkişi heyetince düzenlenen raporda bozmada belirtilen hususların irdelenerek değerlendirilmiş olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.