11. Ceza Dairesi 2024/6091 E. , 2025/5391 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/618 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 28.03.2024 tarihli ve 2023/217417 Soruşturma, 2024/26870 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 17. Asli…
**11. Ceza Dairesi 2024/6091 E. , 2025/5391 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/618 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 28.03.2024 tarihli ve 2023/217417 Soruşturma, 2024/26870 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2024 tarihli ve 2024/283 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2024 tarihli ve 2024/618 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 04.05.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.10.2024 tarihli ve 2024/18321 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108151 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108151 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Adı geçen şüpheliler hakkında tanzim edilen iddianemenin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/04/2024 tarihli kararında yer alan "...Her iki şüphelinin red ve inkarar dönük savunma yapıp bir birbirini suçlayıcı beyanda bulunmalarına karşın, Suçta ve cezada şahsilik prensibi gereği; 1- Şüphelilerin Noterler Birliği kanalı ile vekalet verip vermediği araştırılarak vekalet alan/veren kişilerin tespiti gerektiği, Şüphelilerin şahsın yazı ve imza örneklerinin alınmadığı ve suça konu faturalar ile tarh dosyası üzerinde yazı imza incelemesi yaptırılmadığı, CMK 160 maddesine muhalefet edilerek şüpheli ifadelerinin sözde kaldığı, 2- şüpheli ... 'ın sahte fatura düzenleyici olarak muhasebeci ...'ı hedef göstermesine göre bu şahsın mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi kanalı ile kimlik tespitine yönelik işlem yapılmadığı, Kimlik tespiti akabinde beyanlarının ve yazı imza örneklerinin alınması gerektiği, suça konu faturalar ile tarh dosyası üzerinde yazı imza incelemesi yaptırılmadığı, 3- Tarh dosyasının fiili temsilin tespiti maksatlı celp edilmesi gerekirken sürecin noksan bırakıldığı, 5- Şirketin fiili temsili noktasında ; Fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, Fatura bassan matbaa yetkisinin dinlenmediği, SGK kayıtları itibariyle çalışan olup olmadığı tespit edilerek bu çalışanlar kanalı ile şirketin fiili idaresinin kimde olduğunun tespit edilmediği, 6- Fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, 7- Faturaların gerçek olup olmadığının tespit maksatlı karşıt inceleme raporu alınmadığı, 8- Ticari defterler incelenmediği gibi faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılmadığı, 9- Suça konu faturaların dosyada bulunmadığı, gibi bir çok araştırma yapılmamış olup suçun sübutuna etki edecek bir çok delil toplanmadan "EKSİKSİZ SORUŞTURMA TEK CELSEDE KOVUŞTURMA" prensibine aykırı hareket edilerek,.." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan , "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Şüpheliler hakkında sahte belge düzenlemek, defter ve belgeleri yasal süresinde ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasına ilişkin soruşturma dosyasında, İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 07/06/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, aynı tarihli vergi suçu raporunun ve 21/06/2023 tarihli mütalaa formunun bulunduğu, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçelerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2024 tarihli ve 2024/283 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...1-Şüphelilerin Noterler Birliği kanalı ile vekalet verip vermediği araştırılarak vekalet alan/veren kişilerin tespiti gerektiği, şüphelilerin şahsın yazı ve imza örneklerinin alınmadığı ve suça konu faturalar ile tarh dosyası üzerinde yazı imza incelemesi yaptırılmadığı, CMK 160 maddesine muhalefet edilerek şüpheli ifadelerinin sözde kaldığı, 2-Şüpheli ... 'ın sahte fatura düzenleyici olarak muhasebeci ...'ı hedef göstermesine göre bu şahsın mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi kanalı ile kimlik tespitine yönelik işlem yapılmadığı, kimlik tespiti akabinde beyanlarının ve yazı imza örneklerinin alınması gerektiği, suça konu faturalar ile tarh dosyası üzerinde yazı imza incelemesi yaptırılmadığı, 3-Tarh dosyasının fiili temsilin tespiti maksatlı celp edilmesi gerekirken sürecin noksan bırakıldığı, 5-Şirketin fiili temsili noktasında; fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, fatura bassan matbaa yetkisinin dinlenmediği, SGK kayıtları itibariyle çalışan olup olmadığı tespit edilerek bu çalışanlar kanalı ile şirketin fiili idaresinin kimde olduğunun tespit edilmediği, 6-Fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, 7-Faturaların gerçek olup olmadığının tespit maksatlı karşıt inceleme raporu alınmadığı, 8-Ticari defterler incelenmediği gibi faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılmadığı, 9-Suça konu faturaların dosyada bulunmadığı..." gerekçesiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2024 tarihli ve 2023/217417 Soruşturma, 2024/26870 Esas sayılı iddianamesinin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 07.06.2023 tarihli ve 2023-(2014-2-627)/6 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporlarında, Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğünün 167 063 4985 vergi kimlik numaralı mükellefi ... Dek. Bet. Met. İnş. Çevre Düz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüphelilerden ... ile şeriği olduğu belirtilen şüpheli ...'nın 2018 takvim yılında sahte fatura düzenleme ile şüpheli ...'ın ayrıca defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheliler hakkında atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüpheli ...'ın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde, diğer şüphelinin iş teklifi üzerine Gebze ilçesine giderek 1 ay kadar hamallık yaptığını, geçirdiği iş kazası sonrası çıkış işlemleri için bir kısım belgelere imza attığını, %70 görme engelli olmasından faydalanan şüpheli ...'nın bilgi ve rızası dışında bu şekilde adına şirket kurduğunu daha sonra öğrendiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi karşısında; adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, özellikle şüphelilerden ...'ın mükellef şirket ile bağlantısını ortaya koyacak şekilde gerekli araştırmalar yapılarak, iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen eksiklikler bu şüpheli yönünden giderildikten sonra, şüphelilerin her ikisinin de hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.