1. Hukuk Dairesi 2010/10530 E. , 2010/11620 K. "" MAHKEMESİ : ÇAYIRALAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/05/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakan babaları M..’in 176 ada 2 parsel sayılı taşınmazını 2. eşi davalıya satış suretiyle devrettiğini, asıl amacın mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu ileri sürerek, miras payları oranında tapu iptal tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, miras bırakan tarafından daval…
**1. Hukuk Dairesi 2010/10530 E. , 2010/11620 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÇAYIRALAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/05/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakan babaları M..’in 176 ada 2 parsel sayılı taşınmazını 2. eşi davalıya satış suretiyle devrettiğini, asıl amacın mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu ileri sürerek, miras payları oranında tapu iptal tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, miras bırakan tarafından davalıya yapılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davacıların miras payı oranında tapunun iptali ile tesciline karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptal tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden toplanan delillerden, dava konusu 176 ada 2 parsel sayılı taşınmazın miras bırakan M.. tarafından 22.09.2003 tarihli akitle ve satış suretiyle davalı 2. eşine temlik edildiği görülmektedir. Davacılar, bu temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.