T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1882 KARAR NO: 2026/576 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 07/07/2025 NUMARASI: 2025/228 Esas - 2025/700 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 10/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1882 KARAR NO: 2026/576 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 07/07/2025 NUMARASI: 2025/228 Esas - 2025/700 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 10/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.07.2023 tarihinde 11:25 sıralarında ... Limanı giriş sırasında davalı .... Şti çalışanı olan diğer davalı ...'ın operatörlüğünü yaptığı ... e bağlı ... kodlu dorse sağa doğru manevra yaptığı sırada müvekkili firmaya ait ... plaka sayılı tıra çarparak aracın hasar almasına neden olduğunu beyanla davanın kabulü ile uzman bilirkişiler tarafından tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırılmak üzere (belirsiz alacak davası olarak) fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının zorunlu arabulucuk dava şartının yokluğu nedeni ile HMK.'nın 114/2. ve 7155 Sayılı Kanunun 20. ve 23. maddeleri gereğince usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı .... Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın araçtan mahrum kalma/kazanç kaybı talepli olarak açılmış olup araçtan mahrum kalma bedeli davasında arabuluculuğa başvuru zorunlu olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı .... Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; lehlerine maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araç sürücüsü ve işleten aleyhine açılan aracın hasarlı olduğu dönemde aracın kullanılamamasından kazanç kaybı tazminat istemine dayanmaktadır. 18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ile; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." ve geçici 12. maddesi ile de "(1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz." düzenlemesi getirilmiştir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenlemeler gereğince 01/01/2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olması gerekir. Ticari dava ile ilgili düzenleme TTK'nun 4. maddesinde yapılmıştır. TTK'nun 4/1 maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Somut uyuşmazlıkta; davanın 23/05/2024 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, dava dilekçesi ve istinaf dilekçesi içeriğinden davacının davalı .... Şti. bakımından arabulucuya başvurmaksızın dava açtığı, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirterek verilen görevsizlik kararı doğrultusunda dosyanın 06/03/2025 tarihinde ticaret mahkemesine tevzi edildiği, bu hali ile görevsiz mahkeme aşamasında arabuluculuk eksikliğin giderilmediği anlaşılmaktadır. 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olmasına, davacı dava tarihinden sonra arabulucuya başvurmuş olsa dahi zorunlu dava şartı olan "arabulucuya başvuru" koşulunun tamamlanabilir dava şartı olmamasına göre İlk Derece Mahkemesince davalı .... Şti. yönünden zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu yerine getirilmediğinden usulden red kararı verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur. Ancak diğer davalı gerçek kişi olup aralarındaki uyuşmazlık, haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından ticari dava olarak nitelendirilemez. Bu nedenle davalı gerçek kişiye yöneltilen dava, ticari dava olmadığı ve dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk şartını ihtiva etmediğinden bu davalı aleyhine açılan dava tefrik edildikten sonra, davalı .... Şti. bakımından zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, zorunlu arabuluculuk dava şartına tabii olmayan davalı gerçek kişi yönünden de yazılı olduğu şekilde usulden red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Vekalet ücretine yönelik istinaf talebi bakımından inceleme yapıldığında; dava dilekçesinde dava değeri 1.000,00 TL olarak gösterilmiş ve bu bedel üzerinden harç yatırılmıştır. İlk Derece Mahkemesince karar tarihinde yürürlükte bulunan 2025 yılı AAÜT'nin 13/2.maddesi gereğince vekalet ücreti belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı .... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekili ile davalı .... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı ile davalı.... Şti. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/03/2026