4. Ceza Dairesi 2021/22918 E. , 2021/18680 K. KARAR Silahla tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a ve 62/1. maddeleri gereğince 2 kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli ve 2018/1168 esas, 2020/822 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında; "Dosya kapsamın…
**4. Ceza Dairesi 2021/22918 E. , 2021/18680 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Silahla tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a ve 62/1. maddeleri gereğince 2 kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli ve 2018/1168 esas, 2020/822 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında; "Dosya kapsamına göre, müşteki ile sanık arasında park yeri konusunda tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın iş yerinde bulunan bıçağı alarak dışarı çıktığı, bu sırada etrafta bulunan vatandaşların araya girerek şüphelinin elindeki bıçağı almaları üzerine, sanığın bu kez de aracında bulunan tüfekle müştekinin iş yerine tekrar gelerek, müştekinin üzerine yürüdüğü ve bu sırada tüfekle yere doğru bir kez ateş etmesi şeklinde gerçekleşen somut olayda, Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanığın müştekinin üzerine bıçakla yürümesi eylemi nedeniyle ve silahla yere ateş etmesi eylemi nedeniyle ayrı ayrı silahla tehdit suçlarından mahkumiyetine dair karar verilmiş ise de; sanığın her iki eylemi arasında hukuki kesinti meydana gelmeden aynı suç işleme kararı kapsamında gerçekleştirdiği cihetle, sanığın bıçakla müştekinin üzerine yürümesi eyleminden dolayı ayrıca mahkumiyetine karar verilmeyeceği, her iki eylemi açısından alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tek bir mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: 5237 sayılı TCK’nın “Zincirleme Suç” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sistematiğinde, kural olarak yasadaki suç tanımına uygun her bir netice ayrı bir suç oluşturmasına karşın, bu kuralın istisnalarına, TCK’nın “suçların içtimaı” bölümünde, 42, 43 ve 44. maddelerine yer verilmiştir. Aynı nev’iden fikri içtima halinde, fiil yani hareket hukuksal anlamda tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Bu durumda hareket tek olduğu için, fail hakkında tek bir ceza verilecek, ancak bu ceza mağdur sayısı fazla olduğu için, TCK’nın 43/1. maddesine göre artırılacaktır. (Ceza Genel Kurulunun 05/06/2012 tarih ve 15/491-219 sayılı ilamı da bu doğrultudadır.) Eylemlerin aynı olay bütünlüğü içinde kısa zaman diliminde ve aynı kasıtla işlendiğinin tespit edilmesi halinde ise TCK'nın 43. maddesi kapsamında aynı suçun bir kişiye karşı değişik zamanlarda birden fazla işlenmiş olması durumuda hukuki anlamda söz konusu olmayacaktır. Somut olayda, sanık ...'ın mağdur ... ... ile araç park yeri nedeniyle tartışmalarının ardından, sanığın, mağdurun işyerine geldiği ve burada yüksek sesle konuşması nedeniyle mağdur tarafından dışarı çıkarıldığı sırada "seninle görüşürüz" diyerek mağdurun işyerinden aldığı bıçakla mağdurun yanına gittiğinde araya giren kişiler tarafından bıçağın elinden alındığı, sanığın bu kez aracına giderek av tüfeğini alıp tekrar olay yerine gelerek yere doğru bir kez ateş etmesi biçiminde gerçekleştirdiği eyleminin, tek bir fiil olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın eylemini aynı olay bütünlüğü içinde, kısa zaman diliminde ve aynı kasıtla gerçekleştirdiği gözetilmeden, tehdit suçundan bir kez cezalandırılması yerine ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı olduğundan kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.10.2020 tarihli,2018/1168 esas,2020/822 sayılı kesinleşen kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre TCK'nın 61. maddesinde yer alan ölçütlere göre temel cezanın tayininin mahkemesince yapılması gerekeceğinden, sonraki işlemlerin CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 09/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.