9. Ceza Dairesi 2021/17548 E. , 2023/6895 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/155 E., 2016/201 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürl…
**9. Ceza Dairesi 2021/17548 E. , 2023/6895 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/155 E., 2016/201 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/155 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 62 nci ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.11.2020 tarihli ve 14-2016/312354 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; mağdurenin beyanından başkaca bir delilin olmamasına, mağdurenin kardeşinin tanık beyanının kabul edilmemesi gerektiğine, dinlenen diğer tanıkların da görgüye dayalı bilgilerinin olmamasına bu nedenlerle sanığın cezalandırılmasına yeterli delilin dosyada bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemesince; " Sanığın ' olay günü müştekiye sadece çok güzelsin dedim ' şeklindeki tevilli ikrar niteliği taşıyan savunması keza, müştekinin tanıklar ... ve ...'ın beyanları ile desteklenen anlatımı, daha önceden bir birlerini hiç tanımadığı anlaşılan müştekinin sanığa bu denli suç atmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmaması gibi tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; müşteki ...'ın kalçasına cinsel maksatla dokunduktan sonra "ohh" dediği anlaşılan sanığın böylece TCK'nın 102/1 maddesinde tanımlanan “cinsel saldırı” suçunu işlediği anlaşılmıştır. Öte yandan ; Menemen Devlet Hastanesi Baştabipliğince ( 31.03.2010 tarihli rapor) müştekinin bu olay nedeniyle ruh sağlığı bozulduğu ileri sürülmüşse de olayın meydana geliş şekli ve ağırlığı ile söz konusu bu raporda bir psikiyatristin yer almaması birlikte gözetildiğinde mahkememiz iş bu rapora itibar etmemiş ve somut olay nedeniyle müştekinin ruh sağlığının bozulmadığı kanaatine varmıştır. Kaldı ki, müştekinin kovuşturma aşamasında bir türlü temin edilememesi ruh sağlığının bozulduğu yönünde bir sağlık kuruluşundan rapor temini imkansız hale getirmiş olup bu muğlak ortamda da sanığın yararlandırılması gerektiği yönünde ortak bir kanı oluşmuş olup lehe aleyhe değerlendirme yapıldıktan sonra sanık hakkında aşağıdaki gibi karar verilmiştir. TCK’nın 102/1 maddesi, basit cinsel saldırı suçunu düzenlemektedir. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı yasanın 58. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 102/1 maddesi gereğince cinsel saldırı suçu ayrıma tabi tutulmuştur.Anılan maddenin son cümlesine göre, cinsel saldırı suçu sarkıntılık düzeyinde ise müeyyide 2 yıldan 5 yıla kadar hapis daha ileri boyutta cinsel saldırı niteliğinde ise müeyyide 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıdır.Değişiklik öncesinde böyle bir ayrım yoktu ve bu suçun müeyyidesi yine 2 yıldan 5 yıla kadar hapis idi.Ancak, şayet mağdurun maruz kaldığı bu olay nedeniyle ruh sağlığı bozulmuşsa failin cezası 10 yıldan az olmamak üzere hapis idi. Somut olaya bakıldığında; mahkememiz, yukarıda açıklanan gerekçelerle mağdurun ruh sağlığının bozulmadığını kabul etmektedir.Sanığın sadece kalçaya ellemekle kifayet etmeyen hem davranışsal hem de sözel eylemleri esasen kümülatif olarak sarkıntılık düzeyinden daha ileri boyuttadır.Bu yüzden 102 maddenin 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı yasanın 58. maddesi ile değişiklikten önceki hali her halükarda sanık lehinedir.Aksi halin kabulün de dahi (yani sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığının kabulü halinde) müştekinin sanıktan şikayetçi olduğu nazara alındığında, sonuç ceza bakımından sanık lehine bir durum söz konusu olmayacaktır." şeklinde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Onama gerekçesi doğrultusunda Tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/155 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.