11. Hukuk Dairesi 2010/658 E. , 2010/2401 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.05.2006 gün ve 2005/303 - 2006/306 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.10.2009 gün ve 2007/12290 - 2009/11354 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve…
**11. Hukuk Dairesi 2010/658 E. , 2010/2401 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.05.2006 gün ve 2005/303 - 2006/306 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.10.2009 gün ve 2007/12290 - 2009/11354 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili Banka'nın hisselerinin Çukurova Grubu'ndan Nergis Grubu'na devri nedeniyle Nergis Grubu'nun üstlendiği Çukurova Grubu'nun kredi faizlerinin KKDF ve BSMV yükümlülüğünü ertelemek için kesin tahakkuku yerine reeskontlarda izlenerek reeskont miktarları kadar pasifte blokaj tesis edildiğini, ancak hazine ve murakıpların ikazı üzerine kesin tahakkukların yapılması sonucu müvekkilinin (1.415.969.827.060.-) TL KKDF ve BSMV ödediğini, davalıların, borçlular ile yaptıkları protokollerle Banka'nın bu alacağının 5 yıl gibi uzun bir zamandan sonra 30.09.2002 ve 30.09.2003 tarihlerinde faizsiz olarak 2 eşit taksitte ödemelerinin kararlaştırıldığını, hisse devrine dair ana protokolde hisse bedeli ve faizi döviz cinsinden kararlaştırılan KKDF ve BSMV tutarlarının da tahakkuk ettirilen faiz cinsinden ödendiğinden dava tarihi itibariyle ödenmesi gereken miktarın (25.484.733) USD'na balığ olmasına rağmen davalıların imzaladıkları protokolle kararlaştırılan miktarın (13.658.172) USD olması nedeniyle aradaki farkın müvekkili Banka'nın zararı olduğunu bildirerek bu meblağın zarara sebebiyet veren davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, bozma ilamına uyularak verilen davanın reddine dair karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Davalılar vekilleri, karar düzeltme talep etmişlerdir. 1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarıın reddi gerekmiştir. 2-Dava, davacı Banka'nın genel müdürü ve hukuk işleri müdürü olan davalıların dava Dışı borçlularla yaptıkları protokol ile davacı Bankayı zarara uğrattıkları iddiasıyla açılan tazminat davası olup mahkemece davacı Banka'nın TMSF'na devredildiği 11.01.1999 tarihi esas alınarak yapılan hesaplama sonucu zararın bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. 28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı Banka'nın ödediği KKDF ve BSMV tutarı olan (1.415.969.882.060.-) TL'na Interbank A.Ş.'nın TMSF'na devir edildiği 11.01.1999 tarihi esas alınarak bu tarihe kadar temerrüt faizi yürütülmüş ve davalıların imzaladığı 07.01.1997 tarihli protokolde belirlenen (13.658.170) USD 11.01.1999 tarihindeki kurdan TL'na çevrilerek bulunan meblağ karşılaştırılmak suretiyle zarar bulunmadığı belirtilmiştir. Nevarki, 07.01.1997 tarihli protokolde Amerikan Dolarına çevrilen borcun 30.09.2002 ve 30.09.2003 tarihlerinde iki eşit taksitte ödeneceği belirtilmiş, davacı ise zarar hesabını davanın açıldığı tarihten bir gün önceki tarih olan 12.04.2001 tarihi itibariyle yapmıştır. Bilirkişi raporunda, Bankalar Yeminli Murakıplarının raporuna atıfta bulunulmuş fakat zarar hesabında 11.01.1999 tarihinin esas alınmasının nedeni açıklanmadığı gibi, mahkemece de bu husus üzerinde durulmamıştır. Davacı Banka'nın tahakkuk eden vergileri (TL) bazında ödemiş olması ve (TL) olarak yatırdığı meblağı defterlerinde muhtelif borçlar (TL) hesabına borç kaydederek Çukurova ve Nergis grubunu borçlandırdığına ve davalılarca imzalanan 07.01.1997 tarihli protokol yapılmasaydı bu meblağı hisse devir sözleşmelerindeki temerrüt faizi hükmüne göre faiziyle tahsil edecek olması nedeniyle davacının bu alacağını dolar bazında talep edemeyeceği gözönüne alındığında, döviz getirisi ile faiz getirisinin karşılaştırılarak bankanın zarara uğrayıp uğramadığının belirlenmesi yöntem olarak doğruysada, bu karşılaştırmanın hiç ilgisi bulunmayan 11.01.1999 tarihi itibariyle yapılması doğru bulunmadığı gibi Dairemizin bozma ilamının (1) nolu bendinde belirtildiği gibi kabule göre de (TL) bazındaki anapara borcunun temerrüt faizi ile ulaştığı miktar bulunurken faize, anaparanın eklenmemiş olması nedeniyle zarar hesabı da doğru olmamıştır. Bu durumda, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilecek olması ve davacının da dava dilekçesinde dava tarihini esas aldığı gözetildiğinde zararın dava tarihi itibariyle hesaplanması gerektiğinden davalılar vekillerinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazlarının kabulüyle, Dairemizin 2007/12290 Esas – 2009/11354 Karar sayılı bozma ilamının (1) nolu bendinin kaldırılarak mahkeme kararının, temyiz ilamının (2) nolu bendinde yazılı nedenlere ilaveten yukarıda gösterilen nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılar vekilinin HUMK'nun 440 ncı maddenin de gösterilen hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle karar düzeltme itirazlarının kabulüyle, Dairemizin 2007/12290 Esas, 2009/11354 Karar sayılı bozma ilamının (1) nolu bendinin kaldırılarak (2) nolu bende ilaveten yukarıda gösterilen nedenlerle de BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 03.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.