10. Hukuk Dairesi 2023/4527 E. , 2024/8436 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3785 E., 2022/1830 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/27 E., 2020/222 K. Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe giren sigortalının maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın
**10. Hukuk Dairesi 2023/4527 E. , 2024/8436 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3785 E., 2022/1830 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/27 E., 2020/222 K. Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe giren sigortalının maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalılardan Sağlık Bakanlığına bağlı olan Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim Araştırma Hastanesinde diğer davalı taşeron firmanın işçisi olarak tekniker sıfatıyla çalıştığını, 05.10.2015 tarihinde müvekkilinin çalıştığı firmanın sorumluluğu alanında olmayan bir işin hastane yetkilileri tarafından kendisine yaptırıldığını, müvekkilin işin teknik olarak mümkün olmadığını belirtmesine rağmen zorla yaptırıldığını, yapılan işin 2. Kat yoğun bakım birimindeki izole odanın tavan müdahale kapağının takılması işi olduğunu, işin hastanede görevli olan diğer taşeron firmanın yapması gerektiğini, müvekkilin söz konusu tavan kapağının taşıyıcılara denk geldiğini bu nedenle takılamayacağını yetkililere söylemesine rağmen yetkililerin işi yapılmasını söylediğini, kapak takılma işinin müvekkil tarafından matkap kullanmak suretiyle yapıldığı sırada vidanın yerinden sıçraması sonucu müvekkilin sağ gözüne battığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilin herhangi bir kusurunun olmadığını, davalı işverenin %100 kusurlu olduğunu beyan ederek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı için 500 TL maddi tazminat ile 25.000 TL manevi tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılardan tahsili talebinde bulunmuştur. Davacı vekili,16.10.2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 192.294,87 TL artırarak haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işletilecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiz ile birlikte müvekkiline ödenmesine, karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkil firmanın çalışanı olarak böyle bir görevi olmamasına rağmen hastane yetkililerin zorlaması ile söz konusu işi yaptığını, işin yapılması için müvekkil firmaya bilgi verilmediğini, somut olayda müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun olmadığını zira işin asıl işveren yetkilileri tarafından ... dışı yaptırıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı T.C. ... vekili cevap dilekçesinde, hastane tarafından davacı da dahil 21 kişiye 05.07.2014 tarihinde iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğini, yapılan iş esnasında kişisel koruyucu donanımların takılması hususunun bildirildiğini, buna rağmen davacının kullanması gereken koruyucu ekipmanı kullanmayarak kazaya sebebiyet verdiğini, davaya konu müdahale kapağı montaj işinin hastane genelinde süreklilik arz eden bir iş olduğunu, davacının iddia ettiği gibi başka bir firma tarafından yapılması gereken bir iş olmadığını, söz konusu olayda her türlü tedbir alınmasına rağmen davacının kendi kusuru ile kazanın meydana geldiği, teknik şartnameden de görüleceği üzere inşaat, iklimlendirme, medikal gaz, telekomünikasyon, metal işleri ve mekanik işlerin davacıya tanımlı işler olduğunu, kazanın meydana gelmesi ile ilgili müvekkil idarenin herhangi bir sorumluluğun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini cevaben talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Tahkikat aşamasında alınan maluliyet raporları, kusur tespit raporu, hesap raporu, tanık beyanları, SGK kayıtları ve tüm dosya kapsamından davacının 20.11.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle %33,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğu, olayın meydana gelmesinde davalı Bakanlığın %30, davalı şirketin %60 ve davacı işçinin %10 oranında kusurlu olduğu, davalıların sorumluluğuna karşılık gelen gerçek maddi zararın 15.06.2020 teslim tarihli ek rapor ile hesap edilen tutarda olduğu kanaatiyle davacının gerçek maddi zararının davalılardan tahsili gerektiği sonucuna ulaşılmıştır... ... davacının, kaza tarihi itibariyle 43 yaşında olması, olay sonucu % 33,2 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kalmış olması, olay nedeniyle büyük elem ve ızdırap çektiğinin kabul edilmesi nedeniyle davacı yararına tarafların mali içtimai durumu, paranın alım gücü, olayın meydana geliş şekli, olay tarihindeki rayiçler, kusur durumu, manevi tazminatın niteliği dikkate alınarak hakkaniyete uygun takdiren manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davacının manevi tazminat talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle Davanın kabulü ile 1)Davacının iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat talebinin kabulüyle bilirkişi raporunda hesaplanan 192.294,87 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 05.10.2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2)Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.10.2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili, istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, öncelikle iş bu davanın muhatabının müvekkil Kurum olmadığını, muhatabın davacının çalıştığı firma olan "... Temizlik Turizm Gıda İnşaat Ve Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti." olduğunu, davanın müvekkil idare yönünden sıfat (pasif husumet) yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu hak ve alacakların hak düşürücü süre/zamanaşımına uğradığını, 13.11.2019 tarihli duruşma zaptında taraf vekillerinin maluliyet oranına itirazda bulunmadığının görüldüğü belirtilmiş ise de maluliyet oranına ilişkin herhangi bir yazı tebliğ edilmediğini, ayrıca tespit edilen maluliyet oranını da kabul etmediğini, kazanın meydana gelmesinde özellikle davacı işçinin tam kusurunun mevcut olduğunu, zararın oluşmasında müvekkil idarenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, hastane ile yüklenici diğer davalı firma arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi gereğince hastanenin ihaleyi veren konumunda olduğunu, Sağlık Bakanlığına bağlı olarak hizmet veren hastanenin, 506 sayılı Kanun'un 87 nci maddesi anlamında asıl işveren olmadığını, ihale makamı konumunda olduğunu, davacınin iş kazası sonucu yaralanmasıyla ilgili hukuki sorumluluğun yüklenici firmada olduğunun açık olduğunu, tazmin müessesesi, bir zenginleşme vasıtası olmayıp, gerçekten uğranılmış olan zararların tazmini gayesine yönelik olduğunu, diğer taraftan talep edilen maddi tazminat kalemleri arasında yapılmış sağlık harcaması bakımından, tedavi giderlerinin bir sosyal güvenlik kurumunca karşılanmış olup olmadığı araştırılarak bu kalem bakımından talebin reddi veya istenen meblağın tenkise tabi tutulması gerektiğini, ayrıca asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla maddi tazminata hükmedilmesi halinde yasal faizin idareye müracaat tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, manevi tazminatın türü için faiz talebinin tamamen mesnetsiz olduğunu, zira manevi tazminata niteliği itibariyle faiz yürütülemeyeceğini, Borçlar Kanunu'nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında talep edilen meblağın indirilmesi gerektiğini, Mahkemece müvekkil bakanlığın 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13./j mad. gereği harçtan muaf olduğunun dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının SGK kayıtlarına göre davalı ... Temizlik Turizm Gıda İnşaat ve Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketinin işçisi olarak diğer davalı ... Bakanlığına bağlı hastanede inşaat teknikeri olarak çalıştığı, davalı ... Bakanlığının asıl işveren, davalı ... İnş. Şirketinin alt işveren olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 ncı maddesi uyarınca dava konusu iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminattan her iki davalının birlikte sorumlu olduğu anlaşılmakla davalının husumete yönelik istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf talebi incelendiğinde; kaza tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 72 nci maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresi düzenlenmiş olup kazanın meydana geldiği 05.10.2015 tarihinden itibaren zamanaşımı süresi geçmeden 20.01.2016 tarihinde eldeki davanın açıldığı görülmekle zamanaşımına ilişkin istinaf talebinin reddi gerekmiştir. Davalının diğer istinaf talepleri incelendiğinde; yerel Mahkemece tarafların kusur oranlarının tespiti için bilirkişi heyetinden alınan raporda davacının %10, davalı ... Bakanlığının %30, davalı ... Şirketinin %60 oranında kusurlu oldukları belirlenmiş olup bilirkişi raporunun yasal mevzuata ve dosya kapsamına uygun hazırlandığı, kusur oranlarına ilişkin bilirkişi tespitinde ve bu rapora göre verilen yerel Mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu kaza nedeniyle davacının maluliyet oranına ilişkin 21.06.2019 tarihli SGK Kurum Sağlık Raporunda belirtilen davacının %33,2 maluliyet oranının ve kontrol muayenesinin gerekmediğine ilişkin tespitin dosya kapsamına uygun olduğu, davacının maluliyet oranı ve tarafların kusur durumu esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporundaki maddi tazminat tutarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, davaya konu kazanın haksız fiile ilişkin olması nedeniyle hükmolunan tazminatlara haksız fiil tarihinden faiz işletilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmış, davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davalının manevi tazminat ile ilgili istinaf talepleri incelendiğinde; ...Somut olayda; kaza tarihi itibarı ile davacının yaşı, maluliyet oranı, davacının kaza ve sonrası tedavi sürecinde duyabileceği elem ve ızdırap, sosyal ve ekonomik durumu, kaza tarihi itibarı ile paranın alım gücü, kaza tarihi ile davanın açıldığı tarih hep birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemece takdir olunan 25.000 TL manevi tazminat miktarının yerinde olduğu sonucuna varılmış, davalının bu yöndeki istinaf taleplerinin de reddine karar verilmiştir. Davalının harca yönelik istinaf talebi incelendiğinde ise ... harçtan muaf olduğu halde yerel Mahkemece davacı tarafından yatırılan 435,48 TL peşin harç, 29,20 TL başvuru harcı, 4,30 TL vekalet harcı ve 3.276,00 TL tamamlama harcından davalı ... Bakanlığının diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına ilişkin yerel Mahkeme kararının hatalı olduğu görülmüş, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Ancak dosyada deliller toplandığından Dairemizce yeniden hüküm kurularak harçla ilgili söz konusu hata giderilmiştir..." gerekçesiyle davalı ... Bakanlığının istinaf başvurusunun kabulü ile " İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, -Davalı T.C. ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 2-Davanın kabulüne, a-Maddi tazminat davasının kabulüyle 192.294,87 TL maddi tazminatın 05.10.2015 kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, b-Manevi tazminat davasının kabulüyle 25.000,00 TL manevi tazminatın 05.10.2015 kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine...Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda manevi tazminat davası yönünden kesin, maddi tazminat davası yönünden gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine temyiz yolu açık" şeklinde hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili, kararı husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve kusur yönünden ile manevi tazminat tutarının fahiş olduğu gerekçesiyle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.