T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/148 KARAR NO : 2026/539 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2025 NUMARASI : 2025/384 D.İş 2025/387 K. TALEBİN KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 02.04.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02.04.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.12.2025 tarih 2025/384 D.İş 2025/387 K. sayılı kararı…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/148 KARAR NO : 2026/539 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2025 NUMARASI : 2025/384 D.İş 2025/387 K. TALEBİN KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 02.04.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02.04.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.12.2025 tarih 2025/384 D.İş 2025/387 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : İhtiyati haciz isteyen(alacaklı) vekili, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.12.2025 karar tarihli 2024/91 Esas; 2025/959 Karar nolu ilamı ile davalı/ borçlu sigorta şirketinin trafik kazasında sakat kalan ... için; müvekkiline 237.892,40-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 770,04-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.134,84-TL tedavi ve iyileştirme gideri, 45.000,00-TL vekalet ücreti,14.271,68-TL yargılama gideri olmak üzere toplamda 299.068,96-TL(faizler feriler hariç) borcu bulunduğunu, borçlu sigorta şirketinin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki ve bankalardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin borçluya yükletilmesine verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için talep eden tarafın haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, her ne kadar ihtiyati haciz talep eden vekilince İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.12.2025 karar tarihli 2024/91 Esas; 2025/959 Karar nolu ilamı ile davalı/ borçlu sigorta şirketinin toplam 299.068,96-TL tutarında alacaklı olduğundan bahisle aleyhine ihtiyati haciz talep edilen sigorta şirketinin taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması talep edilmiş ise de, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/3412 Esas 2019/4897 Karar sayılı ilamında belirtildiği ve farklı yargı çevrelerindeki Bölge Adliye Mahkemesi daireleri kararlarında da yerleştiği üzere, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen sigorta şirketinin devlet denetimine tabi olarak, Türkiye genelinde faaliyet gösteren bir sigorta şirketi olduğu, devlet denetiminden ötürü sigorta şirketinin taahhütlerinden kurtulmak amacı ile hileli işlemlerde bulunma kastının olamayacağı kabul edilmiş olmakla, sigorta şirketi aleyhine ihtiyati haciz kabul kararı verilemeyeceği anlaşılmakla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin aleyhine ihtiyati haciz talep edilen sigorta şirketinin taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması talebinin reddine verilmiştir. Karara karşı ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz isteyen vekili, talebin mahkemece verilen gerekçeli karara dayandığı, mahkemenin kabulünün aksine alacağın muaccel bir alacak olduğu bu sebeple mahkemenin talep konusu alacağın vadesi gelmemiş bir alacak gibi garantör sıfatına sahi sigorta şirketinden talep edilmesinde verdiği red kararının yerinde olmadığını çünkü İİK 257/1 maddesi kapsamında talep edilen alacakta başka bir şartın aranmadığı, davacının muaccel hale gelen alacağının bulunduğunun ve bu alacaktan kaynaklı davalı borcunda temerrüt durumu sabit olduğundan mahkemenin başka bir şart ve gerekçe aramaksızın talebin kabulü gerekirken aksi yöndeki değerlendirmenin yerinde olmadığı hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılarak ihtiyati hacze karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Talep, ihtiyati hacize ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir. Kural olarak ilamların icrası 2004 sayılı yasanın 24 vd maddelerinde düzenlendiğinden ilamı icraya koymak isteyen yanın bu yasal prosedürü yerine getirerek muhatabından talepte bulunması gerekecektir. Ancak yasa maddesindeki prosedürü işletmeden aynı yasanın 257 vd maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz yolu olarak ikinci bir imkan daha getirilmiştir. İhtiyati haciz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borcu alacaklarıyla muayyen ikametgahı bulunmayan, mal kaçıran yada kaçan, hileye başvuran borçluların vadesi gelmemiş para borcundan doğan alacakları temin bakımından alacaklıya talep hakkı tanıyan ve şartların varlığı halinde borçlunun yedinde ya da üçüncü kişide bulunan malları ve hakları üzerine ihtiyati hacize karar verilebilir. İhtiyati haciz esasen geçici bir hukuki koruma olup, geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Somut olayda, talep eden tarafından karşı taraf aleyhine trafik kazasından kaynaklı geçici ve kalıcı iş göremezlik sebebiyle İzmir 1. ATM'nin 2024/91 esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada davacı lehine 2025/959 karar sayılı ilam ile hükmedilen tazminatların davalıdan ihtiyaten haczine ilişkin talepte bulunulması üzerine mahkemece yukarıdaki gerekçe ile talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen yasa maddesi lafzına göre vadesi gelen alacaklar yönünden rehinle temin edilmemiş olması ve vadesinin gelmiş olması tek başına yeterli sebep olarak kabul edileceği düşünülse bile ihtiyati haciz yasa maddesi ile amaçlanan hususun bu olmadığı yadsınamaz bir gerçektir. İhtiyati haciz, talepte bulunma imkanı ve talep neticesinde alınan kararın icrası kapsamında ilamlı/ilamsız hacze göre hızlı koruma sağlaması, icra aşamasında güçlü başlangıç sağlaması ve borçlu üzerinde icra baskısı oluşturup uzlaşma yahut ödeme ile sonuçlanma imkanı bakımından bir takım kolaylıklar barındırmaktadır. Dolayısı ile talep konusu bakımından yasanın lafzı yanında ilamlı/ilamsız takip yerine bu yolun kullanılması durumunun talepçi açısından olduğu kadar karşı taraf yönünden de derhal icraya girişilmesinin elzem olması gerekir. Yapılan açıklamalar kapsamında talebin incelenmesi neticesinde, her ne kadar talep eden vekili tarafından mahkemece konu talebin vadesi gelmemiş alacak gibi değerlendirildiği ve bu nedenle karar gerekçesinin hatalı olduğu belirtilmiş ise de mahkemenin talebi vadesi gelmemiş alacak gibi değerlendirilmediği, ihtiyati haciz istemine konu alacağın mahkeme ilamına dayalı ve talepçi açısından muaccel bir alacak olmakla birlikte yasa lafzına göre vadesi gelen alacak yönünden başkaca bir şart aranmadığı belirtilmekte ise de az yukarıda bu hususta yapılan açıklamalar kapsamında yapılan değerledirme neticesinde mahkeme karar gerekçesi yerinde görüldüğü gibi iş bu uyuşmazlık yönünden talep konusu istemin dayanağı mahkeme karar tarihi ile talep tarihi arası geçen süre göz önüne alındığında davalı yanın tahsilden kaçındığını gösterir emarelerin dosyaya yansımadığı da ayrıca göz önüne alınarak talepçinin istinaf isteminin yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz isteyen davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 590,60 TL'nin ihtiyati haciz isteyen davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz isteyen davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.