12. Hukuk Dairesi 2022/9845 E. , 2023/2467 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile borçlunun itirazının kaldırılmasına, asıl alacağın %20'si olan 50.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararın borçlu taraf
**12. Hukuk Dairesi 2022/9845 E. , 2023/2467 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile borçlunun itirazının kaldırılmasına, asıl alacağın %20'si olan 50.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlunun, alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, alacaklı ile aralarında hukuki bir ilişki olmadığını ve sözleşme yapılmadığını ileri sürerek borcun tamamamına, imzaya işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına, ferilerine itirazı üzerine alacaklı dava dilekçesinde; borçlunun 19.08.2018 tarihli belge ile 250.000,00TL borç aldığını beyan ettiğini, 19.06.2019 tarihinde ödemesi gerektiği halde borcunu ödemediğini, borçlunun borca ve imzaya itirazının yerinde olmadığını, her ne kadar ödeme emri ekinde takibe konu dayanak belgenin bulunmadığını belirtmiş ise de uyap sisteminde olduğunu ileri sürerek itirazın kaldırılmasını, borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Borçlu cevap dilekçesinde; takibe dayanak belgenin İİK'nun 68 inci maddede sayılı belgelerden olmadığını, mahkemenin dar yetkili mahkeme olması ve uyuşmazlık konusunun genel mahkemelerde çözülmesi gerektiğinden davanın usulden reddi gerekeceğini,alacaklının boş bir kağıda imza attırdığını, takibe dayanak belgenin alacaklı tarafça doldurulduğunu, alacaklı tarafça belgede sahtecilik suçu işlendiğini, belge metininde kendisine ait bir yazının bulunmadığını, tarafların aynı bölgede birbirini tanıyan insanlar olduğunu, taraflara ait cep telefonlarının hts kayıtları incelendiğinde 2018-2019 yıllarında hiçbir şekilde görüşmelerinin olmadığını bu tarihlerde bir kere bile görüşmeden bu kadar yüksek borç ilişkisinde olacağı düşüncesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini, alacaklı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. 2-Borçlu vekili 07.10.2021 tarihli duruşmada; borçlunun alacaklı ile aralarında ticari bir ilişki bulunmadığını, takibe dayanak senet altındaki imzanın borçluya ait olduğunu ancak üst tarafın borçlu tarafında doldurmadığını, borcu olmadığından takibe dayanak senet yönünden herhangi bir ödemede bulunulmadığını beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 19/06/2018 tarihli borç sözleşmesine dayanılarak icra takibine başlandığı, belge altındaki imzaya itirazda bulunulmadığı, borçlunun borca yönelik itirazlarını İİK'nın 68/1.maddesinde sayılan belgelerden biri ile ispatlayamadığı, borçlunun cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususların genel yetkili mahkemelerde yargılamayı gerektireceği, icra mahkemelerinin dar yetkili mahkeme olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, borçlunun itirazının kaldırılmasına, asıl alacağın %20'si olan 50.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Borçlu istinaf dilekçesinde; dayanak belge olarak sunulan sözleşmenin İİK'nın 68 inci maddesinde sayılı belgelerden olmadığını, alacaklıya yalnızca imzasını ve kişisel bilgilerini içeren boş kağıt teslim ettiğini, ilgili evrakın üzerinde yer alan yazıların kendisine ait olmadığını, gerçekten böyle bir borcu bulunup bulunmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiğini, icra takibine dayanak belge aslının icra müdürlüğü dosyasına ve mahkemeye sunulmadığını, belge aslı incelenmeden karar verildiğini, grafoloji ve sahtecilik uzmanı tarafından rapor alınmasının elzem olduğunu, yerel mahkemece bu doğrultuda bir inceleme yapılmadığını, alacaklı ile aralarında herhangi bir borç alacak ilişkisi bulunmadığını, aralarında iletişim olmadığını, ticari ilişkileri olmadığını, cep telefonları, HTS kayıtlarının celbini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için alacaklının kendisine 250.000,00TL borç verdiği düşünülse bile bu kadar yüksek bir meblağın elden teslim edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tarafların 2018-2020 yıllarına ait banka hesap kayıtlarının celbini talep ettiklerini, icra inkar tazminatının yasal şartlarının da gerçekleşmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresi içinde imzaya, borca ve ferilerine itirazda bulunduğu, ancak yargılama sırasında 07.10.2021 tarihli celse sırasında borçlu vekili tarafından "takibe dayanak senet altındaki imza müvekkilime aittir ancak üst tarafı müvekkilim doldurmamıştır, müvekkilimin borcu olmadığından takibe dayanak senet yönünden herhangi bir ödemede bulunmadık" şeklinde beyanda bulunulduğu, bu durumda takip dayanağı belgenin imzası ikrar edilmiş kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren İİK'nın 68 inci maddesinde sayılan nitelikte belgelerden olduğunun kabulü gerektiği, borçlu tarafından her ne kadar borca itiraz edilmiş ise de yasada öngörülen şekilde itirazında haklılığını ispatlar nitelikte bir belge ibraz edilmediği, takip konusu alacağın esasına yönelik inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 68/b ve 68 inci maddelerine dayalı itirazın kaldırılması talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 68,68/b madde hükümleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.