(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/14718 E. , 2006/17461 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu kaydındaki 2/B şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.03.2004 tarih 2004/2863-…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/14718 E. , 2006/17461 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu kaydındaki 2/B şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.03.2004 tarih 2004/2863-2696 sayılı bozma kararında özetle: "Çekişmeli ... Mahallesi 66 parsel üzerindeki 2/B şerhinin silinmesi istemli davanın kabulüne karar verilmişse de, 1938 yılında yörede yapılan tahdide ilişkin 6, 7, 8, 9 ve 10 nolu orman sınır noktalarını gösteren zabıt defterleri ve krokilerin eksik olduğu, ayrıca ... Devlet Ormanında yapılan 2. madde uygulamasına konu olan XLV-XLVI poligonlarının ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/201 sayılı dosyasına konu olduğu, kararın kesinleşmesiyle tahdit haritasına işlendiği halde, bu dosya getirtilerek dava konusu parseli ilgilendirip ilgilendirmediğinin araştırılmadığı, hükme esas alınan uzman bilirkişi raporlarında taşınmazın 1938 yılı tahdit hattı dışında olduğu halde, hatalı aplikasyon sonucunda tahdit içine alınarak sonra 2/B madde uygulamasına konu edildiğinin açıklandığı, ancak tahdit hattı uygulamasının hükme yeterli olmadığı, 8-9, 11-12 numaralı noktalar arası açı aynı ise de, uzunlukların farklı olduğu, 9-10 numaralı noktalar arasında hem açı hemde uzunlukların farklı olduğu, yine Orman Genel Müdürlüğünün 06.10.1969 tarih 2/2059-164/2643 sayılı emirleri ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede çalışmak üzere bir özel komisyon oluşturulduğu, bu komisyonun hangi amaçla kurulduğunun, çalışmalarının orman yasa ve tüzüklerine uygun olup olmadığının araştırılmadığı, yeniden keşif yapılarak bilim adamı niteliğinde 3 uzman bilirkişi ile bu hususların aydınlatılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydında yer alan 2/B şerhinin silinmesine karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi ile Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu kaydındaki 2/B şerhinin silinmesi istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 10.05.1977 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile 07.08.1985 tarihinde ilan edilen 2896 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması, 1988 yılında yapılan 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 1969 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışması vardır. -2- 2006/14718-17461 Mahkemece 06/04/2006 tarihinde yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan Orman Yüksek Mühendisleri Prof. Dr. ... ..., Yard. Doç. Dr. ... ... verdiği raporda özetle: 3116 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca yapılan orman tahdidinde açı, yön ve mesafelere göre orman tahdit haritasının düzenlendiği orijinal orman tahdit haritasına göre, çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı, 1744 Sayılı Yasa uygulaması sırasında 19 numaralı tahdit komisyonunca aplike işlemi yapılırken açı, yön ve mesafe değerleri yanlış gerekçe ile farklı biçimde uygulanarak nizalı parsel alanının orman sınırları içinde gösterilerek 15.10.1961 tarihinden önce orman niteliğini yitiren alanda kalması nedeniyle orman sınırları dışına çıkarma işleminin yapıldığı, oysa tutanaklardaki anlatımlar, açı, yön, mesafe farkları, sabit dekovil (eski tren yolu) hattı, eski tarihli 1/25000 ölçekli memleket haritası incelemesi sonucu aplikasyon ve 2. madde uygulamasının hatalı olduğunu bildirmişlerdir. Aplikasyon ... bir orman kadastro işlemi olmayıp, daha önce kesinleşen orman kadastrosunun yapılmasında uygulanan yöntem ve kullanılan araçlarla önceki O.S.N.ların haritalar ve haritaların düzenlenmesine esas alınan tutanakların içeriğinden faydalanılarak zeminde yenilenmesinden ibarettir. Mahkemece, hükme dayanak yapılan rapor esas alınarak çekişmeli parsellerin 1938 tahdidinin dışında kaldığı kabul edilmişse de, bu yerlerin kesinleşen orman tahdidine göre konumuna ilişkin olarak yapılan açıklamalar, ilk orman kadastro tutanakları ve 1744 Sayılı Yasa uygulaması sırasında düzenlenen harita ve tutanaklar ile çelişkili olduğu görülmektedir. Şöyle ki; 1) 1938 ve sonraki yıllarda yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında, orman kadastrosu zabıt defterinin sağ sayfalarında orman sınır noktası ile ilgili açıklama yapılmakta, açı ve mesafelerin ölçü değerleri bu sayfaya yazılmakta ve bu sağ sayfada tarif edilen noktaların krokileri ise sol sayfada çizilerek gösterilmektedir. Dosyaya gönderilen 1938 tarihli tahdit tutanaklarında da aynı yöntem uygulanmış ve dava konusu ... KÖYÜ ormanlarının kadastro işlemine zabıt defterinin 194. sağ sayfanın ... yerinden başlanmış ve bu sayfada 1, 2, 3, 4, 5 numaralı noktalar tarif edilmiş, Hadımkoru Devlet Ormanının, ..., ... Yolları üzerindeki (23) numaralı noktası (beton kazık) (bak.tahdit zaptı s:193, 194) ... Ormanının (1) numaralı noktası kabul edilerek; bu yollar üzerindeki 1 numaralı noktadan başlanarak yolu kuzey yönde takiple 123 m. mesafede (2) numaralı nokta tesbit edilmiş, güneybatı yöne dönülerek Bakla Dereyi takiple (3) ve (4) numaralı ve ... Köyü evlerinin yanında ... Çeşme yolundaki (5) numaralı noktalar tahdit zabıt defterinde tarif edilmiş ve 194. sayfada tanımları yapılan 1 ila 5 numaralı noktalar 193. sayfada çizilen krokide gösterilerek köy evleri de aynı krokide işaretlenmiştir. Zabıt defterinin 193. sayfasındaki bu kroki, dosya içindeki tasdiksiz olan tahdit haritasına da aynen yansıtılmıştır. Yine zabıt defterinin sağ (196) sayfasında 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ila 29 numaralı noktalar tarif edilerek, bu noktalar arasındaki açı ve mesafeler yazılmış ve sol (195) sayfada çizilen basit krokide (6 ila 10 numaralı noktalar hariç) 11 ila 31 numaralı orman sınır noktalarının bulunduğu yerler işaretlenmiş, tarif edilen ... ...-Kağıthane Deresi, Göller İstasyonu, Kurt Çatağı, ... Değirmeni, Topyolu, Memba Altı gibi mevki isimleri de tahdit zaptına çizilen kroki üzerine gösterilerek 11 ila 31 nolu noktalar tahdit zaptındaki tarife ve tahdit zaptında çizilen krokiye uygun olarak aynen tahdit haritasında da gösterilmiştir. Zabıt defterinin sağ (198) sayfasında 29 ila 46 orman sınır noktaları tarif edilip, açı ve mesafeler yazıldıktan sonra sol (197) sayfada 29 ile 45 orman sınır noktalarının krokileri çizilmiş, 198 sayfada tanımlanan noktalar Kağıthane Deresi, Topyolu, Hamidiye Membaları, Ortaçeşme Yolu, ..., Burunsuz mevki ve noktaları tahdit zabıt defterine çizilen krokide gösterilerek, güneyden kuzeye uzanan bu hattın sağ tarafının Sarıyer ... Devlet Ormanı, sol tarafının da ...-... Azizpaşa Devlet Ormanı olduğu işaret edilmiş, Azizpaşa Ormanının 1 numaralı noktasının ... Ormanının Burunsuz mevkiindeki son numarası olan 45 numarada başladığı gösterilmiş, yine tahdit zaptındaki kroki, aynen tahdit haritasına yansıtılmıştır. -3- 2006/14718-17461 Anlatılan şu duruma göre, dosya içindeki tahdit zabıtlarında ... Ormanının 1 ila 45 numaralı noktalarının tarifleri açı ve mesafeleri tahdit tutanağının 194, 196, 198 sayfalarında tarif edilmişse de, diğer tüm noktalar tahdit tutanağında tarif edildikten sonra aynı tutanaklarda krokileri çizilip yerleri gösterildiği halde, davaya konu yerlerle ilgili 6, 7, 8, 9, 10 numaralı orman noktaları tahdit tutanağında tarif edilmiş olmalarına karşın, krokileri zabıt defterine çizilip gösterilmemiştir. Yani, temyize konu bu davayı ilgilendiren 6 ila 10 numaralı noktaların orijinal krokileri dava dosyasına gelen zabıt defterinin sayfalarında bulunmamaktadır. Bu noktaların tahdit tutanaklarında çizilmesi gereken krokileri, bu davanın çözümünde çok önemlidir. Çünkü; 1938 yılı tahdit zabıtlarında tarif edilen noktalar ile aynı tahdit zabıtlarına çizilen krokiler, tahdit haritası ile uyumlu olduğu halde, bu dava ile ilgili (10) numaralı noktanın 1938 tarihli tahdit zabıtlarında tarif edilen (burada Kağıthane Deresi ile ... Deresi birleştiği) yer ile 1938 tarihli tahdit haritasında işaretlenen (10) numaralı noktanın yeri farklı ve fakat 1976 yılındaki 1744 Sayılı Yasaya göre düzenlenen tahdit tutanağı ve haritası ile 1938 yılı tahdit tutanağı birbiri ile uyumlu olduğu görülmektedir. 2) 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre, görev yapan tahdit komisyonunun 16.11.1976 tarihinde düzenlediği 6 no’lu tutanakta davaya konu orman sınır noktaları şöyledir; “... Eski tutanakta yine aynı istikamette ... evinin hemen arkasında ve patika kenarında (7) no ve cam fabrikasının 50 m kuzeyindeki bayırda (8) nolu poligon noktaları tesis edildi. Eski tahdidin açı ve mesafe değerlerinin uygulanmasına devam olunarak ... deresi üzerinde bulunan bent duvarına inen burun üzerindeki belirli noktada (9) no tesis edildi. Ancak 8-9 numaraları birleştiren hat eski ölçüde 520 m. olarak gösterilmişse de zabıt defterindeki mevki tarifine uygun düşmediğinden ve bu mesafenin hatalı alınmış olabileceği görüşüyle 310 m. olarak düzeltilmiştir. 4.-9. no’lu noktalar arasındaki hat eski tahdidin ölçülerine uymakta ancak, mevkii tarif ve tavsiflerine uymamaktadır. Orman Genel Müdürlüğünün 06.10.1969 tarih ve 2/2059 164/2643 sayılı emirleri ile teşkil olunan heyet tarafından 23.09.1969 tarihli tutanakta mezkür noktalara ait tarif ve tavsifler yukarıda belirtilen şekilde olup, bu noktalara ait beton taşlar yerinde görülmüştür. Orman İşletmesince verilen bu bilgideki mevki tarifleri ekibimizce uygun görülmüş olup, aplikasyon hattı olarak zemine aplike edilmiştir. 9 no’dan kuzey batıya dönülerek Kağıthane deresi ile ... deresinin birleştiği yerde 10 no tesis edildiği buraya Cendere denilmektedir. Eski tahdit krokisinde bu nokta 320 m. Kuzeyde görünmektedir. Açı ve mesafenin zemine aplikesinde krokiye uygun düşmekte ancak mevkiye uygun düşmemektedir. Bu yüzden iki derenin birleştiği noktanın değişmeyeceği görüşü ile açı ve mesafelerde düzeltme yapılarak 10 ve 11 nolu noktalar tesis edildi. Buradan batı istikametinde asfalt yol (...) asfaltı takiple 12, eski yol istasyonu mevkiinde 13, yine asfalt gidilerek 14, 15, 16, 17 ve Kurt Çatağı mevkii asfalt kenarında 18, takiben 19-28 no.lar tesis edildi. 28 no Top yolunun asfalta birleştiği yerdir. Asfalt ...’a doğru takible Menba altı denilen yerde 29 no tesis edildi. Bu gün aplikasyona başlanan Kurttepedeki 14 no ile 23 (1) nolu ... mevki arasındaki hattın gidişe göre sağ tarafı Hadımkoru (...) Ormanı sol tarafı ise ... Köyü hudutları içinde kalan köy arazileridir. 23 (1) den 29 nolu noktaya kadar gidilen hattın sağ tarafı ... ormanları sol tarafı ... köyü arazi ve tarlalarıdır.” Yukarıda 16.11.1976 tarihli tutanaktan aynen alınan bilgilerden anlaşılacağı gibi, Orman Genel Müdürlüğü’nün 06.10.1969 günlü emrine göre bir heyet oluşturulduğu ve bu heyetin 25.09.1969 tarihinde ... ve Hadımkoru Ormanlarının 1938 yılı tahdidindeki sınır noktalarını belirlediği anlaşılmaktadır. Orman Genel Müdürlüğü bu heyeti hangi amaçla oluşturmuştur? Sözü edilen ... ve tahdit noktalarının belirlenmesi ile ilgili evrak ve haritalar getirtilip bunların neden ve sonuçlarının açıklığa kavuşturulması gerekir. 3) 1938 ve 1976 yıllarında düzenlenen tahdit tutanaklarında iki nokta arasında ölçülen açı ve uzaklıklar karşılaştırıldığında; -4- 2006/14718-17461 1938 TARİHLİ TUTANAKTA 1976 TARİHLİ TUTANAKTA NOKTALAR AÇI UZAKLIK AÇI UZAKLIK 4-5 ARASI -181 470 181 470 5-6 „ -153 196 153 190 6-7 „ -198 205 198 205 7-8 „ -168 162 168 162 8-9 „ -192 520 192 310 9-10 „ -299 570 270 640 10-11 „ -310 300 310 300 11-12 „ -252 420 252 280 Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi 1938 ve 1976 tarihli tahdit tutanaklarında 4-5 ve 5-6 ve 6-7 ve 10-11 tahdit noktaları arasında ölçülen açı ve uzaklıklar birbiri ile uyumludur. 8-9 ve 11-12 numaralı noktalar arası açılar aynı ve fakat uzunlukları farklıdır. 9-10 numaralı noktalar arası ölçülen hem açı ve hem de uzaklık farlıdır. Bilirkişilerin kendileri bu noktalar arasındaki açı ve mesafeyi nasıl ölçmüşler ve sonucu nasıl bulmuşlardır? Buldukları sonuçlar 1938 tahdit tutanağına mı, yoksa tahdit haritasına mı uygundur? Yine Yargıtay uygulamalarına göre tahdit tutanağı ile tahdit haritası birbiriyle uyumsuzsa asıl olan tahdit tutanağında tarif edilen noktalar esas olacağından 1976 yılı tahdit haritası ve tutanağı 1938 yılı tutanağına uygun olup olmadığı bilirkişiler tarafından açıklanmamıştır. Özellikle, hem 1938 ve hem de 1976 tahdidinde davaya konu yerlerle ilgili 10-11 noktalar arası açı 310, uzaklık 300 m ölçüldüğü ve birbiriyle uyumlu olduğu halde, bilirkişiler hangi nedenle 10 numaralı noktanın tahdit haritasına yanlış yere konduğunu raporlarında açıklamamışlardır. Bu davanın özünü oluşturan 10-11 noktalar arasındaki açı ve mesafeyi bilirkişiler ölçmemişler ve farklılık nedenlerini raporlarında tartışmamışlardır. 4) Bilirkişiler raporlarında 9,10,11 nolu orman tahdit noktalarının 1938 yılı tahdit tutanaklarında tarif edildiği şekilde belirttikten sonra, 1938 tarihli orman tahdit haritasında 10 nolu orman tahdit noktasının konulduğu yer ile tahdit tutanağında tanımlanan iki derenin kesişme noktası arasında 320 metrelik bir uzaklık bulunduğunu ve bu arada kalan alanın tahdit dışında bırakıldığını 1744 sayılı yasa gereğince yapılan çalışmada ise 10 nolu orman tahdit noktasının 320 metre ... batıya kaydırıldığını ve iki derenin kesişme noktasına konulduğunu, her iki çalışmadaki ölçü ve açı değerlerinin de değişik kabul edildiğini açıklamışlar ve her iki çalışma arasında çelişki olduğunu, sadece (10) numaralı noktanın 1938 yılı tahdit tutanaklarında yanlış yerde tarif edildiğini, diğer noktaların tahdit zaptında tarif edilen yerlerde olduğunu, tahdit haritasında ise, (10) numaralı nokta dahil, bu noktaların tümünün doğru yere konulmuş olduğunu hiçbir ölçü yapmadan açıklamışlarsa da, 3116 tahdit haritasındaki (10) nolu nokta, ... Deresi kenarında bulunan (9) numaralı noktadan ... Deredeki (11) numaralı noktaya çizilen hattı ortasından dikine kesen derede (70 sayılı parselin kuzey batısındaki deredir) ve yine tahdit tutanağında ve krokisinde (11) numaralı nokta ... Deresinin, Dekovil hattı ile kesiştiği noktada gösterildiği halde, uzman Orman Yüksek Mühendisleri ... ... ve arkadaşları tarafından düzenlenen 15.07.2003 tarihli raporda, kendilerince doğru olduğu kabul edilen 3116 tahdit haritasına göre farklı yerlerde yani tahdit haritasında ... içinde bulunan (10) nolu nokta dereden çok daha batıda (1410 sayılı parselin kuzeyinde) yine tahdit haritasında ... Derede bulunan (11) nolu nokta ise, tahdit hattı, eski Dekovil (... asfalt) yolunu ... şekilde değil, yolun kuzeyine kaydırılarak batısı ... Dereye sınır olan 502 numaralı kadastro parselinin ... yerinde işaretlenmiştir. Yani, 11 nolu noktayı tahdit haritasına uygun olarak ... Dereye koymamışlar ve böylece kendilerince doğruluğu kabul edilen tahdit haritasına dahi uymayarak farazi olarak belirledikleri (10) numaralı noktadan ... Deredeki (11) numaralı noktaya 1938 yılı tahdit haritası ve tahdit tutanağına uyumsuz olarak çizdikleri hatla, dava konusu 70 (322) parselin, eski Dekovil Yolu ile kendilerinin hiçbir bilimsel veriyi esas almadan yeniden (10) ve -5- 2006/14718-17461 (11) numaralı nokta olarak belirlediği bu hatla, eski Dekovil yolu arasında kalan sahayı 1938 yılı tahdidinin dışında göstererek (nizalı taşınmaz 1938 yılı 3116 tahdidinin dışındadır) şeklindeki açıklamalarda bulunmuşlar, böylece raporlarındaki bu açıklamaları ile düzenledikleri haritayı birbiriyle çelişkili hale getirmişlerdir. 5) 6831 Sayılı Orman Yasasına göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulanması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahnameye göre orman sınır noktalarının, orman tahdit haritasındaki koordinatlarına göre zeminde bulunması gereken yerleriyle, tutanaklarda tarif edilen yön ve mesafelere göre bulunması gereken yerler farklı ise haritaların yapımında kullanılan ... fotoğraflarından ve bu ... fotoğrafları esas alınarak oluşturulan memleket haritalarından yararlanılarak orman sınır noktalarının gerçek yerinin tespiti gereklidir. Somut olayda ilk orman kadastrosuna ait tutanaklardaki anlatımlar çekişmeli yeri ilgilendiren orman sınır noktaları, özellikle de 10 nolu orman sınır noktası açısından açık ve net olduğu gibi değişmez doğal sınırlar (Kağıthane Deresi ile ... Deresinin birleştiği yer) esas alınmıştır. Bilirkişilerin raporuna ekli bulunan memleket haritasında ve fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftasında da bu iki derenin birleştiği yer görülmekte olup 1744 Sayılı Yasaya göre düzenlenen haritanın bu anlatıma uygun olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre orman kadastro tutanaklarıyla orman tahdit haritasının çelişmesi halinde tutanakta tarif edilen sınır ve noktalara değer verilerek kesinleşen orman tahdit sınırlarının belirlenmesi gerekir. Her ne kadar aplikasyon ile daha evvel yapılan orman kadastrosu değiştirilemez ve ... bir hukuki, fiili durum yaratılamaz ise de aplikasyon çalışması yapan 19 nolu orman kadastro komisyonunca 3116 sayılı Yasa gereği yapılan ilk orman kadastrosunun tutanaklarını esas alınmış; ... bir durum yaratılmaksızın doğru bir çalışma ile tutanaklarla uyumlu hirata düzenlenmiştir. Hal böyle olunca; 10 numaralı orman sınır noktasının ... ve Kağıthane derelerinin birleştiği yerde 11 numaralı orman sınır noktasının da eski Dekovil yolunda ... ... de (... ... ve Dekovil hattı memleket haritasında ve fotogometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli kadastro paftasında açıkça görülmektedir.) olduğu göz önünde bulundurularak önceki keşiflerde görev almamış üç orman mühendisi ile bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yukarıda belirtilen ve Dairenin 25/03/2004 tarihli bozma kararında açıklanan ilkeler göz önünde bulundurularak uygulama yapılıp çekişmeli parsellerin konumu 1939 yılı orman tahdit tutanaklarına ve aplikasyon haritasına göre belirlenip düzenlenecek rapor ve haritaya yansıtılarak tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine ile Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 13/12/2006 günü oybirliği ile karar verildi.