Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/7465 E. , 2024/5158 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/7465 Karar No : 2024/5158 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti: ... İli, ... ... ve ... Şehir Hastanesinde hekim olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı'nı…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/7465 E. , 2024/5158 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/7465 Karar No : 2024/5158 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti: ... İli, ... ... ve ... Şehir Hastanesinde hekim olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı'nın... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin kararının usule ve yasaya aykırı olarak gerekçesiz olduğu, savunma hakkı tanınmadan, yeterli araştırma yapılmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunduğunu gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurlarından olan sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, çalışma hakkının, mülkiyet hakkının, kamu hizmetine girme hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda yer alan davacıya ait; "... Sanık (davacı) hazırlık aşamasında alınan ifadesinde özetle; kendisine sorulan ... ve ... numaralı hatları kullandığını ancak hiçbir şekilde örgüt tarafından aranmadığını, kendisiyle birlikte ardışık aranan kişileri tanımadığını, ... numaralı hattan Bylock kullandığı iddiası ile ilgili ise söz konusu programı telefonuma kendisinin yüklemediğini, örgüte müzahir yurtta kaldığı süre zarfında ismini M. olarak anımsadığı şahsın program yükleyeceğini söyleyerek telefonunu istediğini, ardından telefonunu kendisine verdiğini, telefonuna bir takım mesajlar geldiğini ancak programı hiç kullanmadığını, darbe girişiminden sonra örgüte ait bir program olduğunu öğrenince telefonunundan sildiğini, bildiği herşeyi anlattığını, bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini savunmuştur. Sanık kovuşturma aşamasında da benzer beyanlarda bulunarak etkin pişmanlıktan yararlanma talebinde bulunmuştur. Bu itibarla mahkememizce ek ifade ve teşhis işlemleri için emniyetin ilgili birimine sevk edilmiş, 18/09/2023 tarihli teşhis tutanağından sanığın (davacının) savunmalarında geçen ve kendisine bylock yükleyen M. isimli şahsın M.S. olduğunu teşhis ettiği anlaşılmıştır. ..." tespitleri ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.