7. Ceza Dairesi 2021/16469 E. , 2024/10120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/479 E., 2016/151 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapıla
**7. Ceza Dairesi 2021/16469 E. , 2024/10120 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/479 E., 2016/151 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suça konu yeri 1981 yılından beri fiilen kullandığına, burayı aralıksız olarak ektiğine, dava konusu yerin orman olduğunu bilmediğine, suça konu yerde ormana ait ağaç olmadığının keşif sırasında görüldüğüne, orman alanını bilerek işgal etmediğine, suçu kabul etmediğine ve beraati gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Şikâyet üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, orman alanında 3 adet ağaç kesildiği, buğday ekildiği ve zeytin ağaçları dikildiği tespit edilerek sanık hakkında suç tutanağı düzenlenmiştir. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında, suça konu yeri 1981 yılından beri kullandığını, bölgeden 2/B geçtiğini ancak bu araziye tapu verilmediğini, 3 adet çam ağacı kesip zeytin ağaçları diktiğini beyan etmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, orman kadastrosu sınırları içinde yapacak nitelikte çam ağaçlarının motorlu testereyle kesildiği, suça konu yerin bir kısmına zeytin ağacı dikili olduğu, bir kısmında ise buğday ekili olduğu tespit edilmiştir. Fen bilirkişisi raporunda suça konu yerin orman parseli sınırları içinde kaldığı belirlenmiştir. A.Sanık Hakkında Ağaç Kesme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın orman sınırları içinde atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 1.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, 2.5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz" şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, 8 ay 10 gün hapis cezası ertelenen sanık hakkında belirlenen denetim süresinin 1 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. B.Sanık Hakkında İşgal ve Faydalanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Müsadere talebi hususunda mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan 08.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR A.Sanık Hakkında Ağaç Kesme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin bendinin hükümden çıkartılması ve hükmün (3-b) bendinde yer alan " 8 ay 10 gün " ibaresinin çıkartılarak yerine "1 yıl" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B.Sanık Hakkında İşgal ve Faydalanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.