8. Ceza Dairesi 2013/4432 E. , 2013/13279 K. Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından dolayı şüpheli ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sırasında, 21.05.2012 ve 13.08.2012 tarihleri arasında ... numaralı cep telefonu ile ilgili iletişimin tespiti talebinin reddine dair Ankara 3. Sulh Ceza M…
**8. Ceza Dairesi 2013/4432 E. , 2013/13279 K.** **"İçtihat Metni"** Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından dolayı şüpheli ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sırasında, 21.05.2012 ve 13.08.2012 tarihleri arasında ... numaralı cep telefonu ile ilgili iletişimin tespiti talebinin reddine dair Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/10/2012 tarihli ve 2012/975 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın keza reddine ilişkin (ANKARA) 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2012 tarihli ve 2012/402 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135/1. maddesinde yer alan "Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suçun işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet Savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir." Aynı Kanun'un 135. maddesinin 6. fıkrasında "Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma, ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler....sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir." Şeklindeki düzenlemelerde ve Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 03/10/2005 tarihli ve 2005/14969-20489 sayılı ilâmı birlikte değerlendirildiğinde, soruşturma evresinde telefonla yapılan görüşmelere ilişkin detay bilgilerinin yani telefonla yapılan bağlantıların kimlerle ve ne zaman yapıldığının belirlenmesi anlamına gelen tespitin, 5271 sayılı Kanun'un 135/6. maddesi kapsamı dışında kaldığı, hangi suça ilişkin olursa olsun, telefondan kimlerle, ne zaman görüşüldüğüne dair tespitin, 5271 sayılı Kanun'un 135/1. maddesi uyarınca hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet Savcısının kararıyla mümkün olacağı, somut olayda da adı geçen şüpheliye ait olan cep telefon numarasının arayan ve aranan telefon dökümlerini içerecek şekilde detay bilgilerinin istendiği dikkate alınmaksızın itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.12.2012 gün ve 67785 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 14.12.2012 gün ve KYB/2012-303890 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135/1.maddesinde yer alan "Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suçun işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet Savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir.",5353 sayılı Yasanın 17. maddesiyle değişik CMK.nun 135. maddesinin 6. fıkrasında bu madde kapsamında ''dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine'' ilişkin hükümlerin fıkrada sayılan katalog suçlarla ilgili olarak uygulanabileceği öngörülmüştür. Soruşturma evresinde şüphelinin kullandığı telefonuyla yaptığı görüşmelere ilişkin detay bilgilerinin, yani telefonla yapılan bağlantıların kimlerle ve ne zaman yapıldığının belirlenmesi anlamına gelen ''tespit'' yukarıda belirtilen CMK.nun 135. maddesinin 6. fıkrası kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu nedenle, hangi suça ilişkin olursa olsun, şüpheliye ait telefondan kimlerle, ne zaman görüşüldüğüne dair “tespit” CMK.nun 135/1. maddesi uyarınca hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde C.Savcısının kararıyla mümkün olacaktır. Somut olayda da adı geçen şüpheliye ait olan cep telefon numarasının arayan ve aranan telefon dökümlerini içerecek şekilde detay bilgilerinin istendiği dikkate alınmaksızın itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2012 gün, 2012/402 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 25.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.