Hukuk Genel Kurulu 2008/4-520 E. , 2008/571 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/11/2007 Taraflar arasındaki “ manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 30.12.2004 gün ve 2003/903E-2004/680K sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 01.12.2006 gün ve 2005/13934E-2006/13281K sayılı ilamı ile; (...Davacı, Ha…
**Hukuk Genel Kurulu 2008/4-520 E. , 2008/571 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/11/2007 Taraflar arasındaki “ manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 30.12.2004 gün ve 2003/903E-2004/680K sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 01.12.2006 gün ve 2005/13934E-2006/13281K sayılı ilamı ile; (...Davacı, Haber Türk Gazetesinin 17.04.2003 günlü sayısında: “A..ile flört eden ..Partili kim” başlıklı haberde; toplum içinde ırk, din ve sınıf ayrımcılığı yaratacak şekilde ve davacıya karşı toplumda düşmanca bir ortam hazırlamayı amaçlayan ifadeler kullanılması nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, “...bir kişinin kürt olması ve kendisine kürt iş adamı veya kürt denilmesi kişilik haklarına saldırı sayılmamalıdır. Köşe yazısında isim kullanılmamıştır. Başbakanın danışmanı denilmiştir. Normal bir vatandaştan, amaçlanan kişinin davacı olduğunu bilmesi beklenemez. Matufiyet unsuru belirgin değildir...” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa’nın 28.maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasası’nın 1. ve 3.maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayına ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 25.maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.