11. Hukuk Dairesi 2008/13921 E. , 2010/7582 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 1-İSTANBUL 8.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 1999/127 ESAS 2-İSTANBUL 8.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 1999/124 ESAS 3-İSTANBUL 7.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 1999/573 ESAS Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.03.2008 tarih ve 2006/109 - 2008/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak birleşen davalarda (1999/124 Esas ve 1
**11. Hukuk Dairesi 2008/13921 E. , 2010/7582 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 1-İSTANBUL 8.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 1999/127 ESAS 2-İSTANBUL 8.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 1999/124 ESAS 3-İSTANBUL 7.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 1999/573 ESAS Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.03.2008 tarih ve 2006/109 - 2008/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak birleşen davalarda (1999/124 Esas ve 1999/127 Esas) davacı ... vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.06.2010 gününde davacılardan ... vekili Av....gelip, diğer davacılar ve davalılar vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/598 esas, 2001/107 karar sayılı görevsizlik kararı üzerine, asıl ve birleşen üç dava dosyası, İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiş olup,asıl davada,davacı ... vekili, davacının İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü Türkçe biriminde 17 yıl süreyle okutman olarak görev yaptığını, halen de Beykent Üniversitesi Türkçe Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak çalıştığını, aynı zamanda yazar olduğunu, 15 kitabının yayınlandığını, davalı şirketin yayınladığı "Artı Haber" dergisinin 12-18 Eylül 1998 tarihleri arasında yayınlanan 39. ve 19-25 Eylül 1998 tarihleri arasında yayınlanan 40. sayıları ile birlikte promosyon olarak verilen “Atasözlerimiz" ve "Deyimlerimiz” isimli kitapların yazarı olduğunu, bu iki kitabı dergilerin ekinde dağıtan davalının, davacıdan izin almadığı gibi telif ücreti de ödemediğini, "Atasözlerimiz" isimli eserde orijinal halinin kasıtlı olarak değiştirilerek bir başka yazara ait olduğu izleniminin de verildiğini, 3.000,00 YTL manevi tazminat ve dağıtılan kitap satışından müvekkilinin mahrum kaldığı gelire karşılık 1.000,00 YTL maddi tazminat ve "Deyimlerimiz" isimli kitap için de 3.000,00 YTL manevi tazminat ile 1.000,00 YTL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı ...Ş. vekili, dava konusu kitapların okurlara promosyon olarak verilmesi ile davacının haklarına tecavüz edilmediğini, davacı ile yapılan anlaşma gereğince okurlara dağıtıldığını, korsan basım olmadığını, yayın hakkı sözleşme ile devralındığından davacının isminin yayınlanmamasının doğal olduğunu, istenilen tazminatın fahiş olduğunu, davacıya 180,00 YTL telif ücreti ödendiğini, ayrıca kitap dağıtımının kültür hizmeti olduğunu, "Artı Haber'"in satışının bu promosyon sebebiyle artmadığını belirterek, asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl dava dosyası ile birleştirilen İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/573 esas sayılı dava dosyasında, davacı ... vekili, müvekkilinin hazırladığı "Atatürk Antolojisi" kitabını çalışırken Radikal gazetesinin 01/10/1997 ve 12/10/1997 tarihli nüshalarında telif ücreti ödenmeksizin ve izin alınmaksızın davacıya ait “Atasözlerimiz" ve "Deyimlerimiz” adlı kitapların her birinin 100.000 adet olmak üzere toplam 200.000 adet basarak promosyon olarak dağıttığını, ihtarname ile maddi ve manevi zararlarının karşılanması istendiği halde yerine getirilmemesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak her bir kitap için 2.000,00 YTL maddi ve 3.000,00 YTL manevi olmak üzere 10.000,00 YTL. tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,22.10.2001 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminatın 18.000.00 YTL olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Radikal Gazetesi adına imtiyaz sahibi ... vekili,davacının sözkonusu eserlerin sahibi olmadığını, eser sahibine tanınan hak ve imkanlardan yararlanamayacağını, aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, öncelikle davanın husumetten reddini ve dava konusu fiilin kamu yararı taşıdığını, okuma çağındaki öğrencilere daha evvelce basılmış olan kitapların etiket fiyatının %50'sini kar olarak kazanmak isteyen yayıncılar olduğunu, müvekkilinin kar amacıyla hareket etmediğini, davacının mali haklarının zedelenmediğini, fiilin Eylül 1997 tarihinde meydana geldiğini, 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl dava dosya ile birleştirilen İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/127 esas sayılı dava dosyasında, davacı ... vekili; davalıya ait Radikal gazetesinin 11/09/1997 günlü nüshası ekinde müvekkili yayınevine ait olan “Atasözlerimiz" ve "Deyimlerimiz” kitaplarının aynısının izinsiz olarak basılıp dağıtıldığını, 01/12/1998 tarihli ihtarname tebliğ olunduğu halde ödeme yapılmadığını, FSEK'nun 68. maddesi gereğince 3 katına kadar tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 8.000,00 YTL maddi ve 2.000,00 YTL manevi tazminatın ihtar tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile tahsiline, 27.11.2001 tarihli ıslah dilekçesi ile 273.969.269.155.-lira daha maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Radikal Gazetesi adına imtiyaz sahibi ... vekili, olayın Eylül 1997 tarihinde olduğu belirtildiğine göre, bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığını belirterek, zamanaşımı itirazında bulunmuş ve İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin birleştirilen dosyada da verdiği cevabı aynen bu dosyada da tekrarlayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl dava dosyası ile birleştirilen İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/124 esas sayılı dava dosyasında, davacı ... vekili; davalının yayınladığı "Aktüalite" dergisinin 12-18 Eylül 1999 tarihli 39.sayısının ve 19-25 Eylül 1999 tarihli 40. sayısının ekinde yayınladıkları davacıya ait “Atasözlerimiz" ve "Deyimlerimiz” isimli kitapları basıp dağıttığını, davalı şirket tarafından yayınlanan "Artı Haber" dergisinin 39 ve 40.sayılarının ekinde dağıtılan bu iki kitabın izinsiz ve telif ücreti ödenmeksizin basılıp satıldığını, FSEK'nun 68. maddesi gereğince 3 katına kadar tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 2.000,00 YTL. manevi ve 3.000,00 YTL maddi tazminatın ihtar tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 27.11.2001 tarihli ıslah dilekçesi ile 18.194.301.960.-lira daha maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Ş. vekili, davacının eser sahibi olmadığı gibi aktif husumet ehliyetinin de olmadığını belirterek, birleştirilen diğer dosyalarda yapmış olduğu savunmayı aynen bu dosyada da tekrarlamış ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre,1994 yılında davacı ... ile dava dışı Gerçek Yayıncılık A.Ş. arasında düzenlenen sözleşmede, Türkçe Deyimler Sözlüğü, Türkçe Atasözleri Sözlüğü isimli kitapların bir defaya mahsus olmak üzere basım ve yayın hakkının eser sahibi ... tarafından belirlenen bedellerle dava dışı bu şirkete devredildiği, taraf delilleri toplandıktan sonra dosya ilk olarak bilirkişi Sermet Akman’a tevdii olunduğu, 04/05/2000 tarihli raporda söz konusu sözleşmenin 12.maddesine göre süresinin bir yıl olduğu, davacılar arasındaki diğer sözleşmeye göre eser sahibinin davacılardan ... olduğu ve yayın haklarının ise ...-Özgül Yayınları'na ait olduğunun, davalının iki davacıdan her birine 2.000,00'er YTL maddi tazminat ödeme yükümlülüğü altında bulunduğu muhasip bilirkişi Kaan Azak'ın 06/02/2001 tarihli raporunda yaptığı hesaplama sonucu her bir dosya için davalının davacısına 1.362,00 YTL maddi tazminat ödemesi gerektiği yolunda mütalaada bulundukları, raporlara itiraz edilmesi üzerine, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii olunduğu ve 23/02/2004 tarihli rapor ile eser sahibi davacı ...’e kitap başına 1.000,00'er YTL hesabı ile 2.000,00 YTL’nın 3 katı olan 6.000,00 YTL telif ücreti ödenmesinin, diğer davacı yayıncı ...’e de "Atasözlerimiz" kitabının yayın ve dağıtım hakkı sahibi olunması itibarıyla 2.000,00 YTL maddi tazminat ödenmesinin hakkaniyete uygun olacağı yolunda mütalaa verildiği, raporlar arasındaki çelişki ve itirazlar nazara alınarak bu kez, dosya yeni bilirkişi heyetine tevdii olunduğu, bilirkişi heyetince düzenlenen 03/01/2006 tarihli rapor ve 22/09/2007 tarihli ek rapor her iki davacı tarafından adi ortaklık paydaşları veya birlikte mali hak sahipleri sıfatıyla talep edilebilecek kar yoksunluğunun 5.007,00 YTL olduğu görüşünün bildirildiği, davalı tarafın, davacının eser sahibi olmadığı yolundaki savunmasını kanıtlayamamış olması ve davacılar arasındaki sözleşme içeriği nazara alındığında, davacılardan ...’in davaya konu her iki kitabın da yazarı ve eser sahibi olduğu, birleşen dosya davacısı ...’ün yayıncı sıfatıyla her iki eserden dolayı mali hak sahibi olduğu,davalıların gazete ve dergi ekinde promosyon olarak okuyucuya dağıttıkları davaya konu kitaplarla ilgili eser sahibine ve mali hak sahibine telif bedeli ödediğini kanıtlayıcı belge sunmadığı, dosya kapsamı ve bilirkişi raporları ile hak ve nesafet kuralları nazara alınarak, davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, her bir davada 2.000,00 YTL maddi tazminatın her bir dosya davacısına verilmesi gerektiği, eserlerde adının belirtilmemiş olmasının davacı ...’in eserden kaynaklanan manevi hakkına tecavüz oluşturduğu, davacı ...’ün eser sahibi olmayıp yayıncı olması sebebiyle manevi hak talebi mümkün olmadığından, manevi tazminat taleplerinin ve tüm dosyalardaki fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, asıl davada 2.000,00 YTL maddi ve takdiren 3.000,00 YTL manevi tazminatın 25/09/1998 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/573esas sayılı dosyası yönünden 2.000,00 YTL maddi ve takdiren 3.000,00 YTL manevi tazminatın 12/10/1997 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/124esas sayılı dosyası yönünden 2.000,00 YTL maddi tazminatın 27/11/1998 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine, birleşen İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/127 esas sayılı dosyası yönünden 2.000,00 YTL maddi tazminatın 01/12/1998 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminatın ve tüm dosyalardaki fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, birleşen davalarda (1999/124 Esas ve 1999/127 Esas) davacı ... vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve birleşen 1999/127 Esas ve 1999/573 Esas sayılı davaların FSEK'nun da öngörülen eylemler nedeniyle uygulanması gereken ceza zamanaşımı süresi içerisinde açılmış bulunmasına, diğer yandan davacı ... ile dava dışı Gerçek Yayıncılık A.Ş. arasındaki sözleşmede davacının basım ve yayın haklarını bir defaya mahsus olmak üzere ve başkasına basım ve yayma haklarını devredememesi kaydı ile devretmesi nedeniyle, asıl ve birleşen 1999/573 Esas sayılı davada davacı ...'un aktif dava ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekmesine göre, asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilinin aşağıdaki 2, 3 ve 5 nolu bendin dışında kalan ve birleşen iki davada davacı ...'nin aşağıdaki 3 ve 4 nolu bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Asıl davanın ve birleşen 1999/573 Esas sayılı davanın tek davacısı Yusuf ile diğer birleşen davaların tek davacısı ... arasında imzalanan 1992 ve 1995 tarihli sözleşmelerin 3. maddesinde, davacı ...'un yazarı olduğu kitapların yayın hakkı yazara ve Özgül Yayınları'na (...'e) ait olup, yazarın bu kitapları bir başka yayın evine veremeyeceği, Yayınevinin de bu kitapların basım hakkını bir başka yayınevine devredemeyeceği kararlaştırıldığından, her iki davacının "birlikte mali hak sahipleri" sıfatıyla hareket ettiklerinin kabulü gerekir. Her iki davacının "aynı tecavüz eylemi" için eser sahipliği ve mali hak sahipliği sıfatıyla ayrı ayrı ve "ödemede tekerrür" oluşturacak şekilde talepte bulunmaları mümkün değildir. Davacı ...'un eser sahibi sıfatıyla FSEK'nun 68. maddesi uyarınca mutad telif ücretinin üç katını, diğer davacı ...'nin ise aynı Kanun'un 70/2. maddesi uyarınca kâr yoksunluğunu talep ettiği görülmekle birlikte, bir davada aynı davacı tarafından dahi hem FSEK'nun 68. maddesi kapsamında telif bedelinin, hem de 70/2. maddesi kapsamında kâr yoksunluğunun ödemede tekerrür oluşturacak şekilde talep edilmesinin mümkün olmadığı gözetilip, bunlardan talep edilebilirliği saptanan en çok bedeli geçemeyeceği dikkate alınmalıdır. Mahkemece, bu esasları açıklayan 03.01.2006 tarihli 4. Bilirkişi kurulu raporu ile her davacının payının % 50 olarak kabulü gerektiği yönünde görüş bildiren aynı heyetin 22.09.2007 tarihli ek raporu üzerinde yeterince durulup, değerlendirme yapılmamış, davacıların ayrı ayrı açtıkları asıl ve birleşen davalarda esasen birlikte mali hak sahibi olarak talepte bulunabilecekleri, bu nedenle belirlenecek mali hak tazminatına her bir davacının taraf olduğu davada ödemede tekerrür oluşturmamak kaydıyla hükmedilebileceği hususu gözetilmeden davacı ...'a eser sahibi, diğer davacı ...'e yayıncı sıfatıyla ayrı ayrı maddi tazminat verilmesine karar verilmiştir. Hükmün bu nedenle ve eksik inceleme mahsulü olmakla asıl ve birleşen davada davalılar yararına bozulması gerekmiştir. 3-Kabule göre ise, 04.05.2000 tarihli ilk bilirkişi raporunda her iki davacının dergi eki olarak dağıtılan kitaplar için birer milyar lira, gazete eki olarak dağıtılan kitaplar için yine birer milyar lira maddi tazminat isteyebileceği sonucuna varılmış ise de, bunun somut gerekçeleri ve dayanakları bu raporda gösterilmemiştir. 06.02.2001 tarihli başka bir bilirkişi raporunda ise sadece dergi ekinde dağıtılan kitaplar için değerlendirme yapılmış, dağıtılan kitap sayısı ile kitapların KDV hariç piyasa satış fiyatı çarpılıp, bulunan rakamın % 6'sına karşılık gelen kâr miktarından, % 10 masraf düşülüp bakiye net kâr bulunmuş, FSEK'nun 68. maddesi uyarınca 3 katı olarak 1.302.490.092.-TL'nı asıl davada Yusuf'un talep edebileceği görüşü bildirilmiştir. Aynı bilirkişinin 17.09.2001 tarihli raporunda ise davacı ...'un birleşen 1999/573 Esas sayılı dava dosyası bakımından gazete ekinde dağıtılan kitaplar bakımından aynı hesap yöntemi ile 3 kat olarak 18.002.388.510.-TL maddi tazminat miktarına ulaşılmış, bunun üzerine davacı ... ıslah ile davasını 18.000,00 YTL maddi tazminata yükseltmiştir. 23.02.2004 tarihli başka bir bilirkişi kurulu raporunda ise, davacı ...'un her bir kitap için birer milyar lira olmak üzere iki milyar lira, bunun 3 katı olarak toplam altı milyar lira telif ücreti, yayıncı davacı ...'nin iki milyar lira kazanç ve kâr kaybı isteyebileceği sonucuna varılmış ise de, bunun somut kanıt ve dayanakları yeterince açıklanamamıştır. 03.01.2006 tarihli yeni bir bilirkişi kurulu raporunda ve aynı heyetin 22.09.2007 tarihli ek raporunda davacı ... için kazanç kaybı 5.007.263.917.-TL olarak hesaplanmış, davacı ...'un isteyebileceği telif ücretine ilişkin görüş bildirilmemiştir. Davacı ..., birleşen davalardan birinde talebini 18.194.301.960.-TL daha, diğerinde ise 273.969.269.155.-TL daha arttırarak ıslah etmiştir. Bu durumda, ...'ün davacı olduğu davalar bakımından mahkemenin bu raporlardan hangisini esas aldığı anlaşılamamakta olup, en son aldığı raporunda yazılı 5.007.263.917.-TL kazanç kaybını değil de, 04.05.2000 tarihli ilk ve 23.02.2004 tarihli üçüncü bilirkişi heyetinden aldığı yetersiz raporlarda yer alan kazanç kaybını esas almasının gerekçelerini açıklamaması doğru olmadığı gibi, yeni bir bilirkişi incelemesine gerek gördükten sonra alınan rapora değil, yetersiz görülen önceki raporlara dayanması da ilke bakımından hatalı olmuş, hükmün bu nedenle birleşen 1999/124 Esas ve 1999/127 Esas sayılı davalarda davacı ... ve asıl ve birleşen davalarda davalılar yararına bozulması gerekmiştir. 4-Bozma neden ve şekline göre birleşen iki davada davacı ...'nin vekalet ücretine ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. 5-Asıl davada ve birleşen 1999/573 Esas sayılı davada davacı ..., yasal oranda temerrüt faizi istemiştir. 02.12.1998 ve 08.10.1999 tarihinde açılan bu davalarda, mahkemece asıl dava için 25.09.1998, birleşen dava için 12.10.1997 tarihinden itibaren reeskont faizine hükmedilmiştir. Bu durumda, 3095 sayılı Yasa'da 4489 sayılı yasa ile yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 01.01.2000 tarihine kadar talep gibi yasal faize hükmedilmesi gerekirken, 01.01.2000 tarihine kadar geçen dönem için ticari işler bakımından geçerli olan reeskont oranında temerrüt faizine hükmedilmesi suretiyle bu dönem bakımından istemin aşılması da hatalı olmuş, kararın asıl davada ve birleşen 1999/573 esas sayılı davada davalı yararına ayrı ayrı bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen 1999/124 Esas ve 1999/127 Esas sayılı davaların davacısı ... vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen 1999/124 Esas ve 1999/127 Esas sayılı davalarda davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı ... ve davalılar yararına ayrı ayrı BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle aynı birleşen davalarda davacı ...'ün diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz eden davacı ve davalılar duruşmaya gelmediklerinden duruşma vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 29.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.